Bu Kendime Aferinimdir

Yıllar sonra büyük bir işi başarmış olmanın haklı gururunu yaşıyorum. Artık üniversite mezunu bir gıda mühendisiyim. Bunun benim için öneminin ne kadar büyük olduğunu burada yazacağım herhangi bir cümle ile size ifade edebilmem mümkün değil. Aslında bu haberi alalı yaklaşık iki hafta oldu. Ama sevincimin gazıyla size megaloman gözükmek istemedim. Yoksa minik Zehra’nın “yabbdım yabbdım” nidalarıyla süslü bir yazı olmaktan öteye geçemeyecekti. Ama şimdi başarıyı sindirdim ve bu mutlu haberi sizinle paylaşmak istedim.

Daha önce yazdığım çeşitli yazılarda okul hayatımın gelişmesini sizlere aktarmıştım. Yeniden okumak isteyenler veya buraya yolu ilk defa düşenler, o yazılara, buraya ve şuraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yaklaşık 2 haftadır kendime tatil verdim. Kaygısızca zaman geçirdim. Dinlendim. Yorgun bedenimden gelen sesleri dinledim. Geceleri saati kurmadan uyudum. Sabahları da  herhangi bir etken tarafından dürtülmeden uyandım.  Etrafımdan gelen tebrikleri kabul ettim. Sevincimi sevdiklerimle paylaştım. Mezuniyet pastası yaptım. Afiyetle yedim. 🙂

Bu zaman zarfında es geçtiğim bir şey oldu. Biraz bilerek biraz isteyerek…  Uyuyang 2 yaşında başlıklı yazıyı yazmayı es geçtim. Yan başlık açmış olayım.  Bu vesile ile duyurmuş olmayı istemezdim ama bazı şeyler diğerlerinin önüne geçebiliyormuş. Yani mezuniyetim bir süre daha birçok şeyin önünde olacak gibi.

Son dönemde uzun süredir eksikliğini hissettiğim bir faaliyeti hayatıma yeniden soktum. Düzenli kitap okumayı. Son altı aydır düzenli olarak kitap okuyorum. Bundan sonra okuduğum kitaplardan bazılarını blogumda sizlere tanıtmaya kara verdim. Daha önce Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk ve Kayıp Sembol ile aslında başlangıcı yapmıştım. Bundan sonra ki kitabın da yine bir İskender Pala romanı olacağı tüyosunu vereyim.

Kitap demişken geçtiğimiz hafta bir etkinliğe katıldım. Düşün Taşın Derneği tarafından organize edilen kitap okuma etkinliğiydi bu. Yaklaşık 1500 kişi hep birlikte kitap okuduk. O anki sessizliği bir kütüphane de bulmak pek mümkün değildi. Bu etkinliklerin tabiî ki bir amacı var. Ön planda  yirmibin kişi ile  Guiness Rekorlar kitabına girmek olsa da asıl amaç topluma kitap okumanın önemine dair bir mesaj iletebilmek. Her ne kadar blog okuyor olsak da kitapların öğrenmedeki yeri tartışılamaz. Bu konu hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz. Ben de heyecanla 13 Haziran’da gerçekleşecek olan 20000 kişilik rekor denemesini bekliyorum. Kısmetse ben de orada olacağım.

Anlayacağınız yaşadığım son 1 yıl için kendime kocaman bir AFERİM verdim gitti!!!

6 thoughts on “Bu Kendime Aferinimdir

  1. Uğur Hocam;

    Bundan sonra iş hayatına atılma vaktidir. Yoğun bir şekilde iş arıyorum 🙂

  2. Tebrikler hırsınız ve azminiz takdire şayan 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir