Son Dönemeç

uzum

Elimin yapımı üzüm salkımı..

Uzun bir maraton koşusunun ardından yolun sonuna gelmiş bulunuyorum. Uzun zaman olmuş yine yazmayalı. Mazur görün çünkü yazın rehavetinden kurtulmak istemedim. Son yazdığım yazıyı gördükçe hala sıcak havaların esintisini hissediyorum.
Ne diyordum? Maraton… Evet okul hayatımın üniversiteye kadar devam eden süreci nihayete ermek üzere. Bu dönem sonunda bir aksilik olmazsa buradan mezuniyetimi ilan ediyor olacağım. Artık aktif bir iş hayatı geçirmeyi düşünüyorum.

Hayatımın bundan sonraki kısmı, sanırım, kendi yaşam yıllarım içinde yeni bir çağ gibi algılamam gereken bir dönem olacak. Profesyonel olarak iş koşullarına ve  5-8 mesailerine alışmam ve para kazanmaya başlamam, para kazandıkça her kadın gibi mızmızlanıp evimde oturmak istiyorum demem, ancak süresiz izne ayrıldığında etekleri tutuşan, eve hapsolursam ne yaparım diye düşünmem gereken bir dönem…

İnsanın yaşı ilerledikçe yaşam standartlarının değiştiğini teorik verilerden  ya da  kulaktan dolma alışılagelen sözlerden değil de, bizzat iliklerine kadar hissederek  anlamak, o yaşam koşulları için de hep daha iyisini istemek ve daha iyisine ulaşabilmek için daha fazla çalışmak sonra da bu kadar çabanın ne için olduğu düşüncesiyle kısa süreliğine bilinç kaybı yaşamak ancak sonrasında hızla akıp giden zamanın püsküllerine tutunup raydan çıkmamak normal yaşantı haline geliyor. İşte bu normal yaşantının içinde insanın aklında sadece bir mesele büyükçe bir yer ediyor. Sevdiklerin…

Bu kadar uzun cümle kullanmayı kendime bir borç bilmiş gibi niye hisettim ki!!! Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ını okuyorum da bu aralar ondan olabilir. Bileğine, yüreğine sağlık. Seni bu zaman kadar neden okumamışım. Ha unutmadım ben tutunabildim hem de sımsıkı…

30 değil 29!

okulu-bitir

Okul dolayısıyla uzun bir süredir yazı yazamadım. Şimdi kısa kısa neler oldu neler bitti biraz onlardan bahsedelim.
Öncelikle 5806 sayılı af kanunu ile döndüğüm okuluma devam ettim ve başarılı sayılabilecek bir dönem geçirdim. Almayı beklediğim 5 dersin yanında ikinci dönem ders programına dahil edilen 2 dersi daha alarak 7 dersi verme çabam başladı. Hepsi birbirinden ağır olan 4 dersin yanında 3 seçmeli aldım. Bilin ne oldu? Seçmelilerden biri kaldı. Umuyorum ki tek ders sınavında onu da halledip bir sonraki şubat ayında mezuniyet diplomamı almaya hak kazanırım. Derslerin kapsamında daha önce de bahsettiğim gibi bir portakal suyu fabrikasının fizibilite raporunu hazırladık. Oldukça keyifli bir proje oldu. Temel iletişim seçmeli bir ders olsa da oldukça güzel bilgiler edindiğim bir ders oldu. Hocamın tavsiyesi ile beden dili seminerine gittim. Aslında bir çok seminere gitmek istedim ama zaman kısıtlılığından dolayı gidemedim. Yönetici ne iş yapar bunu öğrendim. “Yönetici iş yapmaz yaptırır.” Dersler hakkında bu kadar yeter.

Continue reading »

Yine Yollar, Yine Ayrılık

okulUzun bekleyiş sona erdi. Nihayet okuluma dönebiliyorum. Daha önce size okuldan neden atıldığımı uzun uzun anlatmıştım. Şimdi öğrenci olmanın sevincini yeniden yaşıyorum. Pazartesi gününden itibaren beni zorlu bir dönem bekliyor. İstanbul’da bir yarımı bırakıp İzmir’de olmak benim için oldukça zor olacak. Ancak bu konuda eşimin desteği olmasa eminim bunun için bu kadar istekli olmazdım.

E tabi bu zaman zarfı içinde blogu sık güncelleyemeyeceğim. Ama okulda öğrendiklerimi sizin işinize yarayacak şekilde aktaracağıma emin olabilirsiniz. Microblog olmamasına özen göstereceğim. Zaman zaman sizden beni mazur görmenizi isteyebilirim. Bilindiği gibi mühendislik okumak zordur. Derslerin yoğunluğu beni fazlasıyla yorabilir. Ya da nerdeyse 6 aydır evden dışarı nadiren çıkıyor olmamın getirdiği hamlığı üstümden atmama ve daha aktif olmama da sebep olabilir. Bakalım zamanla hep birlikte göreceğiz.

Bana bu sürecin neler kattığına gelince;
Aslında üniversite mezunu olmanın insanın iş hayatına etkileri değil ruhi durumuna etkisi olduğunu öğrenmiş oldum. Kendinizi işe yaramaz hissedebileceğinizi şimdi bilmiyor olabilirsiniz. Ama ne zaman elinizden bu fırsatı kaçırırsınız, işte o zaman okul sıralarında geçirdiğiniz zamanların aslında sizin en kıymetli zamanlarınız olduğunu anlarsınız.
Bulunmaz bir fırsat olan ekmek elden su gölden okul dönemi, aslında sizin birikimlerinizin üstüne bir tuğla daha koymanız gereken bir zaman.  Her ne bölümünü okursanız okuyun işin uzmanı siz olacaksınız. Ne kadar uzman olacağınız sizin performansınıza bağlı. Continue reading »