Her yıl Oscar ödülleri dağıtılmadan önce mutlaka en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi kadın ve erkek oyuncuların aday olduğu filmleri izlerdim. Bu yıl biraz geriden takip ediyorum galiba. Henüz izlemeye yeni başladım. İlk olarak Atonement (Türkçe ismi Kefaret) ile başladım. Film İngiliz İngilizcesi ile konuşan oyunculardan müteşekkil olduğu için beni ilk başlarda pek çekmedi. [...]
Sayfamı indekslemekte gecikmeyen Google pagerank güncellemesinde bana biraz cimri davrandı. 0 olan pagerank 0 oldu. Henüz blogu açalı 1 ay oldu. Sanırım henüz kıvama gelmedi. Halbuki arama sonuçlarıyla gelenlerin sayısı bende sanki pr 2 olacakmış hissi uyandırmıştı. Neyse şimdilik belki de kendimi biraz daha geliştirmem için bir fırsat olarak görmeli ve önümüzdeki maçlara bakmalıyım.Pr artık [...]
Antep’e gelipte bir yuvalama çorbası içmeden giderseniz Antep mutfağına ayıp edersiniz. Buraya geldiğimizde ramazan ayındaydık. Davet edildiğimiz iftar yemeklerinde sürekli söz edilen yuvalama çorbasının adını ilk burada duydum. Her gittiğimiz yerde de bayramda yapacaklarını söylediler. Biz de beklemeye başladık şu meşhur yuvalama çorbasını. Meğer bizim oralarda herkese tatlı ikram edilir buralarda ise yuvalama ikram edilirmiş. [...]
Extreme Tracking raporlarından aldığım verilere sık sık bakıyorum. Google ile siteme girenler hangi arama sonuçlarından sonra bana ulaşmışlar bunları kontrol ediyorum. Şu ana kadar bu sonuçlardan çıkardığım sonuç, insan memleketinin her şeyini özlüyor. Nasıl mı? Yurt dışından gelen ziyaretçiler genellikle “Antep usulü kısır”, “Antep kısır”, “kısır”, “Antep usulü” arama sonuçları ile gelmişler. Nerde olursanız olun [...]
Tags:
balık,
extreme tracking,
gaziantep,
google,
gurbet,
izmir,
maydanoz,
memleket,
roka,
yeşillik Posted under
gıda,
website by uyuyang on 02.26.2008 |
3 Comments
Bundan sonra kendime bir görev belirliyorum. Yanlış yazımlara ya da yanlış olduğunu düşündüğüm çevirilere ve Türkçe’yi yozlaştırmak adına yazılanlara karşıyım. Siz de bu görevde benim de katkım olsum derseniz, blogunuzda kategoriler altında “yakaladıklarım” başlığı açabilirsiniz. Ve ilk kurban NTV. Kim yapıyor kardeşim sitedeki çevirileri, ortaokulda ingilizceyi yeni öğrenen biri mi? Sitede Oscar Ödül Töreni hakkında [...]
Geçtiğimiz hafta – malumunuz daha önce de bahsetmiştik – Arapça kursuna başladığım için sakin hayatımın bir anda kalabalıklaşması ve evden zorunlu olarak dışarı çıkma durumlarının ortaya çıkmasını da beraberinde getirdi. Çoğunuz için anlaşılmaz gelebilir. Her ne kadar kendi isteğimle de gidiyor olsam belirli bir saatte belirli bir günde olması beni boğuyor. Keşke kafama estiğimde ya [...]
Tags:
,
Arthur Frobisher,
damages,
ellen parker,
glenn close,
lost,
patty hewes,
prison break,
Ray Fiske,
Rose Byrne,
tom shayes,
Zeljko Ivanek Posted under
dizi by uyuyang on 02.24.2008 |
5 Comments
Son zamanlar bir moda aldı başını gidiyor. Çoğu bloger şimdi ah ben de yakalandım diyecek. Mimlenmek. Pratikte size ne kazandırdığını pek fark etmeyebilirsiniz. Ama teoride çok şey kazandırıyor. Misal sizi mimleyen kişi dolayısıyla sitesinde size link vermiş oluyor. Bu da technorati’de authority demek. Size blograzzi’de puan kazandırmak demek. Google için tanınmak demek. Page rank yükseltmek [...]
Dizi müptelası biri değilim. Seyrettiğim dizilerin sayısı iki elimin parmaklarını geçmez( söz de müptela değildim). Bunlarda biri Lost diğeri Prison Break. Türk dizilerinden ise Bıçak Sırtı ve Kurtlar Vadisi favorilerim arasında. Kurtlar Vadisi’ni ilk günden beri takip ediyorum. Ve her ne kadar “kızlar ne anlar bu diziden” diyenler olsa da ben yine de devam edeceğim. [...]
Ünzile insan dölü On kardeş beşi ölü Büyüdükçe unufak Ve gelir de görücü İnci gibi dişi Görücü bilir işi Söğüdüm ağlar gider Olur hatun kişi
Bundan yıllar önce internete 56k ile bağlandığımız yılları hatırlıyorum. O sıralarda hem öğrencilik hem de bir internet kafede mesul müdürlük yapıyordum. O zaman part time için 120.000.000 tl alıyordum. Baya da iyi paraydı. Her hafta nerdeyse 3 defa sinemaya giderdik. İnternet 56 k olmasına 56 k idi amma 11 tane makineye de internet erişimi sağlıyordu. [...]
Bir lisan bir insan, iki lisan, iki insan, üç insan… diye uzar gider. Ben de bu kaideye uyarak zaten ikizler burcu ile olan çifte karakterliliğimi bir dil öğrenince üçe çıkartmış oldum. Yani şöyle biri ben diğeri ikizler burcumdan kaynaklı diğer ben, diğeri de -ilkokul 3 e giderken abimin İngilizce kitaplarından öğrendiğim kelimelerle hayatıma girmeyi başaran- [...]
Bu sabah güzel bir hediye ile uyandım. Ama Google’dan gelen bir hediye. Sesimi duymuş olacak ki ilk yazımı yayınlamamın ardından tam 9 gün sonra 9 sayfa ile beni indekslemiş. Nihayet artık bekleyiş sonra erdi. Limau Orange teması kullanan diğer website sahipleri temanın seo dostu olduğunu ve çok kısa sürede google tarafından inekslenmenize yardımcı olduğunu yazmışlardı. [...]
Ben bu yıl sevgililer günü hediyemi biraz erken aldım. Hatta zorla aldırdım. Birincisi şu anda gezmekte olduğunuz bu sitenin “domain name’i” bir diğeri Hostcini’nden aldığımız alan. Ve tabi uzun zamandan beri içinde olduğum ama bir türlü el atamadığım blog alemine dalış yapmış oldum böylelikle. Bu geceyi bloglara ayırdım. daha önce fırsat bulamadığım blogları gezmeye çalıştım. [...]
Ey yumurtaya can veren Allah’ım. Ne de güzel bir yiyecek yaratmışsın. Küçükken yumurtanın sadece sarısını yer, beyazını sofra altına atardım. Üniversite yıllarında ise sahanda yumurta sarısı pek doyurucu olmadığı için beyazını da yemek yaşamak için gerekli hale geldiğinden artık bir yumurtayı renklerini ayırt etmeden yiyebiliyorum. Bu sabah Denizli’den kalkıp Gaziantep marketlerine gelen Lezita yumurtalarından kahvaltımıza [...]
Ya ben en başından okumak istiyorum böyle ortadan olmaz diyorsanız buyrun şöyle alalım. İkinci güvenlikten geçtiyseniz de uçak pistine giderken en son bir kontrolden daha geçmeniz gerekiyor. Burada bir hostes ve yine bir güvenlik görevlisi isim kontrolü yaptıktan sonra sizi uçağa doğru yönlendiriyorlar. Uçağa giderken bir dizi bavul sizi bekliyor. Aynı anda birkaç uçak kalkıyorsa [...]
Bugün aşure ayı münasebetiyle biraz geç de olsa aşure yemeğe bir tanıdığa misafirliğe gittim. Menüde aşureden başka bir de kısır vardı. Gaziantep’e geldiğimden beri çeşitli yemeklerle tanışma fırsatı buldum. Bu yemeklerin arasından beğendiklerim ve beğenmediklerim olarak sizinle paylaşacaklarım olacak. Aşure bizimkinden biraz farklı(bizim ki: Trakya mutfağı). İçine şekerden çok pekmez koyuluyor. Açıkçası pek sevmedim. Ama [...]
Uçakla yolculuğa çıkmanın ilk adımı bir uçak bileti almak. Eğer ilk defa uçağa biniyorsanız seçeceğiniz uçak şirketi ilk izlenimleriniz için oldukça önemli. Ve Gaziantep’i fazla bilmiyorsanız tavsiyem internetten bilet almanız. Lakin müşteri hizmetleri size servis hakkında bile yeterli bilgi veremezken bilet konusunu unutmanız daha eftaldir. Önce şirketi seçersiniz demiştik ancak İzmir Gaziantep arası uçuş yapan [...]
Bir süredir araştırdığım temalardan nihayet bir tanesini seçtim. Bir wordpress teması olan Limau Orange adlı tema “Bob” tarafından dizayn edilmiş. Sade ve özellikle sevgili rengim turuncuyu içerdiği için benim dikkatimi çekmeyi ve sitemin temasını oluşturmayı başardı. İnce birkaç çizgide ayrılıklar oldu tabi Bob ile aramızda. Ancak kendi yolumla onu hallettim sanırım. Güzel de oldu hani. Kıskananlar çatlasın!
Fotoğraf Yagi‘nin bir eserine aittir. Zaman zaman insanın düşünüp de paylaşamadığı duyguları içinde kalır. Ve zamanla nice düşünceler, duygular, fikirler zihnin karmaşık yapısı altında silinir giderler. İnternetin insanlara kazandırdığı en güzel şeylerden biri de fikirlerini ortaya koyabilecek bir mecra bulmaları olmuştur. Ben de bu fırsatı kimine göre biraz geç kimine göre tam zamanında yakaladım. [...]