Ağlamak üzereyim…
Geçtiğimiz kışı fırın gibi bir evde geçirdikten sonra İstanbul’un soğuk yüzüyle tanışmak pek de iyi olmadı. Diyorum çünkü fiziksel ataletimizden ve de zaman yetersizliğinden dolayı soba almakta biraz geciktik. Biz geciktik ama bizden başka herkes meğer bu soba işinde gecikiyormuş. Satıcısı, takıcısı, gaz açıcısı, onay vericisi…
Bu ne ya. Bir soba aldık. Bin pişman bir vaziyette üşüyoruz. Dışarısının havası içeriden daha sıcak. Bu hikaye nasıl sonlanacak merakla ben de bekliyorum.
Geçtiğimiz cumartesi doğalgaz sobası mı yoksa klima mı alsak diye karar vermeye çalışırken kendimizi İkea’da gezerken bulduk. Biraz İkea’da dolaşmak karar vermemize yardımcı oldu. Hem fiyatlar hem de çeşitli tavsiyelerle doğalgaz sobasının bizim için daha uygun olduğuna karar verdik. Tuttuk yolunu yakın çevremizdeki ne alırsan 10 taksit seçenekli bir alışveriş mağazasının. İzmir’de çok defa ağzım yandığı halde bu taksitli satış yapan alışveriş merkezleri bir anda kanıma giriyor. Yine kandırıldım. Hem de bu sefer 15 ay taksitle.
Cumartesi siparişini verdiğimiz Asroyal marka 12000 cal ısı veren doğalgaz sobamızın pazartesi getirileceğini ve servisin sobayı bağlamayacağını sadece gazı açmak için geleceğini söylediler ve biz de başladık beklemeye. Takvimler pazartesiyi gösterdiğinde sobamız hala gelmemiş ben sinir krizleri geçirme evresine hafiften yaklaşmış durumda bekliyorum. Mağazadan bilgi almak için gittiğimde şaşkın bakışlarla bana bakan satış görevlisi kız, sobanın yarın geleceğini söylemesin mi? Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz. Hepsiburada’da alsaydım çoktan elimdeydi soba diye içimden ve dışımdan geçirdim. Benim dükkandan ayrılmayacağımı anlayan şaşkın bakışlı kız birkaç yere telefon ettikten sonra bana sobanın bugün teslim edileceği bilgisini verdi. Soba geldi gelmesine ama servis o saatte çoktan mesaisini bitirmişti bile.
Mecburen ertesi gün, soba ile boru bağlantısı kurmak için teknik destek çağırdık. Bana kalsa bu işi kendim de hallederim ama işin ucunda gaz var ne de olsa tehlikeli. O yüzden emin ellere bırakmak da fayda var. Gelen kibar beyefendiler bacalı olan sobanın takılması için onay belgesi olması gerektiğini aksi takdirde boşuna takmış olacaklarını söylediler. İgdaş’tan onay belgesini nasıl alırım diye telefon ettiğimde karşımdaki şahsın verdiği cevapla sabır taşı olmaktan sıkılıp çatlama evresini çoktan geçmiştim. Yetkili tesisatçı gelip sobayı bağlamadan onay vermek için mühendisler gelemiyorlarmış. Hay daaaa!
Bize gelen tesisatçı yetkili olmadığı için İgdaş’ın web sitesinden yetkili tesisatçı firmaları tarayarak birini seçtim. Yarın için randevu aldım. Sobayı kuracak. Ardından İgdaş’tan randevu almak için İgdaş çağrı merkezini yeniden aradım. 444 36 36… bu sefer bir bayan çıktı telefona. Gayet kibar konuşuyor. Fakat ağzıyla kuş yakalasa da söyledikleri beni çileden çıkardı. Sultançiftliği’ne yani Hizmet binasına gidip cihaz değişikliği için form doldurmam gerekiyormuş. Çünkü tesisat numarasından ulaştığı bilgilere göre, daha önce zaten gaz kullanımına izin varmış. E ben de onu diyorum. Sadece ben kendi sobamı takmak istiyorum. Bize yollar gözüktü. Sultançifliği’ne gidilecek.
Bu hikayenin devamını bu yazının altına ekleyeceğim. Lakin klima alsaydım bana daha az sinire mal olacaktı. Ve ben hala üşüyorum.
Son durum: (23.10.2008 Perşembe)
Cuma günü için İgdaş’tan bakım ve onay için randevu aldım. Umarım aynı gün içinde servis gelip açma gazı açma işini başarır.
Son durum: (25.10.2008 Cumartesi)
Servisin gelmesiyle yanmaya başlayan sobamın yanında keyif çatıyorum.
One Response to “Ağlamak üzereyim…”
canım sonunda ısınabildiğinize sevindim. hayırlı bir kış geçirirsiniz inşallah. Haberlerini alıyorum siteden. Selçuk’a slm.
Leave a Reply