Gözlük sevdası



tek-goz.JPG Sayfamı indekslemekte gecikmeyen Google pagerank güncellemesinde bana biraz cimri davrandı. 0 olan pagerank 0 oldu. Henüz blogu açalı 1 ay oldu. Sanırım henüz kıvama gelmedi. Halbuki arama sonuçlarıyla gelenlerin sayısı bende sanki pr 2 olacakmış hissi uyandırmıştı. Neyse şimdilik belki de kendimi biraz daha geliştirmem için bir fırsat olarak görmeli ve önümüzdeki maçlara bakmalıyım.Pr artık her ay güncellenecek diye bir duyum aldım. Bakalım ne kadar doğru bir duyum. Önümüzdeki ay göreceğiz.Pr yükseltmenin en önemli yolu benzersiz içerik üretmekse ben de bu konuda devam etmeliyim.

Neyse gelelim asıl mevzua. 9 yaşımdan beri gözlük kullanıyorum. Aslında pek kullanıyorum sayılmaz. Her zaman bir köşede  gözlüğüm oldu. Ama köşede, gözümde değil. Henüz 5-6 yaşlarında iken anneme herkesin sağ elini kullandığını ve sol elini kullanamadığını düşünerek şöyle bir soru sordum.
-Anne herkesin mi sol gözü bulanık görüyor.
-Saçmalama be!
Böyle bir cevap üzerine ben de saçmalamayı bırakıp bir daha bu konuyu açmadım. Ne de olsa ailenin en zeki ve en küçük çocuğuydum. E tabi zaman geçince saçmalayacak biri ortaya çıktı. İlkokul 3 te okula gelen göz muayene ekibi sol gözümün bozuk olduğunu ve aileme söylemem gerektiğini belirttiler. Ben de dediklerini yaptım ve aileme söyledim. Ertesi gün soluğu devlet hastanesinde aldık. Ve sol gözümün 7.5 hipermetrop olduğunu söyledi doktor. O zaman bunun tam olarak ne olduğunu anlamadım. Bana ifade ettiği tek şey şişe dibi cam olmasıydı. İlkokulu bitirene kadar tek gözümde +3 diğer gözümde düz camla dolaştım. Camlar o kadar ağırdı ki her gün kulaklarım ve burnum acırdı. Nihayet kendi kararımla gözlük takıp takmamanın benim gözümde hiçbir şey değiştirmediği fark edip gözlükleri çıkardım. Biraz daha büyünce o altın çerçeveli gözlükler hoşuma gitmeye başladı ve ısrarla bu sefer onlardan istedim. Ama bir şartla camın numarası biraz küçülecekti. Bu sefer +2,5 numara ile dolaştım. Ama metal çerçevenin ağırlığı kemiklerden fazla olduğu için değişen bir şey olmadı. Lisede numara değişmedi ama sağolsun bir doktor sağlam gözüme de +1 numara verdi. Bu sefer de bu yüzden takamadım. Gümüş çerçeveydi hem de. Üniversitede yarım çerçeve bir gözlük aldım. Numaralarını kendim belirledim. Ayrıca inceltilmiş cam yaptırdım. İşte hayatımın çerçevesi bu dedim. O da çalındı. Yine üniversitede bir çerçeve daha aldım. Daha doğrusu çerçevesiz. (çerçeve kelimesini anlamı şu anda beynimde anlamını yitirdi. Ne demekti çerçeve?) Camlar o kadar inceltilmişti ki otobüste uyurken kafam cama çarpınca çıt sesiyle uyandım. Neyse ki gözlük camı gözüme girmedi. Yaptırdım. Mutfak dolabına çarptım yine aynı yerden çıt. Yine yaptırdım. Kırılacak diye korkumdan takmıyorum.
Sonuç ben bu işi beceremiyorum.

Peki gözlerimin bozuk olmasının sebebi ne? Annem ve babam her ikisi de taşıyıcı. Ağabeyimde renk körü çıktı.( askeri lisesi sınavını geçip mülakata kalınca) bizimkiler bu konuda pek  yavaşlar. Bende ise doğuştan göz tembelliği var. Küçükken önlem alınmış olsaydı tamamen olmasa da biraz düzelme şansı vardı. Şimdi ise hiçbir şekilde yok. Lazer ise beni korkutuyor. Her ne kadar tek gözüm %75 görmüyor olsa da sağ gözüm o kadar iyi görüyor ki diğerinin görmemesini fark etmiyorum bile. Sadece 3 boyutlu resimleri çıplak gözle göremiyorum o kadar. Bir çok ebeveyn çocuklarının sağlıklı olmaları için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Ancak göz her nedense dikkate alınmıyor ya da geç fark ediliyor. Çocuklarınızı mutlaka göz muayenesinden geçirin. Hele de şimdi bilgisayarlı muayene söz konusuyken bunu kesinlikle göz ardı etmeyin. Önce sağlık!



Bu yazıyı paylaş
Paylaş

9 Replies to “Gözlük sevdası”

  1. Bir anlatım bu kadar akıcı mı olur diyorum…
    Kardeşim 3 yaşından beri gözlük kullanıyor. 6 aylıktı gözlerindeki kaymayı yani şaşılığı farkettik. 4 yaşında far ayarını yaptırdık -biz evde ameliyat demek yerine bu ismi kullanıyoruz- hala da gözlük kullanıyor. En son far ayarı geçen sene yapıldı ama yakın bir vakitte tekrar girmesi olası çünkü o da gözlük kullanmayı sevmiyor…
    Hiç unutmam metal çerçeve bir gözlüğü vardı o zamanlar yaşı 7 dolaylarında… Yaz mevsimi koşmuş terlemiş iş yerinde yukarı büro katına çıkmış gözlüklerini temizliyor. Karşısında sekreterimiz oturuyor. Gözlüklerinde o kenarları burnuna alerji tarzı bir şey yapmış dönüp şöyle demişti sekreterimize
    ” X abla insanın parçası ihanet eder mi? Ben bu gözlüğü 3 yaşımdan beri takıyorum ve bir parçam oldu artık. Ama bu bana ihanet ediyor. Kaşındırıyorrrrrr” diye komik bir şekilde derdini dile getirirken artık gözlüğü nasıl tuttuysa tam ortasından çat diye kırılmıştı 🙂

  2. teşekkür ederim miray. Ben altın çerçeveli olanını kırmak için çok uğraşmıştım ama ne yaptıysam başaramadım.

  3. Ben ekim ayında açtım blogu ama daha sonra kasım ayından sonra kapatmıştım. Düzenli olarak iki aydır yazıyorum 0 dan 3’e çıkmış pr değerim. Siz söyledikten sonra kontrol ettim. Benim blogun o kadar fazla ziyaretçisi yok eminim bir dahakinde sizinki çok iyi bir değer alacaktır. Gerçi ne işe yaradığı konusunda bir fikrim yok ama.

    Geçmiş olsun öncelikle göz konusunda. Benim gözlük numaralarımın artmasıda yanlış gözlük kullanmaktan oldu. Lisedeyken doktor büyük numara gözlük vermiş bana sonradan fark ettim ama iş işten geçmişti gözlük numaralarım büyümüştü. Özellikle devlet hastanelerinde çok baştan savma bir şekilde kontrol yapılıyor.

    Bir konuda çok haklısınız gerçekten ihmal ediliyor. Gözlerindeki bozukluk çok az olan arkadaşlarım var ve gözlük takmayı ısrarla ihmal ediyorlar. Halbuki takmadıkları zaman özellikle 24-27 yaşına kadar gözlerindeki bozukluk bir ihtimal artmaya devam edecek.

    Çerçeve konusunda ben de haliyle muztarip olmuştum. İlk gözlük çerçevem resmen demir yığınıydı burnumun yere düşeceğini sanardım.(:

  4. benim de sol gözümde tembellik var, kızkardeşim 4 yaşından beri kayma tedavisi gördü, sanırım ondaki büyük problemden dolayı bendeki tembelliği ancak üniversitede farkedebildik, ve tabi yapılacak bir şey kalmamıştı. diğer gözüm iyi destekçi kapatınca algılıyorum sol gözümün puslu gördüğünü. bende ehliyet sınavında çok korktum açığa çıkacak sol gözüm ehliyet alamayacam diye. ama şükür olmadı.
    lazer tedavisinin tam anlamıyla çözmeyeceğini söylemişti o dönemde doktorum bana, şimdi nasıl durum bilmiyorum.

  5. peki askeri lise için mülakatta elendiniz mi bende de göz tembelliği var sağlıkta elenir miyim göz tembelliği sebebiyle ?

  6. Askeri Lise de elenmedim. Çünkü Ben askeri lise sınavlarına başvurmadım. Ancak Ağabeyim Gözlerinde renk körlüğü olduğu için elenmişti. Size de başarılar diliyorum. Umarım elenmezsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir