Şu bayramlar da olmasa insan büyüdüğünü anlamayacak. Artık harçlık alamıyor olmak her ne kadar üzücü de olsa harçlık verebiliyor olmak o üzüntüyü alıp götürüyor. Kapıya gelen çocukların ceplerini şekerlerle doldurduklarını görmek, -her ne kadar dişlere zararlı da olsa- insanı mutlu ediyor. Doya doya şeker yeyin, oynayın zıplayın. Bırakın bu sefer siz sevinin, lakin bayramlar büyükler için sadece bir tatil olmaktan öteye gidemiyor. Her ne kadar bir ay boyunca tutulan orucun sevinci de olsa bayram, bu iş ve hayat yorgunluğunun yanında fevkalade bir tatil özelliğini taşıyor.
Read the rest of this entry »
27-09-2008 |
uyuyang |
dizi
Takip ettiğim birkaç dizi var. Ancak bunlardan biri beni tamamıyle içine alıyor ve diziyi kamera arkasından değil setin içinde yaşıyorum. Sebebini kendime göre şöyle açıklayabiliyorum; Bu dizi bir aşk masalı ve masalları herkes sever. Oyunculukların içten ve doğal olması belki de beni bu kadar içine çeken.
Read the rest of this entry »
Bundan yaklaşık 4 ay kadar önce bir işe girdim. Anladım ki bağımsız olarak çalışmayı seven bir insanım. Koşullar ve sınırlamalar olmamalı benim çalıştığım işte. Ve dahası kendime ayıracak yeterli zamanım olmalı günlük hayatta. İşte bu yüzden 2 hafta önce istifamı verip işten ayrıldım.
İşin bu kısmı gayet keyfili idi. Fakat maddi açıdan bir kesinti yaşanacağı için keyfi biraz kaçırıyor. Bir de tamamen gelir düzeyi ve eğitim seviyesi pek yukarılarda olmayan müşterilerle tüm gün boyunca konuştuğumu düşünürseniz şimdilerde biraz algılama ve düşünme kapasitemin zayıflamasına şaşmazsınız. İşten ayrıldığımdan beri, savaş alanına dönen evimi toplamaya ve taşındığımızdan beri yerleştiremediğim eşyalarıma vakit ayırdım. Eh biraz da kafa dinledim.
Read the rest of this entry »

Bilenler bilir.. Bir Prison break hastası olduğumu… Bu hafta nihayet 4. Sezonu ile yeni macerasına başladı. Bir hapishane ortamını bize bu kadar büyülü hale getirmek bir usta işi tabi. Ben bu haberi bu akşam Başak’ın sitesinden öğrendim. Pek mutlu oldum doğrusu. Yoksa kendi çapımda iş ve oruç arasına sıkışmış kalmıştım. Oruç dedim de hepinizi mübarek Ramazan ayını hakkıyla geçirmeye davet ediyorum. Oruç tut sıhhat bul kaidesinden önce üzerimize farz olduğunu da unutmamak lazım. Malum bu hayatın arkasında bizi bekleyen ahir hayat var. Üzerimize düşen uyarı vazifesini de yerine getirdikten sonra bu gece ne yaptığımı anlatayım. Monoton hayatımda bir değişiklik yapıp çarpışan otoya bindim. Hem de bir hapishane bahçesinde.
Read the rest of this entry »
1