Bazen bir film dönüşü izlediğiniz filmin sahneleri içinde bulursunuz kendinizi. Hele de filmin adı “Metrodan Kaçış”(Taking of the Pelham 1 2 3) ise ve siz de eve metro ile dönmek durumundaysınız olay daha keyifli hale gelir. Filmde rehin alınan yolculardan biri gibi hissedebilirsiniz kendinizi. Filmden bahsetmeden önce metrodan bahsedelim.
Dikkat edince metro özellikle de İstanbul metrosunda her tür insanla karşılaşmak mümkün. Metro farklı bir ulaşım aracı. Her insan sınıfı bu ulaşım aracını kllanıyor. Zengin, fakir, sarhoş, genç, güzel, işçi, öğrenci, yolcu, hasta, memur, sanatçı… Her gruptan insan görmek mümkün.
İşte yine bir metro ulaşımı sırasında insanları incelemeye başladım. Bir ara karşımda oturan yeni yetme delikanlı kulağındaki müziğe sesli eşlik ettiğini farkedince utanarak elleriyle oynamaya başladı. Zira ellerindeki yaraları farketmem o zamana rastladı. Elleri muhtemelen çalıştığı iş sonucunda yara bere içinde olmuştu. Yaşı genç olmasına rağmen zengin yaşıtları gibi gezip belki de o saatte işten dönüyordu. Ancak benzer olan bir şey var. Kafasını telefonundan kaldırmıyordu. Diğer yanda koltukların yarısı boş olduğu halde ayakta yolculuk yapmayı tercih eden bir başka yolcu daha vardı. Muhtemelen yırtık terlikleri ve gencin ellerinden çok daha beter durumda olan ellerinden de anlaşılacağı gibi işten dönüyordu. Read the rest of this entry »











0