23-03-2009 |
uyuyang |
gıda

Okullu oldum olalı, bütün dünyam okuldan ibaret oldu. Sevdiklerime ancak telefonla ulaşabildiğim için özlem doruğa ulaştı. Ama geçici bir durum olduğunu ve sonunda mezun olacağımı hesaba katınca hepsi çekilebilir hale geliyor. Bildiğiniz gibi Gıda mühendisliği bölümünü bitirmek üzereyim. Bu dönem oldukça yoğun geçmesine karşın önümüzdeki dönem 2 ders alarak okuldan mezuniyet biletimi alacağım. “ Food Engineering Design and Economics” adlı dersini alanlar ne kadar zorlu bir ders olduğunu bilirler. Bu dersin zorluğu konuların zorluğundan kaynaklanmıyor tabi. İşin zorluğu sil baştan bir fabrika kurulmasından kaynaklanıyor. 6 kişiden oluşan grup arkadaşlarımla fevkalade yorucu ama bir o kadar da eğlenceli bir 4 hafta sonunda ilk raporumuzu teslim ettik. Gözde Bilen, Güngör Çevik, Yasemin Eke, Türker Çavuş, Gökhan Aydemir grubumuzun üyeleri. Hepsine teşekkürlerimi iletiyorum.Hem İngilizce çeviri açısından hem de sorumluluk almak açısından bir fabrika fizibilite raporu hazırlamak, her birimizin hayatımızda kullanabileceğimiz altın tecrübeler olarak kayda geçti. Bu fizibilite raporu her ne kadar tam anlamıyla doğru olmasa da takdir artık hocalarımızın. Bakalım bu rapor karşılığında bizlere biçtikleri not ne olacak? Bu fizibilite raporu %100 portakal suyu üreten bir fabrikanın çeşitli koşullar açısından değerlendirilmesini içeriyor.
Raporun pdf formatını indirmek için tıklayınız.
Hayatımın rutinliğini değiştiren sevgili okulumla kısa bir süre daha birlikte olduktan sonra anayurduma evime döneceğim. Ha gayret kara göründü, birkaç kulaç sonra bu iş biter.
Logo nasıl ama?
Uzun bekleyiş sona erdi. Nihayet okuluma dönebiliyorum. Daha önce size okuldan neden atıldığımı uzun uzun anlatmıştım. Şimdi öğrenci olmanın sevincini yeniden yaşıyorum. Pazartesi gününden itibaren beni zorlu bir dönem bekliyor. İstanbul’da bir yarımı bırakıp İzmir’de olmak benim için oldukça zor olacak. Ancak bu konuda eşimin desteği olmasa eminim bunun için bu kadar istekli olmazdım.
E tabi bu zaman zarfı içinde blogu sık güncelleyemeyeceğim. Ama okulda öğrendiklerimi sizin işinize yarayacak şekilde aktaracağıma emin olabilirsiniz. Microblog olmamasına özen göstereceğim. Zaman zaman sizden beni mazur görmenizi isteyebilirim. Bilindiği gibi mühendislik okumak zordur. Derslerin yoğunluğu beni fazlasıyla yorabilir. Ya da nerdeyse 6 aydır evden dışarı nadiren çıkıyor olmamın getirdiği hamlığı üstümden atmama ve daha aktif olmama da sebep olabilir. Bakalım zamanla hep birlikte göreceğiz.
Read the rest of this entry »
Teknik resim bilmek bir ayrıcalıktır. Hele de Türkiye de bu işin tek profesörü olan (kendisi öyle diyordu)Dr. Yaşar Karagöz’den bu dersi aldıysanız kendinizle gurur duymanız için bile bu yeterlidir. Şahsen ben de onun öğrencisi olmakla gurur duyuyorum. Lakin aldığım (-110)’ları da unutmuş değilim. Gıda mühendisliği teknik resim bilgisini her ne kadar gerektirmeyen bir bölüm gibi gözükse de çalıştığınız bir fabrikada her hangi bir makinenin arızalanması sonucu sizin teknik resim bilgilerinizle kırılan parçanın yapılabileceğini öğretmiştir size Yaşar hoca. Şimdi tüfenk icat oldu mertlik bozuldu hesabı autocad teknik resim dersinin yerini almış gibi gözüküyor. Her ne kadar cam sehpa altına ışıldak koyarak çizdiğimiz ödevler olsa da çok şey öğrendiğimiz bir gerçek. Hayatımda 0.5 ve 0.7 den başka uçlar olduğunu öğrendiğim derstir ayrıca teknik resim. Bir çivinin teknik resmini çizmek bir haftamızı alıyorken bir makine çizmek yıllarımızı alabilir tabii. Read the rest of this entry »
3