23 Nisan-Ömer Toprak (7)

omer-toprak7

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı… Ama her bayram ne hikmettir yağmur yağar.  Çocukların en büyük sevincidir bayramda yeni ve rengarenk kıyafetler giymek. Ben henüz ilkokula başlamadan önce ablamın 23 Nisan özel kıyafetlerinden isterdim ve benim için de bir adet dikilmek zorunda kalınırdı. Kim ne derse desin bunun adı kıskançlık değil. Bunun adı çocuk olmak. Hiçbir zaman geri gelmeyecek olan çocukluk. Çocuğu olacak çağa gelince başka gözle bakar oluyor insan çocuklara. Şefkat ve onları mutlu etme duygusu ile yaklaşıyor yolda gördüğü çocuklara. İster zengin olsun ister fakir, bütün çocukların tek neşesi onları yorulana dek meşgul edecek bir oyun.  Bitmez tükenmez bir enerji ile sizin yarım saat sonra üzerinizden tır geçmişçesine yorulmuş olmanız onların hiç umurunda olmaz. Ne olur bir daha sözleri size biraz daha enerji verse de bitip tükenirsiniz. Ama çocuk olmak başka şey işte.

    Cankız Onur Kum sayesinde bugün blogumu şenlendirecek olan bir minik buldum. Adı Ömer Toprak. Kendisi 7 yaşında. Bu gördüğünüz sanat eseri kendisine ait. Dilerse resimde ne anlatmak istediğini bizimle burada paylaşır. Sana teşekkür ederim Ömercik. Bu resmi bizimle paylaştığın için bütün okurlarım adına da teşekkür ediyorum. Bu resimde silahlar var. Sanırım anlatmak istediğin bunların hayatımızda hiç olmaması. Dilerim hayatın hep neşe ile geçer ve çok mutlu bir ömrün olur.
    Ve tabi bütün çocuklar ve çocuk kalanlar, sizin de bayramınız kutlu olsun.

Muro:Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine

Haftalar öncesinden 5 aralıkta vizyona gireceği duyurulan Muro:Nalet olsun içimdeki insan sevgisine adlı filme, vizyon tarihi açıklandığı günden itibaren gitme hissi bende hasıl oldu. Lakin Arog ile aynı tarihe denk gelişi önceliği Arog’un kapmasına sebep oldu. Ki bence aynı gün hatta aynı ay bile vizyona girmeleri büyük talihsizlik Muro için. Şüphesiz büyük bir izleyici kitlesi bu filme gidebilmek için hala sinema salonlarında şu günlerde sıra bekliyorlar. Ancak beklediklerini bulamayacakları bir film için…
Bayram dolayısıyla sıla-i rahim eylediğimiz bayram günü Muro filmi için pek de kalabalık olmayan Lüleburgaz sinema salonunda bilet bulmak hiç de zor olmadı. Continue reading »

Bayramınız kutlu olsun

Şu bayramlar da olmasa insan büyüdüğünü anlamayacak. Artık harçlık alamıyor olmak her ne kadar üzücü de olsa harçlık verebiliyor olmak o üzüntüyü alıp götürüyor. Kapıya gelen çocukların ceplerini şekerlerle doldurduklarını görmek, -her ne kadar dişlere zararlı da olsa- insanı mutlu ediyor. Doya doya şeker yeyin, oynayın zıplayın. Bırakın bu sefer siz sevinin, lakin bayramlar büyükler için sadece bir tatil olmaktan öteye gidemiyor. Her ne kadar bir ay boyunca tutulan orucun sevinci de olsa bayram, bu iş ve hayat yorgunluğunun yanında fevkalade bir tatil özelliğini taşıyor.

O ilk bayram kahvaltısı ne kadar keyifli olur bilirsiniz. O kahvaltılar ayrı bir lezzet taşır. Uzun zamandır gün ışığında yemek yememişsinizdir çünkü. Hele de bayramda yolunuzu gözleyenler varsa ki -Allah başımızdan eksik etmesin- sizlere el marifetiyle Hazırladıkları türlü taamlardan tattırmak için adeta tepenizde bekler. Bunu da ye bak bundan da tat diye. Ah o bayram tatlıları yok mu? Her gittiğiniz yerde önünüze bir tabak dolusu tatlı getirirler. Yememek de büyük ayıp sayılır tabi…

İşte bayramda iyi kötü olacakları böyle özetledikten sonra, bayramda yenecek tatlılar üzerine biraz dikkat çekmek lazım. Özellikle etrafınızda yaşlı fakat her türlü tatlıdan yemek isteyen sevdikleriniz varsa mutlaka onlara engel olun. İlla da yemek istiyorlarsa siz bir miktar ikram edin ve onlar isteseler de vermeyin. Çünkü oruç sonrası vücutları zaten yavaş çalışmaya alışmış ve bu şeker oranlarını organizmaları kaldıramayabilir. Sonra bayram size hüsranla dönmesin. Çocuklar mı? Bırakın onlar bol bol  yesin. (tabi yine 1 kg şeker yerlerse o ayrı). Continue reading »