Dizi müptelası biri değilim. Seyrettiğim dizilerin sayısı iki elimin parmaklarını geçmez( söz de müptela değildim). Bunlarda biri Lost diğeri Prison Break. Türk dizilerinden ise Bıçak Sırtı ve Kurtlar Vadisi favorilerim arasında.
Kurtlar Vadisi’ni ilk günden beri takip ediyorum. Ve her ne kadar “kızlar ne anlar bu diziden” diyenler olsa da ben yine de devam edeceğim. Pusu ile biraz formundan kaybetse de insanı heyecanlandırmaya yetiyor bu dizi.
Bıçak Sırtı’na gelince ilk zamanlarda farklı konusu ile kendini sevdirmişti. Şimdi ise başladığım bir işi yarım bırakmamak için izlemeye devam ediyorum.
Lost!!! Başlı başına bir muamma. Bir yeri çözdüm diyorum başka bir yerden patlak veriyor sorular. Bu dizide sorular hiç bitmez. Senaristlerin grevi dizilerde bazı çatlak parçaların oluşmasına yol açmış gibi görünüyor. İlk 3 sezonda bilinmezliğin heyecanını artık oyuncuların başlarına ne geleceği endişesi almış durumda. Biz de onlarla üzülüyor onlarla sevniyoruz. O dizide de sevdiğim elemanlardan biri Sawyer diğeri de Hugo. Sawyer umarsızca davranışları ile bana kendimi hatırlatıyor. Hugo ise tam bir maskot. Her evde olması gereken cinsten. Olmasını istediğim 5 çocuğumdan ortanca olanının Hugo gibi bir karakteri olmasını isterim. Hem sevimli, hem esprili, tabi o kadar da şişman değil. devamı »