Ege kampüsü ve 525 numaralı otobüs
Fotoğrafı görüp korkmayın. Bu otobüs devrilmez. Gezdiğim bir blog beni okul anılarıma döndürdü. Aslında kimine göre hoş kimine göre kabus sayılabilecek anılar 525 anıları. İzmir’e yolu düşenler belki duymuşlardır 525’in ne olduğu. Ege ya da 9 Eylül’de okuyanlar zaten onunla içli dışlı oldukları için bilmemelerine imkan yoktur.
525 İzmir’de diğer halk otobüsleri gibi bir otobüstür. Farkı, öğrenciler için ücretsiz ve İzmir’deki belki de dünyadaki en eski otobüsler olmalarıdır. İkarus otobüsleri Macaristan’dan ücretsiz olarak ithal edilmişlerdir. Ve geleceğimizin güzide bilim adamlarını, bilim kadınlarını taşımak gibi bir şerefe nail olmuşlardır. Soğuk kış günlerinde bizi soğuktan koruyan sıcak yaz güneşinde bizi gölgesiyle serinleten sevimli otobüstür 525. Ve insanlara yaşattığı derin korkularıyla otobüs fobisi oluşturabilecek kadar tehlikelidir aynı zamanda.
525 hakkında açılan blogda kayıtlı kullanıcılar başlarından geçen hikayeleri paylaşmışlar. Zaman zaman okuyup kahkahalara varacak derecede gülmeye başlıyorum. Trajikomik hadiseler olsa da insan zamanla “traji”sini unutup komik kısmıyla ilgileniyor.
Yakın zamanda Ege Üniversitesi kampüsüne metro ulaşımı tamamlanacağı için 525 otobüsleri devre dışı kalacaklar. Hala zamanınız varken o otobüsün ne olduğunu yerinde görün.
Hemen her gün bindiğim bu otobüs benim gibi tembel birine ne pahasına olursa olsun taşıma hizmeti sunuyordu. Öyle ki Gıda’nın önünden Kipa durağına kadar bile yürüyemeyecek kadar yorgun olduğumda 525 imdadıma yetişip beni kurtarıyordu. Otobüsleri ne kadar antika ise şoförler de bir o kadar antika idi. Gerçi ben İzmir’de bütün şoförleri hayranlıkla izlerdim. Kimisi tamamen müşteri memnuniyeti üzerine hareket ediyor kimisi de yolcu değil de sanki saman taşıyormuş gibi kullanıyorlar otobüsleri. Mutlaka her gün olaylı bir yolculuk yaşanır İzmir’de. 525 şoförleri de tıpkı öğrenciler gibi işin vehametinin farkında olup onlarla birlikte kendini olayın akışına bırakıp öğrencilerin “hadi hadi” naraları eşliğinde Ege kampüsünün dar caddelerinde hız denemesi yaparak onları eğlendirecek kıvamdadırlar. Hem kızgın hem de babacan tavırlarıyla bir ayağı ya da bir kolu dışarıda yolculuk yapmış çömez bir öğrenciyi teselli bile etmişlikleri vardır. İnatla kopmaya çalışan körükleri öyle bir dönüşle yerine oturturlar ki siz kendinizi toparlamaktan körüğün akıbetini düşünemez hale gelirsiniz. Çoğu zaman çanta taşımıyorsanız elinizdeki kitapların yere düşmesi an meselesidir. Hem kitap taşıyıp hem de düşmeden yolculuk edebilmek bir meziyettir öğrenciler arasında. Nice zavallı küçük çömez kız öğrenciler kendilerini kazara düştükleri kucaklardan kalkmaya çalışırken bulmuşlardır. Zamanla ustalıkla tek parmakla bile tutunabilecek derece ustalaşılabilir tabii. Öğrencilerin bir kısmı ihtisasını yarıda bırakıp bu konuda doktora yapma eğilimi gösterdiği de görülmüştür.
Bunun yanında 525 karşıtı insanlar da yok değildir. Onlar asla bu otobüse binmez ve metrodan kampüse uzanan uzun yolu arşınlarlar. Özellikle bahar mevsiminde ben de o yolu yürüdüm bir çok kez. Ama yine de 525 çıkış saatinde durakta ise hiç kaçırmaz binerdim.
525 hikayeleri demiştik. Okumak isterseniz şöyle buyrun. Size birkaç özlü söz aktarayım 525 müdavimlerinden.
-Sensiz bir kişi eksiğiz
-525 O bir efsane
-ÖN KAPIDAN İNİLMEZ
-525te mutlaka 1 kişilik daha yer vardır
-525 kişinin sığabildiği dünyadaki tek otobüs
-Dünyada 525 in nüfusuna sahip olmayan ülkeler vardır
-Anlatılmaz yaşanılır ne ararsan var içinde
RSS 2.0 ile takip edin. Geri İzleme yapın.

7 Nisan 2008 -- 21:00
Öğrenci olduktan sonra sanırım her büyük şehirde bu 525′ler gibi bir otobüs serisi mevcuttur. Yine hiçbirinde olaysız gün yoktur, torunlara anlatacak bol bol hatıra misinanın ucunda oltaya takılıp önünüze servis edilir.
Eskilere döndük, teşekkürler.
7 Nisan 2008 -- 22:14
blogunuz çok içten, sevgiler.
7 Nisan 2008 -- 22:35
aynı şeyi olmasa da benzer birşey akşam ben de düşündüm. Mesela çıkışı değil de 525′in ön panelinin bir benzerini ya da bizzatihi kendisinden bir parça kampüsün göbeğine dikseler fena olmazdı. Ne de olsa Ege’nin tarihinde derin izler bırakacak.
9 Nisan 2008 -- 09:22
Hahahaa görünce kampüsteki günlerim geldi gözümün önüne.Allahtan Bornovada oturuyordumda canım tehlikeye girmedi hiç

Kampüsteyken bir arkadaşım anlatmıştı doğruluk payı nedir bilmiyorum gerçi.Bu körüklü otobüslerden birinin seyir halindeyken körük kısmından koptuğunu söylemişti.Düşününce tırsmıştım.
Birde Bornovadan Bucaya giderken otobüsün arka tarafında zıplayınca kafamı tavana vurduğumu bilirim.Herhalde saman taşıdığını sanan şöförlerdendi
9 Nisan 2008 -- 09:27
Şehir Efsanesi haline gelmişti o hikaye. Sanırım Karşıyaka’da yaşanmış bu körük kopma hikayesi ama ne kadar doğru bilemiyorum.
9 Nisan 2008 -- 22:45
525 için bilemiyorum da alsancak garı’nın orada bir belediye otobüsünün körüğü kopmuştu. gazetede yayınlamışlardı, sene 99 olmadı 2000 olabilir.
13 Nisan 2008 -- 14:45
525 durağa geldiğinde boş otobüse ilk adımını atanlara şeref madalyası verilmeli bence
Yazıyı okuma esnasında bizim buradaki otobüsler gibi asla ama asla olamaz diye düşünüyordum ki verdiğin linke göz atınca tamam dedim ben bunlara rastladım ama binmedim 

Yine de şu açıdan daha iyi bir konuma yükselebilir bence… İzmirliler daima sempatik sevimli ve saygılı insanlardır. Eh şöförlerininde öyle olduğunu kabul edersek bu 525 için büyük bir artı
15 Nisan 2008 -- 01:16
vay be 525 için neler yapılmış.
17 Nisan 2008 -- 14:56
sizin 525 no lu otobüs ü okuyunca beytepe kampüsüne sıhhıye den gelen ve ayrıca eryaman servisleri de olan bizim ıkaruslar aklıma geldi… Ücretsiz değildi.. Ego denilen zımbırtı yı kullanıyor idik. tek hatta değildi sadece 2 farklı hatta bu otobüsler vardı başta dediğim gibi eryaman ve sıhhıye hatları .. Güzel anılar oluyor idi.. Ayrıca şöyle bir özelliği vardı kışın dışarıda hava soğuk ise içerisi daha soğuk yazın sıcak ise içerisi daha sıcak .. En konforlu yeri eğer ayakta isen körüklerin bulunduğu yer idi.. demirlere yaslanabiliyorsun ayrıca merdivenler oturma amaclı kullanılabiliyor sonucta belli duraklardan sonra inen ya da binen olmuyor herkes aynı durakta iniyor …
hatta son durağa kadar uyumuşluğum da olmuştur merdivenler de.. Sınava çalışmak için gayet güzel ortamlar.. Çünkü bir süre sonra alışıyorsun .. ve verimli olmaya başlıyor.. Hele hele uzun bir yolşculuk sürüyor ise.. ortalam 45 dakıka suruyor.. Sonra çok fazla hoplama zıplama nedeniyle sürekli konum değiştirme mumkun ..sadece öğrenciler bindiği için kaynaşma ortamına yeterince yakın.. hatta youtube da bu hatta ki ıkaruslar ile ilgili bir şeyler vardı ama bulamıyorum şu an.. Ha bir de izmirden ayrı olarak.. O ıkarus lar kar yagdııgnda beytepe yolunu cıkamaz idiler.. ankara malum.. Okul da tatil olur du.. Nacizane bir fayda.. .GÜzel özlenesi günler..
17 Nisan 2008 -- 21:56
hep daiysn inn dönüşünde devrilceğini zannetmiştim:)
20 Mayıs 2008 -- 11:00
Bende Ege Mezunuyum
52beleş’lerle ilgili bence bir belgesel çekilmesi lazım. Çünkü onlar mükemmel araçlar. Keşke bu araçlar Bornova-Buca -Karşıyaka… İzmir’in değişik semtlerinide turlasa
Bu lüks 52beleş’le her yere giderim !!