“Girişimcilik” Eğitimi İzlenimleri

2

Yoğun geçen bir hafta sonundan sonra bu semineri yazma fırsatını şimdi buluyorum. Geçtiğimiz cumartesi daha önce Kadir Has Üniversitesi  Cibali kampüsünde olması beklenen seminer yoğun katılım olacağının belirlenmesi üzerine yer değişikliği yaparak Şirinevler belediyesinin son derece modern ve nezih konferans salonunda düzenlendi. Binanın yeni bitmesi hasebiyle bu seminerin orada yapılan ilk seminer olduğunu da belirtmekte fayda var.
Seminer 10:30 da başladı. İlk olarak LabX‘in kurucusu, Fuat Sami  girşimcilik hakkında detaylı bir sunumda yaptı. Bu sunumda “girişimci nasıl olmalı?”, “ yapılan hatalar neler?”, “Türkiye’de girişimciliğin gelişimi hangi aşamada?”, “modeller neler?” gibi sorulara cevap bulduk. Ardından Ari Laitsaari (Finlandiya Merkezli Vera Ventures Risk Sermayesi Şirketinin Genel Müdürü) Dünya’daki en son girişimcilik trendleri hakkında bazı bilgiler verdi. 92 şirket yönetiyormuş kendisi. Bu bilgileri İngilizce olarak verdiği için salonun yarısı anlamakta güçlük çekti. Ve daha aslında girişimci olmakla uzaktan yakından alakası olmayan bir grup öğrenci sertifika alabilmek için belli ki zorla orada oturuyorlardı. Bu yüzden salonda uğultu bir türlü bitmek bilmedi.
Ari Laitsaari’nin hemen sonrasında güzel bir öğle yemeği yedik. Öğleden sonraki ilk oturumda girişimci olarak sayabileceğimiz  üç sunum dinledik. İlki Barış Muslu idi. Chatwalk projesini yaptıktan sonra uzun bir süre kendi adına geliştirmiş ve daha sonra Show Tv’ye satmış. Ve bu satış sonrasında kullanılma amacından pek memnun kalmamış olacak ki ısrarla bu kısmından sonrasının kesinlikle kendi mesuliyeti altında olmadığını sık sık yineledi. Sunumu oldukça samimiydi. Küçük dipnotlar alınası bir sunum oldu.
İkinci sunum Paramarka’nın sunumuydu. Kübra Sönmez ve Rahşan Tan sahnede oldukça neşeli bir sunum yaptılar. Teknik aksaklıklardan dolayı göstermek istedikleri videoyu göstermediler. Evet ben paramarka hakkında bütün sorularıma cevap buldum.  Ama siz bu cevaplar için biraz bekleyeceksiniz. Çünkü çok yakında lansman yapılacak ve ben  de size buradan gerekli bilgileri o zaman vereceğim. Ama şu kadarını söylemek de fayda var. Paramarka,  markalara bakışınızı değiştirecek ve size eğlenirken para kazanmanızı da sağlayacak.
Üçüncü sunum  Begüm Buğdaycı’nın sunumu oldu. Kendisi bir vetereniner hekim.  Bu heyecanlı kız sahneye ilk çıktığı andan son ana kadar sürekli bir telaş ve heyecan içindeydi. Ama yine de çok başarılı bir sunumu gerçekleştirdi. Özellikle başardığı iş heyecanını haklı gösteriyordu.  Fareler üzerine bir proje hazırlayarak, düzenlenen yarışmada birinciliği göğüslemiş. LabX tarafından da desteklenerek kendisine yatırımcı bulmuş.  Kobay olarak kullanılan farelerin oldukça sağlıksız şartlar altında temin edildiği gerçeği kendisini çok rahatsız etmiş ve farelerin steril koşullarda üretilmesi için kolları sıvamış. Sonunda da başarmış. Önümüzdeki aylarda Türkiye’de  fareler artık daha steril ortamlarda büyüyecekler.  Fare deyip geçmeyin. Fareleri kullanan o kadar çok firma ve endüstri alanı var ki şaşarsınız.
Bu üç girişimci başarı hikayesinden sonra mikrofonu Ykm’den Saruhan Tan Aldı. Kendisi Ykm Kurucusu’nun torunu. Yani 3 nesillik bir şirketin varisi de denebilir belki. Paramarka’ya yatırım yapmayı kabul etmiş bir  iş adamı. Neden bir internet projesine yatırım yapmayı tercih etmiş ve bugüne kadar hem kişisel, hem kurumsal olarak pazarlama alanında izlediği politikalar neler, bunları öğrendik. Oldukça berrak konuşması hem dikkatleri topladı hem de diyaloga katılımı sağladı. Ykm’de 1 milyon kişi gibi bir ziyaretçi sayısı olduğunu ve bu ziyaretçi potansiyelini firarsız nasıl değerlendirebileceğini salondakilere sordu.  1 milyon kişiye 1 Ytl’ye ne satılabilir? Eğer bu sorunun cevabını ben biliyorum diyorsanız, paramarka açılışından sonra siz de burada fikrinizi dile getirebilirsiniz.
Kapanışı açılışta olduğu gibi Fuat Sami’nin sunumuyla yaptık. Gerçi bu sırada Kübra ve Rahşan’la derin bir sohbete daldığımızdan bir kısmını kaçırmış olabilirim.  Aslında en önemli sunumu assolist hesabı en sona bırakılmıştı. Burada iş planı nasıl yapılmalı sorusuna detaylı bir cevap aldık. Bir iş planı yaparken ne kadar özen gösterilmesi gerektiğini kavramış olduk. Birkaç örnekle sunum biraz olsun ciddiyetinden uzaklaşmış oldu. Lakin Fuat Sami’nin o kadar uzun süre dimdik durabildiğine şaşırdım.
Genel itibari ile biraz resmi bir seminer oldu. Kahve molasında sohbet etmek biraz olsun bu resmi havayı dağıttı. Yine de LabX tarafından hazırlanan, Kadir Has Üniversitesi ve Üniaktivite tarafından da büyük destek alan bu seminer oldukça faydalı sayılabilecek bir seminer oldu. Ayrıca bizi davet etme inceliğinde bulunan Kübra Sönmez’e de projesinde başarılar diliyorum. Umarım benim heyecanlandığım kadar  herkes aynı heyecanı duyar.

Paylaşın

  • Stumble upon
  • twitter


Yorumlar (2)

Ben hic begenmedim ne akademik olarak nede hayat dersi olsun;kulagımıza kupe olsun diyebilecegim hic birşey yoktu tamamen reklam kokan hareketlerdi bunlar..Bahşettiğim saatin yükü altında ezilerek seminer bitiminde ayrıldım..

bu arada paramarka mı onumuzdeki hafta açılacak demişlerdi 1 ay oldu..

Yorum yaz