Ben size okulumdan bahsetmedim değil mi? Atıldığım okulumdan! O zaman en başından başlayalım.
Ben daha küçücük bir kızken Alpullu Şeker İlkokuluna başladım. O zamanlar henüz fasulye ve çubuklarla yazı çizi derslerine devam ederken Sevgili Öğretmenim Mustafa Tanrıverdi bir gün derste tebeşir kutusunu açarken içinden 2 tebeşir düşürmüş. Sınıfın tümüne sormuş kutuda kaç tebeşir kaldı diye? Bütün sınıf etrafına bakınırken ben 3 cevabıyla 10 puanı kapmışım. –miş’li anlattığıma bakmayın ben hatırlamıyorum annem anlattı. İşte o gün öğretmenim annemi çağarmış ve kızınız çok zeki, artık onun için okula gelmenize gitmenize gerek yok demiş. O günden sonra dediği gibi de oldu. Başarılı bir öğrenim hayatı sürdürdüm taaa Liseyi bitirene kadar. Ve öğretmenim sözünü dinleyen annem toplantılara falan arada övgüler duymak için gelirdi. Bu zaman zarfında evde ödev yaptığımı hatırlamıyorum. Hele ders hiç çalışmazdım. Üniversite hazırlık aşamasında ise neredeyse tüm vaktimi ders çalışmaya ayırıyordum. Eh onca yılın acısını bir senede çıkardım tabii.










15