En İyi Bebek Arabası Hangisi?



Artık çocuklar büyüdü. Çok zaman yazmak isteyip yazamadığım bir çok konuyu kaç defa kafamda yazıp, kaç defa unuttum bilmiyorum. Aklıma geldikçe sizlere bebek bakım ve ihtiyaçları konularında aktaracaklarım olacak.

En iyi bebek arabası hangisidir? Bu soru herkes tarafından farklı cevaplandırılabilir. Ben oğlum ve kızım için 4 ayrı model bebek arabası kullandım. Hepsini ayrı ayrı değerlendirmek gerek.

 

 

 

 

 

PİERRE CARDİN

 İlk bebek arabası oğlum için aldığım Pierre Cardin’in bir modeliydi. 4 yıl önce yaklaşık 350 tl’ye almıştım. Kim bilebilirdi ki henüz 10 aylık olmadan 10 kg olacağını ve kilo boy oranı olarak skalanın üstünde bir bebek olacağını. Dolayısıyla yükümüzü fazlasıyla taşıyıp erken emekliye ayrıldı. Kullanım açısından değerlendirmek istenirse; öyle çok rahat bir sürüş sağlamıyor. Hele tek elle kullanmak nerdeyse imkansız. Kemerleri problemsiz ancak çocuk büyüdüğünde kullanmak mümkün değil. Tekerlekler çok sağlam değil. Bizim ön tekerlek yaklaşık 15 cm yüksekliğindeki bir kaldırımdan inerken kırıldı. Ancak oğlum hızlı büyüdüğü için bizim ihtiyacımızı karşılamayacağı düşüncesiyle farklı bir model arayışına girdik. Bu sebeple servise götürmeyi düşünmedik.
Peki çocuk büyüdüğünde kullanımına engel olan neydi?

Sırt kısmında yatay pozisyona getirmek istenildiğinde baş bölgesine denk gelen bölüm katlanıp bir kutu haline geliyor. Yani oturma pozisyonunda olan bebek boyu gayet uyumlu iken, yatay pozisyona getirildiğinde bir kısmı katlandığı için çocuğu sıkıştırıyor. Bu da uykuya dalmış olan bir çocuğu usulca yatay pozisyona getirmek istediğinizde çocuğu hafifçe kaydırıp arabaya sığdırmak için efor sarf etmeniz anlamına geliyor. Çocuğun uyanması da cabası. Bizim ki gibi en ufak bir kıpırtıda uyanan bebeğiniz varsa bu ayrıntı oldukça önemli.

Bunun dışında yeni doğandan 6.aya kullanımda problem yaşamayacağınız bir bebek arabası diyebilirim. Özellikle tam kapanan perdelik kısmı yağmur, rüzgar, güneş gibi faktörlerin olumsuz etkilerinden korumak için mükemmel. Extra bir yağmurluğa ihtiyaç duyulmadan kullanılabilir. Farklı aşamalı ayaklık kısmı da uyku pozisyonunda işinizi kolaylaştırıyor. Çift yönlü kullanılabildiği için ilk altı bebeğinizin göz temasını kurabilmeniz açısından bu detay da önemli. Ancak yazının devamında bir bahsedeceğim Baby 2 Go marka bebek arabası ile çift yönlü sürüş performansı açısından karşılaştırmak gerekirse şüphesiz seçimin Baby 2 Go’dan yana olacaktır. Kullandığım tüm arabalarda en geniş alt sepete sahip olan bebek arabası ise Pierre Cardin idi. Katlanıp bagaja sığabiliyor. Ama geniş bir bagajınız varsa!

KRAFT 

İlk arabamdan sonra kullandığım diğer bir araba Kraft marka bir bebek arabası. Baston bebek arabası tabir edilen modellerden biriydi. “E artık bebeğimizi büyüdü. Yürümeye de başladı. Ne de olsa gittiğimiz yerlerde yürüyecek. Neden Baston puset almayalım”, dedik. Ve hatayı orda yaptık. Neden mi? Çünkü çocukların ne zaman uykuya dalacağını bazen kestiremiyorsunuz. Ve baston pusetlerde uyuya kalan çocukları gördüyseniz ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Uyuyan çocuğun boynu bükülerek, çocuğun rahatsız bir pozisyonda uyumasına sebep oluyor. Evet katlanıyor. Evet bagaja sığıyor. Ama bebeğiniz biraz büyüdüğünde içine sığdırmanız epey güç. Bir de hava serinse üzerinde bir battaniye örtmek istiyorsanız neresinden sıkıştıracağım diye uğraşıp durursunuz. Bizim ki 4 kademeli yatay pozisyona getirebilen bir modeldi. Ancak dinamik kısımları sağlam materyalden yapılmadığı için eğilip büküldü. İstediğimiz zaman kademeleri değiştirmek kolay olmadı. Bir başka problem de ayaklarını koyduğu bant. Bu bant elastik bir maddeden yapılmış ve çok çabuk esnedi ve ayakları giderken artık yere değerek gidiyordu. Alt sepet büyüklüğü fena değil. Fakat yine bir başka sorun var. Araba çok sağlam olmadığı için çarşı pazar alışverişinizi doldurmayı düşünürken “acaba taşır mı?” endişesi sarıyor ve alacaklarınızı sınırlandırmak zorunda kalıyorsunuz. Bu arabayı kullanma süremiz diğerine göre daha kısa sürdü. O eğilip bükülen taşıyıcı demirlerden biri kırıldı. Ve kendini çöpte buldu.

 

BABY2GO VOLO LT

Kızımı beklerken, oğluma artık araba ihtiyacı kalmaz düşüncesiyle doğuma son birkaç ayımız kala Baby2Go marka arabayı aldık. Travel sistem olarak satılan bu araba epey işimizi gördü hala da görmeye devam ediyor. Tek sorunu sepet küçüklüğü ve tek elle kullanmada yaşanan güçlük. Yukarıda saydığım tüm olumsuzlukları atın ve bu arabaya ekleyin. Nasıl mı?
Çift yönlü kullanılabilen bu modelde, iki parmak hareketiyle arabanın yönünü değiştirmeden üst pusetin yönünü değiştirerek amaca ulaşmak mümkün. Alt aksam ile üst aksam arasında dönen tabla ile hareketi tekrarlamak çok rahat. Hatta bunu arabayı kullanırken yapabiliyor olmak çok havalı. Ön tekerlekler ve arka tekerlekler süspansiyonlu ve her biri çıkarılabiliyor. Ama merak etmeyin sadece çıkarmak istenildiğinde. Yoksa size aniden sürpriz yapmaz. Çünkü kilit sitemi oldukça iyi. Ön tekerleklerin manevra kabiliyeti sizi üzmez. Dön dediğinizde kendiliğinden dönmüyor elbette ama Kraft marka baston bebek arabası ile yaşadığım kaldırım savaşlarını düşününce bana mükemmel hissettirdi. Sessizce yatay pozisyona getirebiliyorsunuz. Yatay pozisyona geldiğinde sanki bebeğiniz arkaya doğru düşecekmiş hissine kapılabilirsiniz. Ama korkmayın, çünkü denge sistemi de sizi şaşırtmayacak ve güvenli sürüşünüzü devam ettirebileceksiniz. Tam kapanan perdesi sadece yatay pozisyona geldiğinde hafif bir açıklık kalacak şekilde tasarlanmış. Bu benim için çok problem teşkil etmedi. Genel olarak tedbirli yola çıktığım için battaniye hep yardımıma yetişti. Kemerleri koldan geçirmek suretiyle sağlanıyor. Klik sesini duyduğunuzda içiniz rahat bir şekilde yola koyulabilirsiniz. Siz açmayı denemediğiniz sürece bebeğiniz kemerini açamaz. Ağırlık taşıma meselesine gelince şimdiye kadar ne yükler taşıdı bilseniz! Evet alt sepet oldukça küçük. Fakat İkea’dan aldığım görmüş olduğunuz şu sepet işimi kolaylaştırdı. Arabanın kendi sepeti içine yerleştirdim. Sepetin içindeki demirleri arabanın sepetinin alt kısmına sıkıştırdım ve artık gönül rahatlığıyla alışverişe gidebiliyorum.

Maalesef yaptığımız yanlış hareket sonucu arabamız çift yön kabiliyetini ve katlanma mekanizmasını kaybetti. Ama servise götürmek için fırsat bulamadık. Yön değiştirmek ya da katlamak için kullanılan mandala yanlış zamanda bastığımız için tutma borusu içinden geçen ve hidroliği sağlayan telini koparttık. Çocuklarımız büyüdüğü için yön değiştirmeye gerek kalmadığından hala işimizi görmeye devam ediyor.

 

 

 

 

 

 

NUNA PEEP LUX

Peki sokakların gözdesi, annelerin hayali olan dördüncü ve sonuncu arabamızı neden aldık? Cevabı basit. Yanlış beklenti. Ne de olsa oğlumuz büyüdü demiştik ya: işte o sözlerin hepsi hükümsüz kaldı. Çocuklar 5 yaşına gelene kadar eğer bir otomobiliniz yoksa, bebek arabası ihtiyaçlarınız arasında kalmaya devam ediyor. Oğlum kız kardeşi doğduğunda henüz 2 yaşına gelmek üzereydi. Ve tahmin edebileceğiniz gibi 2 çocukla İstanbul’da bir yerden bir yere gitmek otomobiliniz yoksa epey külfetli. Bu sebeple bir araba daha almak istedik. Bu sefer araba konusunda bütün kriterler cebimde olarak gittim. İlk kriterim dayanıklılıktı. Çünkü çocuklarım maşallah iri yapılı çocuklar ve onlara araba dayandıramıyorum. Aldığım 4.araba olacağı için artık çok para da harcamak istemiyordum. Ama ucuz bir araba alarak hayatımızı zehir etmek de istemiyordum. Ve en önemlisi arabayı sürerken kendimi otobanda gibi hissetmek istiyorum diye gittim araba almaya. Satıcı gösterdiği birkaç modelden sonra kendisi bu arabaya oturarak dayanıklılık konusunda beni 12’den vurmuş oldu. Alt sepetinin küçüklüğünü gözüm görmedi bile. Hele de indirimdeyken kaçırmak istemeyeceğim bir modeldi. Tek elle sürülebilir oluşu ve katlandığında büyükçe bir kol çantası haline gelmesi (tamam biraz abarttım) gibi özellikleri adeta büyülendim diyebilirim. Tekerlekleri oldukça küçük ve Baby2Go marka arabaya göre zemin kat sayılabilecek yükseklikle bir araba ama buna rağmen yine de iki çocuğumu birden taşıyabiliyor olmak bile bana yetiyor. Yatış pozisyonuna getirmek için çiftli fermuar sistemi kullanılmış. İki aşama halinde. Fermuar deyince aklınızda “acabalar” uçuştuğunu tahmin ediyorum. Merak etmeyin çok sağlam ve sessiz. Tam kapanan perdesi çocuğun üst kısmını koruyor. Ayaklar için tabi ki battaniyesiz olmaz. Ayrıca yeni doğan için kullanılabilecek travel sistem olarak ya da ayrı olarak satılıyor. Biz yeni doğan kısmını düşünmediğimiz için bu kısmını tecrübe etmedik. Kullanılan demir aksam oldukça sağlam. Bazen çocukları parkta beklerken oturup dinleniyorum. Ve işin en güzel kısmı çocukların kendilerinin binip inebilmeleri. Kilit sitemi çiftli olarak tasarlanmış. Bu biraz can sıkıcı. Aceleniz olduğu zamanlarda hele çocuklar kıpır kıpır kıpırdanırken mandalları birbirine geçirmek sizi kızdırabilir. Fakat çocuğunuz uyuduğunda arabadan indirmek bu sayede epey kolaylaşıyor. Çünkü kolunu diğerlerindeki gibi çekerek çıkarmak zorunda kalmıyorsunuz. Bu araba İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde yaşayan insanların tercih etmek isteyecekleri bir araba modeli diyebilirim.

Bebeğiniz doğmadan önce araba almak istiyorsanız bütün detayları enine boyuna düşünün ve kendinizin yaşam tarzına göre bir araba seçin.

Benim bebek arabasından kriterlerim öncelik sırasına şöyle;

1. Alt sepet: Ebeveyn yardımı ya da bakıcı yardımı olamadan çocuk büyütenler için alışveriş yapmak çocukla beraber epey zor. Bu durumu kolaylaştırmak için geniş bir sepet şart.

2. Kolay manevra kabiliyeti: Eğer bir eliniz bir çocuğunuzun elini tutuyorsa bebek arabasını kullanmak için sadece bir eliniz kaldı demektir. Veya 2 çocuklu değilseniz bile diğer elinizde telefon tuttuğunuzu hayal etmek çok zor değil. Anladınız siz onu.

3. Dayanıklılık: Çocuklar büyür. İlk doğduklarındaki gibi kuş kadar kalmıyorlar. Zamanla oturduğu yerde bile zıplamayı başaran çocuklar haline geliyorlar. Tekrar tekrar araba için para harcamaktansa bütçenize uygun en dayanıklı arabayı seçmekte fayda var.

4. Yatay pozisyon kolaylığı: Bu kriter gözünüzden sakındığınız bebeğiniz uyduğundan, uykusu bölünsün istemiyorsanız sizin için önemli. Benim için öyleydi.

5. Yıkanabilirlik: Bebek arabalarının ne kadar kirlenebildiğini tahmin edersiniz. Çikolata, dondurma, çorba, çamur aklınıza gelebilecek her şey. Hortum tutup yıkabileceğiniz bir araba seçmek sizi büyük bir zorluktan kurtaracaktır.

6. Servis : Ben her ne kadar götürme fırsatı bulamamış olsam da servis garantisi olan bir marka seçmekte fayda görüyorum.

7. Perdelik(tente): Hava şartlar ne olursa olsun tente şart. Soğukta üşümesin, güneşte yanmasın değil mi? Tam kapanan olması makbul diğer türlüsü bir aksesuar olmaktan öte gidemiyor.

8. Çift yönlülük: ilk 6 ay için geçerli olan bu özellik sonra ki zamanlarda çok işinize yaramıyor. Çünkü artık yeni bir dünyayı tanımaya başlayan bebeğinizin size dönük olarak değil çevreyi tanıması açısından dışa dönük olarak seyahat etmesi daha önemli.

9. Katlanma küçüklüğü: Aslında epey önemli olan bu kriter arabası olmayanlar için çok önem arz etmiyor. Neden? Eğer uzun bir seyahata çıkıyorsanız, yanınızda valiz de var demektir. Ve hiçbir koşulda taksiye sığmazsınız. Toplu taşıma ilk tercihiniz olur. Eğer kısa süreli gezintiye çıktıysanız yine taksiye binmek daha zor. Bebeği indir bindir. Arabayı katla. Her taksi şoförü de size yardım etme nezaketini göstermiyor. Bütün bunlarla uğraşmak yerine yine toplu taşıma kullanmayı tercih ediyorsunuz.

10. Ayaklık: Son olarak küçük ama önemli bir ayrıntı. Çocukların boyları uzuyor bunu hesaba katmadan alınan arabalar maalesef bir süre sonra ihtiyacı karşılamıyor.

İşte size bebek arabası alırken dikkat etmeniz gereken püf noktaları. Seçim sizin.

Siz de bebek arabası seçimlerinizi ve deneyimlerinizi yorum olarak bizimle paylaşabilirsiniz.



Bu yazıyı paylaş
Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir