Google ile memleket hasreti gidermek



maydanozExtreme Tracking raporlarından aldığım verilere sık sık bakıyorum. Google ile siteme girenler hangi arama sonuçlarından sonra bana ulaşmışlar bunları kontrol ediyorum. Şu ana kadar bu sonuçlardan çıkardığım sonuç, insan memleketinin her şeyini özlüyor. Nasıl mı?

Yurt dışından gelen ziyaretçiler genellikle “Antep usulü kısır”, “Antep kısır”, “kısır”, “Antep usulü” arama  sonuçları ile gelmişler. Nerde olursanız olun insanın memleketinin yemekleri her zaman insanın burnunda tütüyor. Çok şükür yine vatan sınırları içindeyim ama, yine kendi ailemden ata diyarından uzak olunca buraları da gurbet oluyor insana. Gerçi ben 9 yılımı geçirdiğim İzmir’i daha çok özlüyorum o ayrı. İzmir’in havası  bir başka güzel be! Henüz ocak ayında olsanız bile gördüğünüz güneş karşısında hayretlere düşüyorsunuz. İzmir’in yeşillikleri şöyle bol limonlu ohh mis gibi. Sadece onları yemek bile insanı doyurmaya yetiyor. O incecik sapları ile tazecik maydanozları  Gaziantep’tekilerle karşılaştırıyorum da  buradakiler sanırım hiç maydanoz görmediler. Markete gidiyorum birbirinden kalın saplı hangi maydonoz demetini alsam şaşırıyorum. Özellikle kış aylarında haftada en az bir defa pişirme alışkanlığım olan ıspanağa nerdeyse veda ettim. Bir kış bitmek üzere ve ben sadece 2 defa ıspanak pişirdim, o da binbir ısrarla… İnsan İzmir’de yaşadıktan sonra hiçbir yerde yeşillik yiyemiyor. Kuzu ıspanaklar offf of. İzmirliler bilirler bir de rokası meşhurdur. Her pidenin yanında mutlaka roka vardır. Her salatanın içine roka konur. Balık roka ile güzeldir. Acı gelir tadı ilk tadıldığında sonra ya müptelası olursunuz ya da sürekli acı gelmeye devam eder. Ben  müptelası olanlardanım.

Vel hasılı memleketim de memleketim. Burada geçireceğim son dört ayı en azından buradaki yeme alışkanlıklarını kazanmadan geçirirsem sağlığım adına iyi bir şey yapmış olacağım. Sürekli etli yemekler ve de koyun etli yemekler bana göre değil. Nerdeyse vejetaryen sayılabilecek durumdayım. Sadece köfte ve tavuk eti yiyorum. Balık ise İzmir’in bana kazandırdığı güzel alışkanlıklardan biriydi. Antep’te sadece bir defa balık yedim. Balıkların gözlerinin canlılığından tazeliğini anlayacak kadar balık mütehassısı olmadığım için  bu konuda biraz duyarlı davranıyorum. Antep’te dana eti bulmak çok zor.  Genel olarak koyunculuk hakim olduğundan dana etine pek rastlanmıyor. Bu sebepten köfteye de pek rabet yok. Daha çok kebap. Öyle ki her Pazar özellikle çevreyi saran kebap kokuları nerdeyse bütün dünyayı sarıyor sanırsınız. Ama şu da bir gerçek ki buraya gelene kadar gerçek bir kebap yememişim. Yine de bütün ısrarlara rağmen et bana göre değil. Özellikle dişleriniz benim gibi seyrek ise aralarına giren et parçacıklarıyla uğraşmak büyük işkenceye dönüşüyor. Gaziantep’ten ayrılana kadar size birkaç yöresel yemek anlatmayı düşünüyorum. Yakında yuvalamayı sizlere anlatacağım.



Bu yazıyı paylaş
Paylaş

3 Replies to “Google ile memleket hasreti gidermek”

  1. Sevgili Uyuyang,
    Adana -gaziantep yemek kültürü olarak çok yakındır, belki antep daha acılı. Garip bir adanalı olarak acı yiyemem , kebabı az yerim ama yerim. son yıllarda bende daha fazla seviyorum, yeşilliği, salatayı, balığı.
    son 4 ay diyorsun, izmir e mi dönüş?

  2. Şeker hayırlı olsun diyeyim öncelikle. Hakkımda sayfan çok şeker olmuş ama yorum alanını göremedim buraya yazayım dedim. İyiki blogunun adresini yolladın canım. Bu arad RSS adresini de blogda göremedim yazılarda rss takibini gördüm sadece ama oda tekili az alıyor onu da yollarsan kaydedeceğim canım.

    Şimdi yazıya gelelim, bizim kızlar gibi bende doğuluyum Elazığ’lı olmama rağmen acı asla yiyemem hatta Ege yöresi yemeklerine hastayım. Eşim de tam tersi 🙂 Yuvalamayı anlat da yapabilirmiyiz sence şeker 🙂 Sevgiler eşine selam diyeyim de onu da es geçmiş olmayalım 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir