
Son zamanların en önemli en çok kullanıcısı olan sosyal ağı Friendfeed (FF). Sosyal ağlarla başımız dertte. Bir yandan birileri bizi takip etsin diye kelimelere taklalar attırarak ilginç şeyler paylaşıyor, blogumuzda yazdıklarımızı daha fazla okuyucuyla buluşturmayı hedefliyoruz. Ama diğer yandan başkalarının ne paylaştığı umurumda değil diyoruz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.
İnsanlar doğal olarak farklı karakterlerde oluyor. Peki FF kullanıcılarının karakterleri ne?
1.Kimse umurumda değil ben yazar geçerim like’ları toplar arkama bile bakmam tipleri: Bu tipler küçük dağları ben yarattım edasıyla yaşarlar. İnternette her şeyi bilir her yeri gezerim. Sizden öğreneceğim hiçbir şey yok. Siz beni takip edin çok şey öğrenin havasındalar. Bu tiplerden bazıları gerçekten doğru söylüyordur ve mutlaka takip edilesi insanlardır.
2.Kimse alınmasın gücenmesin ama benim bunlar için uğraşacak vaktim yok. Eğer önemli bir şey varsa biri bana FF linkini göndersen asla like’ımı esirgemem insanlarıdır. Bu tiplere kızmaktan ziyade acımak gerekir. Çünkü zaman ayarlı yaşarlar. Eğer hayatlarında 1dk şaşarsa o gün ne yapacaklarını bilemezler. Hoş görmek lazımdır. Onları sevin. Önemli FF linklerini gönderin.
Read the rest of this entry »
Öncelikle film hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse;
Dan Brown tarafından yazılan ve birbiri ile ilişkili 4 kitaptan biri olan Angels&Demons filmi Ron Howard tarafından beyazperdeye aktarılan bir eser. Öncesinde aynı serinin içinde sayılan Davinci Code(Davinci’nin Şifresi) yine Ron Howard tarafından 2006 yılında beyaz perdeye aktarılmıştı. Serideki diğer kitaplar Digital Castle(Dijital Kale) ve Deception Point (İhanet Noktası). Ancak hemen belirtmeliyim ki bu kadar fazla ayrıntı içeren bir kitabın beyazperdeye aktarılması o kadar kolay ve kabul edilebilir olamıyor. Bir dönem herkesin okumak için sıra beklediği kitaplar serisinin son üyesi 2009 yılında piyasaya sürülecekti. The Solomon Key (Süleyman’ın Anahtarı) adlı kitap benim de merakla beklediğim bir roman. Ancak 15 Eylül 2009′da satışa sunulacak olan diğer romanı The Lost Symbol(Kayıp Sembol) oldu. Eminim diğerleri kadar o da sürükleyicidir. Bu kadar çok bilgi içeren kitapları filmi izleseniz de izlemeseniz de mutlaka okuyun. Zaten birine başladıktan sonra diğerleri için bekleyemeyeceksiniz.
Read the rest of this entry »

Bu yıl 2.si düzenlenen blog ödülleri her yıl bünyesine yenilikler katarak devam ediyor. Aralarından bizzat tanıdığım(Burcu Şensoy,Eray Endeş,İlker Utlu) güzel insanlar ve BÖ! ekibi bize harikulade bir gün yaşattılar. Elimde süper bir kare var ama Eray beni tehdit ettiği için yayınlayamıyorum.
Geçen yıl blog henüz 3 ayını dolduramadığı için katılamamıştım. Bu yıl katıldım. Ama ne demişler önemli olan katılmak. Medeni cesaretimi gösterip 10(yazıyla on) oyumu alıp sessizce alkışlayanların arasında yerimi aldım. Benden oylarını esirgemeyen değerli okurlarıma teşekkür ederim.
Google haritası elimizde olmasaydı o adresi bulabilir miydik bilmiyorum. Böylelikle İstanbul’un başka bir güzel semtini gezme fırsatı bulduk.
Ödül töreninden önce blogger paneli oldu. Elif’i zorla sahneye itelememle beni bekleyen bir intikama sebep olsam da güzel bir panel izledik. Elif harika bir şiirokudu
Sponsor panelinde sadece beş sponsorun katılım gösterdiği bir panel daha oldu. Aslında fazlasıyla soru vardı sorulacak. Ancak lobide sohbetler uzayınca bu sorular için yeteri kadar zaman kalmadı. O soramadığım sorulardan birkaçı şunlardı:
Read the rest of this entry »
9