
Paramarka açıldığı günden bu yana üye sayısını hızla artırmaya devam ediyor. Yeni eklenen özellikleriyle dağıtılan hediyeler artık sadece kampanya ile sınırlı değil. Aktivitie puanlarınızı arttırarak hediye kazanma şansı yakalayabilirsiniz. Peki nedir bu aktivite puanı. Adı üzerinde ne kadar aktifseniz o kadar puan toplayacaksınız. Kampanyalara göstermiş olduğunuz katılımlar, kampanyalara katılan projelere yaptığınız yorumlar, blogunuzda paylaştığınız bir paramarka yazısı… Bütün bunlar tabiki size et, süt yumurta olarak değil aktivite puanı olarak geri dönecek.
Kurucu ekip ve kreatif ekibin mizah anlayışının oldukça farklı olması ve ekibin sevimli karakterlerle samimi mesajlar gönderiyor olmaları e postamda heyecanla beklediğim e-postalar arasına girmeyi başarıyorlar.
Geçtiğimiz dönem okulda bir portaka suyu projesi yapmıştık. O proje için amatörce bir logo yapmıştım. Bakalım o amatör duygularım hala yaşıyor mu?
Paramarka’nın yeni kampanyası Cappy Limonata için bir karakter isteniyor. Evet çok profesyonel değilim ama e hadi bir deneylim.
Haydi herkese bol şans. Yok eğer ben kabiliyet düşmanıyım, ya da utanır sıkılırım derseniz bari beni destekleyin de aleme rezil olmalayım.
Desteklemek için buraya, buraya, veya buraya tıklayın.

Bundan 1 yıl önce eşimle oturmuş blogların geleceği hakkında konuşurken şöyle demiştim. Bir gün markalar kapımda sıra olacaklar “bir yazı yaz ne olur sana şu ürünümüzü bedava yollayacağız diye”. Bu konuya birazdan döneceğim.
Markette dolaşırken en sevdiğim şeylerden biri promosyonlu-hediyeli- bir ürünü ne pahasına olursa olsun alıvermek. Sadece hediyesi için. Başka bir şekilde temin edilmesi mümkün olamayanlar daha çok dikkatimde tabii. İşte o küçük hediyecikler benim hayatımın neşelerinden biri. Eminim ki bu duygularımda yalnız değilim.
Bazen bu hediyeler büyür. Hediye çekilişleri olur. Ve ben o hediye çekilişlerinden hiç nasiplenemem. Eh sanırım bunda ettiğim duanın önemi büyük. Allah’tan sahip olduğum dünya nimetlerinin hepsinin dişimle tırnağımla kazanılmış olmasını istemiştim. Bir defasında İzmir’de kaldığım yıllarda gözlüklerimi yenilemiştim. Gözlükleri aldığım dükkan yeni açılmış fakat henüz şaşalı bir açılışı olmamıştı. Açılışı için Rahmetli eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Priştina davetliydi. Çekilişle güneş gözlüğü vereceklerdi. Ben her zaman ki talihsizliğim yüzünden gitmek istemedim. Ama son dakika biri fısıldar gibi oldu “giiiiit” diye. Hızlıca giyinip evden çıktım. Açılış konuşmasına yetişmiştim. Ve Sayın Priştina’nın çektiği ilk isim benim ismimdi. Ve yaklaşık 150 ytl değerinde Rayban gözlüğün sahibi olmuştum bir anda. Ama çok sürmedi. Çalındı. İşte böyle benim çekiliş maceralarım.
Read the rest of this entry »
0