Hayat ilklerle güzelleşiyor her daim. Yine bir ilki daha geride bıraktım dün gece. 3 boyutlu bir film izledim. Ülkemizde 28 Ağustos 2009, Cuma günü vizyona girecek olan Final Destination 4 (Son Durak 4). Öncesinde çekilmiş olan ilk 3 serisini izlediğim için filmin konusu için çok da kaygılanmıyordum. Bu sefer beni ilgilendiren kısım boyut farkı idi.
Yine de kısaca konusuna değinirsek; önsezi yoluyla bir takım anlık görüntüler gören genç erkek oyuncumuz, bu görüntülerde çevresinde bulunan insanların sırasıyla bir felaket sırasında öldüklerini görür. Kendine geldiğinde arkadaşlarını ölmemeleri için ikna etmek zorunda kalır. Ancak ölüm her defasında sinsice yaklaşır ve kader değiştirilemez planını filmdeki kahramanlarımız üzerinde oynar. Read the rest of this entry »

Paramarka açıldığı günden bu yana üye sayısını hızla artırmaya devam ediyor. Yeni eklenen özellikleriyle dağıtılan hediyeler artık sadece kampanya ile sınırlı değil. Aktivitie puanlarınızı arttırarak hediye kazanma şansı yakalayabilirsiniz. Peki nedir bu aktivite puanı. Adı üzerinde ne kadar aktifseniz o kadar puan toplayacaksınız. Kampanyalara göstermiş olduğunuz katılımlar, kampanyalara katılan projelere yaptığınız yorumlar, blogunuzda paylaştığınız bir paramarka yazısı… Bütün bunlar tabiki size et, süt yumurta olarak değil aktivite puanı olarak geri dönecek.
Kurucu ekip ve kreatif ekibin mizah anlayışının oldukça farklı olması ve ekibin sevimli karakterlerle samimi mesajlar gönderiyor olmaları e postamda heyecanla beklediğim e-postalar arasına girmeyi başarıyorlar.
Geçtiğimiz dönem okulda bir portaka suyu projesi yapmıştık. O proje için amatörce bir logo yapmıştım. Bakalım o amatör duygularım hala yaşıyor mu?
Paramarka’nın yeni kampanyası Cappy Limonata için bir karakter isteniyor. Evet çok profesyonel değilim ama e hadi bir deneylim.
Haydi herkese bol şans. Yok eğer ben kabiliyet düşmanıyım, ya da utanır sıkılırım derseniz bari beni destekleyin de aleme rezil olmalayım.
Desteklemek için buraya, buraya, veya buraya tıklayın.
My Sister’s Keeper(Kız Kardeşimin Hikayesi) sandığımın aksine oldukça duygusal bir film imiş. Ben romantik komedi sanmıştım oysa ki. Filme gitmeden önce yanımda ıslak mendil vardı. Oldukça işe yaradığını söyleyebilirm. Mutlaka çevremizde, akraba olmasa bile tanıdıkların arasında lösemi ile savaşan birileri vardır. Löseminin tedavisinde çoğunlukla uygun ilik aranır. Bulunamaz ise aynı anne babadan yeni doğacak çocuktan ilik nakli olması tedavide bir umut olur.
Filmde bir ailenin lösemili çocuklarını kurtarabilmek adına yeni bir çocuğa sahip olmaları ile konu alınıyor. Ancak bu çocuk büyüdüğünde ablası için donör olmaktan vazgeçer ve bu konuda uzmanlığı halk tarafından kabullenilmiş bir avukat yardımıyla ailesine dava açar. Her ne kadar filmin ilerleyen zamanlarında sonuç önemli olmasa da davayı kazanır.
Filmin konusu hakkında bu kadar bilgi yeter. Umarım sinemada izlerken yanınızda mendil götürmeyi ihmal etmezsiniz. Filmin başrol oyuncuları arasında Cameron Diaz (anne), Abigail Breslin(Donör kardeş), Sofia Vassilieva (Lösemili çocuk), Alec Baldwin (avukat) var. Yönetmen koltuğunda Nick Cassavetes oturuyor. Senaryosunu Jeremy Leven ve Nick Cassavetes birlikte kaleme almışlar. Bu güzel hikaye ise Jodi Picoult’ın aynı adlı eserinden uyarlanmış.
Read the rest of this entry »
1