80. Oscar Adayları: Michael Clayton
Oscar filmlerine Michael Clayton ile devam ediyoruz. Yakın zamanda Damages’i izlediğim için filme biraz aşina idim. Yine haksız yere kazanılmaya çalışılan bir dava. Fakat bu davada işi başarmaya çalışan bir avukat değil, bir aracı. Yıllarca avukatlık şirketinde çalışmış fakat ne gerçek bir avukat ne de bir savcı olabilmiş. Her fırsatta kendini ön plana çıkarmaya çalışan ancak bir çok sefer başarısızlığa uğrayan Michael Clayton turnayı en sonunda gözünden vurmayı başarıyor. Bir ilaç firması (ya da zirai ilaç firması diyelim) ürünlerinde kanserojen madde bulundurduklarını örtbas etmeye çalışıyor. Adamımız Michael Clayton bu davada öncelikle içine düştüğü bataktan kendini kurtarabilmek için en yakın dostunun ölümünün bir intihar olmadığını bile bile intihar süsü verilmiş olmasına göz yumarak sessizliğini bozmuyor. Ancak daha sonra ortaya çıkan gelişmelerle Arthur’un aslında oldukça önemli bilgiler keşfetmiş olduğunu öğreniyor. Bu sefer kendi peşine düşüldüğünü fark edince işin boyutu değişiyor. Bundan sonrası izlemeyenler için merak konusu olsun.
Filmde George Clooney, Michael Clayton rolü ile karşımıza çıkıyor. Oldukça naif bir yüzü var bu adamın. Çok başarılı bir oyunculuğu var. Yani en iyi erkek oyuncu adayı olmayı hak ediyor. Ocean serisinden farklı bir filmde oynadığını görmek güzel oldu.
Tilda Swinton filmde zirai ilaç firmasının baş danışmanı rolünde. Kendi yaptığı pislikleri temizlemeye uğraşıyor. Karakteri gereği biraz hasta ruhlu. Ve bunu çok iyi başarmış. Giyeceği çorabı bile önceden yatağa düzgünce serip sonra giyen cinsten. Aslında keskin hatları olmasına rağmen mimiklerini oldukça iyi kullanmış.
Tom Wilkinson, Arthur rolüyle karşımıza çıkıyor. Ölümüne kadar filme sevimli bir hava vermiş. Yılların oyuncusu olduğunu tecrübesiyle ve oyunculuğuyla bize gösteriyor. Bir an bana Lost dizisindeki doktor Arntz’ı hatırlattı. Ve Hugo’nun müthiş repliğini “ hey dude you have some Arntz”.
Kısaca film bütün adaylıklarını sonuna kadar hak ediyor. Polisiye film severlerin kaçırmaması gereken bir film.
Oscar’a aday olduğu dallar şöyle:
En iyi film,
En iyi erkek oyuncu,
En iyi yönetmen,
En iyi özgün senaryo,
En iyi yardımcı kadın,
En iyi yardımcı erkek oyuncu,
En iyi özgün müzik.
En yardımcı kadın rolüyle Tilda Swinton Oscar’ı aldı.
Filmin diğer adaylıkları ve aldığı ödüller için imdb resmi sitesini ziyaret edebilirsiniz.
RSS 2.0 ile takip edin. Geri İzleme yapın.

14 Mart 2008 -- 00:35
George Coloney sevdiğim bir aktördür ama bu filmde bence çok iyi değildi. Sorun Coloney’den ziyade bana kalırsa senaryodaydı. İlk başlarda çok iyi giden film sonu itibariyle beni hayal kırıklığına uğrattı. Hiçbir mücadele, avukatlık becerisi ve gerilim olmadan çok basit bir şekilde film sonlandı. Ben açıkcası daha farklı beklemiştim filmi. Nitekim blogda yazdığımda da öyle söylemiştim. Arthur, bence filmde en iyi oynayan oyuncuydu. Yine de izlenebilir bir film ama o kadar daha fazlasını bana göre hak etmiyor.
14 Mart 2008 -- 02:35
Filmlerde hep aksiyon arıyoruz.Uzun diyaloglara dayalı sahneleri pek sevmiyoruz. Ama bu filmde aslında diyalogların da insana bazı duyguları fazlasıyla yaşatabileceğini gözlemledim ben.George Coloney genelde bütün filmlerde sakinliğini koruyan fazlaca harekete gelemeyen bir karaktere sahip. Yüzündeki o devamlı gülümseyen ifade hiç değişmiyor. o yüzden pek hareketli sahneler oynaysaı yok gibi