Vitrin

Geliştrend 1 Yaşında Uzun süredir İstanbul'da bulunamamam nedeniyle, tabiri caizse ağzımın suyunun aktığı bir etkinlik var. Buluştrend! Bu etkinliğin çıkış noktası aslında Gelistrend.com adlı topluluk blogu. Tam 1 yıl önce kurulan bu blog o kadar çok konuk ağırladı ki okumaya başladığınız da...

Devamı

Geliştrend 1 YaşındaGeliştrend 1 Yaşında Uzun süredir İstanbul'da bulunamamam nedeniyle, tabiri caizse ağzımın suyunun aktığı bir etkinlik var. Buluştrend! Bu etkinliğin çıkış noktası aslında Gelistrend.com adlı topluluk blogu. Tam 1 yıl önce kurulan bu blog o kadar çok konuk ağırladı ki okumaya başladığınız da...

Devamı

82.Oscar Ödülleri82.Oscar Ödülleri Bu yıl Oscar ödülleri için sıkı tahminlerim var. Ama yine de Oscar komitesine güven olmaz. Birçok sürprizlerle karşılaştığımız için bu yıl da sürprizlere hazır olmak gerekir. İlk olarak "En İyi Film" ödülünden bahsedelim. Önceki yıllara göre kuvvetli adaylar olduğunu söylemek...

Devamı

Kalite Fonksiyon Göçerimi-Quality Function DeploymentKalite Fonksiyon Göçerimi-Quality Function Deployment Ege Üniversitesi, Gıda Mühendisliği Bölümü'nde tamamlamış olduğum bitirme tezimin konusu "Kalite Fonksiyon Göçerimi(KFG)" (Quality Function Deployment-QFD). Bu tezi tamamlarken çok keyif aldığımı itiraf etmeliyim. Kalite kontrol sistemlerine okul hayatım boyunca daha fazla ilgi göstermiş...

Devamı

Bu Kendime AferinimdirBu Kendime Aferinimdir Yıllar sonra büyük bir işi başarmış olmanın haklı gururunu yaşıyorum. Artık üniversite mezunu bir gıda mühendisiyim. Bunun benim için öneminin ne kadar büyük olduğunu burada yazacağım herhangi bir cümle ile size ifade edebilmem mümkün değil. Aslında bu haberi alalı yaklaşık...

Devamı

82.Oscar Ödülleri

0

07-03-2010 | uyuyang | sinema

Bu yıl Oscar ödülleri için sıkı tahminlerim var. Ama yine de Oscar komitesine güven olmaz. Birçok sürprizlerle karşılaştığımız için bu yıl da sürprizlere hazır olmak gerekir.

İlk olarak “En İyi Film” ödülünden bahsedelim. Önceki yıllara göre kuvvetli adaylar olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak 2 film diğerlerinden daha fazla öne çıkıyor. Biri “Avatar” diğeri ise “Hurt Locker“.  Son hafta okuduğum bir habere göre Hurt Locker ekibinin Oscar komitesine kendilerini seçmeleri için gönderdiği e-posta sanırım durumda fazlasıyla etkili olacak ama hangi yönde? Benim gönlümden geçen Hurt Locker. Avatar için ilginç bir tespitte bulunacağım ama ben bile hala şaşırıyorum. Filmde koloninin yaşadığı yerler sanki cennetin tarifi yapılırken anlatılan yerlerin hayalinin perdeye yansıması gibi. O yüzden de yorum yapmakta zorlanıyorum. Neyse bu konuya girmek istemiyorum.

En İyi Yönetmen” dalında yine bu iki film arasında ilginç bir çekişme var. Çünkü Avatar filminin yönetmeni James Cameron,  Hurt Locker’ın yönetmeni olan Kathryn Bigelow‘un eski eşi. Bu da Oscar komitesini ne yönde etkileyecek oldukça merak konusu. Yönetmenlik dalındaki adayıma gelince, James Cameron ağır basıyor. Ama Kathryn Bigelow alır.

En İyi Özgün Senaryo” dalında favorim Inglourious Basterds ile tabii ki Quentin Tarantino. Umarım bir sürpriz olmaz. Çünkü Hurt Locker bir çok dalda sürpriz yapması beklenen bir film.

En İyi Uyarlama Senaryo” dalında ise “Up In The Air” filmi ile Jason Reitman ve Sheldon Turner en kuvvetli adaylar. Benim adaylarımın da bunlar olduğunu söyleyebilirim. Ama burada dikkatinizi “The Messenger” filmine çekmek istiyorum. Birinde, işi insanların işine son vermek olan bir insanın hikayesi, diğerinde ise yakını askerde ölen birine ilk haberi veren kişi olma görevini üstlenmiş bir insanın hikayesi anlatılıyor. İlginçtir ki her ikisinde de bu kişilerin yanlarına verilen asistanın eğitimi konu edilmiş. Bu kadar benzerlik şaşırtıcı.

En İyi Kadın Oyuncu” adayına gelince gönlümden geçen “Gabourey Sidibe“. Ancak bu ihtimal oldukça zayıf. Diğer yandan sevdiğim bir aktris olan Sandra BullockThe Blind Side” filmi ile aday ve hatırladığım kadarıyla bu onun ilk Oscar adaylığı. Komite ona bir güzellik yapıp, onu bu ödülden mahrum bırakmayacaktır. Öte yandan Sandra Bullock’un oyunculuğunu çok severim ama açıkçası bu filmde Oscar adayı olunacak türden bir oyunculuk sergilediğini söylemek pek mümkün değil.

En İyi Erkek Oyuncu” dalı için adaylar arasından favori gösterilen “Jeff Bridges“‘in rol aldığı Crazy Heart filmini izlemediğim için yorum yapamam ama “George Clooney“, “Up In The Air” ile kuvvetli bir rakibi, onu biliyorum.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” dalında “Mo’Nique“, “Precious” filmi ile favoriler arasında ben de “muhtemelen alır” diyorum. Penelope Cruz‘a hiç şans vermiyorum.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” dalında yine Quentin Tarantino‘nun Inglourious Busterds filmine ihtimal veriyorum. “Christoph Waltz“  bu filmde hakikaten oldukça şaşırtıcı bir performans sergilemişti.

En İyi Görüntü Yönetmeni” dalında “Avatar“dan başka alternatif göremiyorum. Ya siz?

En İyi Müzik” dalında ise Michael GiacchinoUp” filmi ile Oscar’ı kucaklayabilir.

Son olarak “En İyi Yabancı Film” dalında tamamen avare bir tahminde bulunup “The White Ribbon” (Almanya) diyorum.

Yukarıda ismini anmadığım filmleri hiçe saymıyorum tabii. Ancak diğerlerini yanında pek de esamesi okunacak filmler değiller. Bu kategorilerdeki diğer adaylarla birlikte tüm liste için Oscar‘ın resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Programı bu yıl Alec Baldwin ve Steve Martin birlikte sunacaklar. Beni sorarsanız çay ve çekirdek eşliğinde bu gece Oscar izliyor olacağım. Kodak tiyatrosundan değil elbette. Evimdeki rahat koltuğumdan. Bu gece sabaha kadar sürecek olan Oscar Ödül Töreni’ni NTV‘den izlemek mümkün. Gece 1′den itibaren izleyebilirsiniz.

Dipnot: Sabaha doğru bu yazı ödüller belli oldukça güncellenecektir.

Ve sonuçlar;

En İyi Film/Best Picture : The Hurt Locker (Kathryn Bigelow)
En İyi Erkek Oyuncu/Actor in a Leading Role : Jeff Bridges (Crazy Heart)
En İyi Yardımcı Erkek/Actor in a Supporting Role : Christoph Waltz  (Inglourious Basterds)
En İyi Kadın Oyuncu/Actress in a Leading Role : Sandra Bullock (The Blind Side)
En İyi Yardımcı Kadın/Actress in a Supporting Role : Mo’Nique, Precious: Based on the Novel ‘Push’ by Sapphire
Animasyon/Animated Feature Film : Up
Sanat Yönetimi/Art Direction : Avatar (Rick Carter and Robert Stromberg)
En İyi Görüntü Yönetmeni/Cinematography : Avatar (Mauro Fiore)
En İyi Kostüm/Costume Design : The Young Victoria (Sandy Powell)
En İyi Yönetmen/Directing : The Hurt Locker (Kathryn Bigelow)
En İyi Belgesel/Documentary Feature : The Cove (Louie Psihoyos and Fisher Stevens)
En İyi kısa Belgesel/Documentary Short : Music by Prudence
En İyi Kurgu/Film Editing : The Hurt Locker (Bob Murawski and Chris Innis)
En İyi Yabancı Film/Foreign Language Film : The Secret in Their Eyes (El Secreto de Sus Ojos)-Argentina
En İyi Makyaj/Makeup : Star Trek (Barney Burman, Mindy Hall and Joel Harlow)
En İyi Müzik/Music (Original Score) : Up, Michael Giacchino
En İyi Şarkı/Music (Original Song): The Weary Kind (Theme from Crazy Heart) from Crazy Heart, Ryan Bingham and T Bone Burnett
Kısa Animasyon Film/Short Film (Animated) : Logorama
En İyi Kısa Film/Short Film (Live Action) : The New Tenants
Ses Montajı/Sound Editing : The Hurt Locker (Paul N.J. Ottosson)
Ses Miksajı/Sound Mixing : The Hurt Locker (Paul N.J. Ottosson and Ray Beckett )
En İyi Görsel Efekt/Visual Effects : Avatar (Joe Letteri, Stephen Rosenbaum, Richard Baneham and Andrew R. Jones)
Writing (Adapted Screenplay): Geoffrey Fletcher, Precious: Based on the Novel ‘Push’ by Sapphire
Writing (Original Screenplay) : Mark Boal, The Hurt Locker 
 

 

Kız Kardeşimin Hikayesi(My Sister’s Keeper) Film Yorumu

4

14-08-2009 | uyuyang | sinema

my-sisters-keeperMy Sister’s Keeper(Kız Kardeşimin Hikayesi) sandığımın aksine oldukça duygusal bir film imiş. Ben romantik komedi sanmıştım oysa ki. Filme gitmeden önce yanımda ıslak mendil vardı. Oldukça işe yaradığını söyleyebilirm. Mutlaka çevremizde, akraba olmasa bile tanıdıkların arasında lösemi ile savaşan birileri vardır. Löseminin tedavisinde çoğunlukla uygun ilik aranır. Bulunamaz ise aynı anne babadan yeni doğacak çocuktan ilik nakli olması tedavide bir umut olur.

Filmde bir ailenin lösemili çocuklarını kurtarabilmek adına yeni bir çocuğa sahip olmaları ile konu alınıyor. Ancak bu çocuk büyüdüğünde ablası için donör olmaktan vazgeçer ve bu konuda uzmanlığı halk tarafından kabullenilmiş bir avukat yardımıyla ailesine dava açar. Her ne kadar filmin ilerleyen zamanlarında sonuç önemli olmasa da davayı kazanır.

Filmin konusu hakkında bu kadar bilgi yeter. Umarım sinemada izlerken yanınızda mendil götürmeyi ihmal etmezsiniz. Filmin başrol oyuncuları arasında Cameron Diaz (anne), Abigail Breslin(Donör kardeş), Sofia Vassilieva (Lösemili çocuk), Alec Baldwin (avukat) var. Yönetmen koltuğunda Nick Cassavetes oturuyor. Senaryosunu Jeremy Leven ve Nick Cassavetes birlikte kaleme almışlar. Bu güzel hikaye ise Jodi Picoult’ın aynı adlı eserinden uyarlanmış.

Read the rest of this entry »

Metrodan Kaçış “Taking of the pelham 1 2 3″

0

29-07-2009 | uyuyang | sinema

pelhamBazen bir film dönüşü izlediğiniz filmin sahneleri içinde bulursunuz kendinizi. Hele de filmin adı “Metrodan Kaçış”(Taking of the Pelham 1 2 3) ise ve siz de eve metro ile dönmek durumundaysınız olay daha keyifli hale gelir. Filmde rehin alınan yolculardan biri gibi hissedebilirsiniz kendinizi. Filmden bahsetmeden önce metrodan bahsedelim.

Dikkat edince metro özellikle de İstanbul metrosunda her tür insanla karşılaşmak mümkün. Metro farklı bir ulaşım aracı. Her insan sınıfı bu ulaşım aracını kllanıyor. Zengin, fakir, sarhoş, genç, güzel, işçi, öğrenci, yolcu, hasta, memur, sanatçı… Her gruptan insan görmek mümkün.

İşte yine bir metro ulaşımı sırasında insanları incelemeye başladım. Bir ara karşımda oturan yeni yetme delikanlı kulağındaki müziğe sesli eşlik ettiğini farkedince utanarak elleriyle oynamaya başladı. Zira ellerindeki yaraları farketmem o zamana rastladı. Elleri muhtemelen çalıştığı iş sonucunda yara bere içinde olmuştu. Yaşı genç olmasına rağmen zengin yaşıtları gibi gezip belki de o saatte işten dönüyordu. Ancak benzer olan bir şey var. Kafasını telefonundan kaldırmıyordu. Diğer yanda koltukların yarısı boş olduğu halde ayakta yolculuk yapmayı tercih eden bir başka yolcu daha vardı. Muhtemelen yırtık terlikleri ve gencin ellerinden çok daha beter durumda olan ellerinden de anlaşılacağı gibi işten dönüyordu. Read the rest of this entry »

Başka Semtin Çocukları Film Eleştirisi

3

23-04-2009 | uyuyang | sinema

baska-semtin-cocuklari

Kozmopolit bir ülkede yaşıyoruz artık. Eskiden İstanbul için söylenirdi bu söz. Ama artık ülke genelinde de bunu söylemek mümkün.  Birçok dinden, dilden, ülkeden insanlarla karşılaşmak her daim mümkün. Bazen yakın çevrenizde yaşayan insanın hangi dinden olduğunu bile ayırt etmemizin mümkün olmadığı bir dönemde yaşıyoruz. Bunun ne kadar önemli olduğu kişiye göre değişir. Ama önemli olan kişilerin hürriyetlerine saygılı olabilmek.

Yukarıda lakırdısını ettiğim bu sözlerin sebebi “Başka Semtin Çocukları” filmi.Yönetmenliğini Aydın bulut’un yaptığı ve senaryosunu da Serkan Turhan ile birlikte kaleme aldığı filmin başrol oyuncuları arasında  İsmail Hacıoğlu, Mehmet Ali Nuroğlu, Ertan Saban, Rıza Kocaoğlu, Eyşan Özhim ve Bülent İnal yer alıyor.

Bilge Elif Özköse ve Murat Kaya’nın daveti ile vizyona girmesinden 2 gün önce izleme fırsatı bulduğumuz bu film fazlasıyla eleştiri alacağa benziyor. Filmi öncelikle sanatsal anlamda ele alacak olursak; olumsuz eleştiri yapmak söz konusu değil. Özellikle de kamera arkasını izledikten sonra bir filmin aslında hiç de kolay çekilmediğini söyleyebiliriz. Güneş ışığı, yağmur sahneleri, savaş sahneleri vs. bunların hepsi için ayrı ayrı düzenlemeler yapılması gerekiyor. Yönetmen bu konuda oldukça başarılı bir işe imza atmış. Oyunculuk bakımından Eyşan Özhim, İsmail Hacıoğlu ve Bülent İnal bu filmde favorilerim arasında idi. Ha bir de gösterdiği üstün performansı ile Ertan Saban’ı unutmamak lazım. Read the rest of this entry »

Seven Pounds (Yedi Yaşam) Özel Gösterim

4

09-03-2009 | uyuyang | sinema

seven-pounds

Senaryosunu Grant Nieporte’ın kaleme aldığı filmin yönetmenliğini Gabriele Muccino yapmış.

Oyuncular arasında ilk göze çarpanlar; Will Smith(Ben Thomas), Rosario Dawson (Emily Posa), Woody Harrelson(Ezra Turner), Michael Ealy(Ben’s Brother), Barry Pepper(Dan).

Seven Pounds filminde başarılı aktör Will Smith başrolde karşımıza çıkıyor. Bu rolüyle aksiyon filmlerinde gösterdiği başarıyı, dram filmlerinde de çok başarılı şekilde yerine getirdiğini söylemek mümkün.
Ben Thomas (Will Smith) araba kullanırken yaptığı küçük bir hata yüzünden karısı da dahil olmak üzere birkaç hayatın sona ermesine sebep olmuş ve bu yüzden de kendini bir türlü affetmemiştir. Bugüne kadar çalışıp kazandığı neyi var neyi yok bu yolda harcamaya ve dahası bütün organlarını, insanları kurtarabilmek için bağışlamaya karar vermiştir. Ancak bunu kendi yolları ile yapacak kimin hangi organa ihtiyacı olduğunu kendisi araştırıp bulacaktır. Bunu yaparken en önemli kriteri ise bağış yapacağı hastanın iyi bir insan olmasıdır. Zaman zaman bu sınavı yaparken oldukça acımasız olacak insanları kıracaktır. Ancak en doğru kararı verebilmesi için kendince bunu en iyi şekilde yapmak zorundadır. Tüm bu işlemler için en yakın arkadaşı bu görevi üstlenecektir. Read the rest of this entry »

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi

10

10-01-2009 | uyuyang | sinema

benjamin-buttonZamanı Geriye Döndürebilir misiniz?

Warner Bros Picture’ın  yapımını üstlendiği Benjamin Button’un Tuhaf Hikayesi(The Curious  Case of Benjamin Button)’nde   bu mümkün. Ülkemizde 6 Şubatta vizyona girecek olan filmin yönetmen koltuğunda David Fincher var. Eric Roth ve Robin Swicord ise senaryoyu kaleme alanlar. Filmin oyuncuları arasında Brad Pitt, Cate Blancket, Mahershalalhashbaz Ali,  Julia Ormond, Elias Koteas, Traji P.Henson, Jason Flemyng, Tilda Swinton, Jared Harris, Elle Fanning başrolleri paylaşanlar. Ama oyuncu kadrosu oldukça geniş bir produksiyon olduğunu belirtmek gerek. Golden Globe’da (Altın Küre)  5 dalda aday gösterilmiş. Bunlar ;
En iyi film
En iyi yönetmen (David Fincher)
En iyi erkek oyuncu (Brad Pitt)
En iyi senaryo (Eric Roth)
En iyi müzik (Alexandre Desplat).
Muhtemelen Oscar adayı olarak da aynı -hatta daha fazlası da olabilir- dallarda adaylıklarını göreceğiz.  

Read the rest of this entry »