<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uyuyang &#187; dizi</title>
	<atom:link href="http://www.uyuyang.com/kategori/dizi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.uyuyang.com</link>
	<description>Don't be sleepy</description>
	<lastBuildDate>Mon, 31 May 2010 18:05:15 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>&#8220;Bones&#8221; Kemiklerin Anlattıkları!</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/bones-kemiklerin-anlattiklari/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/bones-kemiklerin-anlattiklari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 01:37:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Angela Montenegro]]></category>
		<category><![CDATA[Bones]]></category>
		<category><![CDATA[David Boreanaz]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Camille Saroyan]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Jack Hodgins]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Temperance Brennan]]></category>
		<category><![CDATA[Emily Deschanel]]></category>
		<category><![CDATA[Eric Millegan]]></category>
		<category><![CDATA[Fox]]></category>
		<category><![CDATA[Michaela Conlin]]></category>
		<category><![CDATA[Special Agnet Seeley Booth]]></category>
		<category><![CDATA[T.J. Thyne]]></category>
		<category><![CDATA[Tamara Taylor]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Zack]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=467</guid>
		<description><![CDATA[Bu yaza damgasını vuran dizi benim için Bones dizisi oldu. Dizinin, bilimsel olarak kanıtlanabilir verilerden müteşekkil bir konusu olması, müspet ilim öğrenen biri olarak benim ilgimi çekmeyi başardı.
Hemen karakterlerden bahsedelim. Öncelikle Dr. Temperance Brennan;   nam-ı diğer “Bones” rolüyle Emily Deschanel dizinin başrol oyuncusu olarak karşımıza çıkıyor. Daha önce bahsettiğim My Sister&#8217;s Keeper  filminde de kısa bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-466 alignleft" title="bones" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/09/bones.jpg" alt="bones" width="250" height="368" />Bu yaza damgasını vuran dizi benim için <a href="http://www.fox.com/bones/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Bones</span> </a>dizisi oldu. Dizinin, bilimsel olarak kanıtlanabilir verilerden müteşekkil bir konusu olması, müspet ilim öğrenen biri olarak benim ilgimi çekmeyi başardı.</p>
<p>Hemen karakterlerden bahsedelim. Öncelikle <a href="http://www.fox.com/bones/bios/emily.htm" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Dr. Temperance Brennan;</span></a>  <span style="color: #ff6600;"> </span>nam-ı diğer “Bones” rolüyle Emily Deschanel dizinin başrol oyuncusu olarak karşımıza çıkıyor. Daha önce bahsettiğim <a href="http://www.uyuyang.com/kiz-kardesimin-hikayesimy-sisters-keeper-film-yorumu/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">My Sister&#8217;s Keeper</span>  </a>filminde de kısa bir süre doktor rolüyle ekranda gözüküyor. Hemen beraberinde ortağı olarak <a href="http://www.fox.com/bones/bios/david.htm" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Special Agnet Seeley Booth</span></a> rolüyle David Boreanaz karşımıza çıkıyor. Bu iki ortak birbiriyle fevkalade uyumlu bir şekilde, en çözülmez olayları bile açıklığa kavuşturuyorlar. Ancak o kadar uyumlu olmalarının sebebi birbirlerine karşı besledikleri gizli hisler. Bu hisleri bir türlü gün yüzüne çıkaramıyorlar, o ayrı. Bu anlatılanlarla diğer polisiye dizilerden pek de farklı görünmüyor. Ancak bir kadından beklenmeyecek kadar ruhsuz, duygusuz bir karakter eğer başrol oynuyorsa dizi biraz daha ilginç hale geliyor. Herhangi bir olağanüstü, fizik ötesi varlığa inanmayan Bones bu noktada sürekli Booth ile kapışma halinde. Booth ise dindar olması sebebiyle zaman zaman düşüncelerinden dolayı Bones&#8217;a kızsa da kalbinin derinliklerinde duyduğu sevgi yüzünden onu her zaman affediyor.<span id="more-467"></span></p>
<p>Dizinin olmazsa olmazları sadece Bones ve Booth değil tabii ki. Bones laboratuvarda yardımcıları olarak seçtiği insanlarla birlikte çalışıyor. Hepsinin yeteneği, eğitimi farklı. Bunlardan biri iskeletlerden bilgisayar programı ile yüz taraması gerçekleştirebilen  sanatçı ressam  <span style="color: #ff6600;"><a href="http://www.fox.com/bones/bios/michaela.htm" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Angela Montenegro</span></a></span>, diğeri ise ona sırılsıklam aşık olan<span style="color: #ff6600;"> </span><a href="http://www.fox.com/bones/bios/tj.htm" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Dr. Jack Hodgins</span></a>. Hodgins bir toprak bilimci. Her maddenin kaynağı ve nerelerde bulunduğunu tespit ederek cinayet yerini belirliyor. Angela&#8217;yı melez güzeli Michaela Conlin, Hodgins&#8217;ı T.J. Thyne canlandırıyor. Bir de Zack var ki “Bones” ile duygusuyluk konusunda yarışacak olsalar kesinlikle kazanacak kapasiteye sahip bir asistan olarak karşımıza çıkıyor. Yüksek IQ&#8217;su sayesinde  kimse onunla yarışamıyor. Bu sebeple ki “Bones” onun yerine geçebilecek hiç kimseye rastlayamıyor. Zack rolüyle, Eric Millegan&#8217;ı görüyoruz. Bir de diziye sonradan dahil olan <a href="http://www.fox.com/bones/bios/tamara.htm" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Dr. Camille Saroyan</span> </a>rolüyle Tamara Taylor&#8217;ı görüyoruz. Kendisini yine bir çok diziden hatırlayacaksınız.</p>
<p>Diziyi izlerken bir sonraki bölümde ne olacak diyeceğiniz bölümler oldukça az. Bu da diziyi istediğiniz zaman seyredebileceğiniz anlamına geliyor. Ben bütün bir yaza 4 sezonu yayarak izledim. Çok da güzel oldu. Ancak 4.sezon sonunda bittiğini anladığımda yaşadığım hüznü tarif etmem mümkün değil. Yeni sezonu için az bir süre kaldı. 17 Eylül&#8217;de başlıyor. Henüz izlemediyseniz hoş vakit geçirebileceğiniz bir dizi olarak tavsiye edebileceğim diziler arasında yerini aldı. Seyretmeyi düşünenlere iyi seyirler.</p>
<p><a href="http://www.imdb.com/title/tt0460627/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Imdb Puanı</span></a></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/bones-kemiklerin-anlattiklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;How I Met Your Mother&#8221;</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/how-i-met-your-mother/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/how-i-met-your-mother/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2008 00:46:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Entourage]]></category>
		<category><![CDATA[heroes]]></category>
		<category><![CDATA[how i met your mother]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=147</guid>
		<description><![CDATA[Takip ettiğim birkaç dizi var. Ancak bunlardan biri beni tamamıyle içine alıyor ve diziyi kamera arkasından değil setin içinde yaşıyorum. Sebebini kendime göre şöyle açıklayabiliyorum; Bu dizi bir aşk masalı ve masalları herkes sever. Oyunculukların içten ve doğal olması belki de beni bu kadar içine çeken.
 
Hani ilk önce ben gördüm der küçükken çocuklar gördükleri alelade [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2008/09/how_i_met_your_mother.jpg"><img class="size-full wp-image-148      alignleft" title="how_i_met_your_mother" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2008/09/how_i_met_your_mother.jpg" alt="" width="398" height="272" /></a>Takip ettiğim birkaç <a href="http://www.uyuyang.com/kategori/dizi/"><span style="color: #ff6600;">dizi </span></a>var. Ancak bunlardan biri beni tamamıyle içine alıyor ve diziyi kamera arkasından değil setin içinde yaşıyorum. Sebebini kendime göre şöyle açıklayabiliyorum; Bu dizi bir aşk masalı ve masalları herkes sever. Oyunculukların içten ve doğal olması belki de beni bu kadar içine çeken.<br />
 <span id="more-147"></span><br />
Hani ilk önce ben gördüm der küçükken çocuklar gördükleri alelade bir olay hakkında ve bu ilk görmüşlükleri ile hava atarlar arkadaşlarına. Bu dizi başladığından beri takip ediyorum. Hatta Çarşamba akşamları üniversite yıllarında arkadaşlarla bir plan varsa ben bu dizi için o plana eşilk edemiyordum. Yani siz düşünün gerisini. Daha sonra dizi birçok kişi tarafından takip edilmeye başlayınca diziyi kıskanmaya başladım. O benimdi, bana aitti. Diziyi kimse ile paylaşmak istemiyordum. Kimse Ted ile Robin’in hikayesini bilmemeliydi. Bugüne kadar hiç bahsetmemeiş olmam da bu sebptendir. Şimdi bu saatte oturmuş neden böyle düşünüyorum diye soruyorum kendime ve bir cevap arıyorum. Neden diğer dizileri konuşmak bu kadar heyecan verici oluyorken iş bu diziye gelince yelkenler suya iniyor. Hani 15’im de olsam. Dizideki karakterlerden birine deliler gibi aşık oldum ve kıskanıyorum. Ama öyle değil. Bütün karakterleri seviyorum ben bu dizide. Hatta utanmasam evin bütün duvarlarını dizinin posterleriyle dolduracağım. Uzun bir süre masaüstü resmi olarak kullanmadım da değil hani.</p>
<p style="text-align: left;">Dizide herkese göre çok ilginç olan ama bana göre beklenen bir gelişme var. Barney’nin Robin’e aşık olaması. Nedense ilk bölümlerden itibaren ben bunun böyle olacağını biliyordum. Dedim ya bu diziyi ben yazmışım ve karakterleri ben yönlendiriyorum gibi geliyor bana. Şimdi çaresizce yeni bölümü beklemek düşüyor bana.<br />
Dizinin yeni sezonunun açılışını yapıp da onlar hakkında tek bir kelam etmeden geçemedim.  Açılışı yaptığım Entourage ve Heroes dizileri de var. Ama onlar için söz söylemeye gerek duymuyorum. Siz anladınız onu.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/how-i-met-your-mother/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Entourage &#8216;Kankalar&#8217;</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/entourage-kankalar/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/entourage-kankalar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Mar 2008 10:10:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Entourage]]></category>
		<category><![CDATA[hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[kankalar]]></category>
		<category><![CDATA[komedi dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/entourage-kankalar/</guid>
		<description><![CDATA[Uzun bir aradan sonra yeni bir inceleme yazısıyla herkese merhaba. Bu defa inceleyeceğimiz bir dizi. Entourage. Bir komedi dizisi. Jenerikler dahil bölümler 25-27 dakika sürüyor. Öncelikle aynı isimli Microsoft programı ile karıştırılmaması gerektiğini belirteyim.
Dizinin konusu basitçe; yıldızı yeni parlayan bir Hollywood oyuncusunun adım adım zirveye tırmanma mücadelesini anlatıyor. Bu mücadeleyi verirken yalnız değil tabi. Nerdeyse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2008/03/entourage.jpg" alt="Entourage" />Uzun bir aradan sonra yeni bir inceleme yazısıyla herkese merhaba. Bu defa inceleyeceğimiz bir dizi. <a href="http://www.tv.com/entourage/show/27346/summary.html" title="entourage"><em><strong>Entourage</strong></em></a>. Bir komedi dizisi. Jenerikler dahil bölümler 25-27 dakika sürüyor. Öncelikle aynı isimli Microsoft programı ile karıştırılmaması gerektiğini belirteyim.<br />
Dizinin konusu basitçe; yıldızı yeni parlayan bir Hollywood oyuncusunun adım adım zirveye tırmanma mücadelesini anlatıyor. Bu mücadeleyi verirken yalnız değil tabi. Nerdeyse tüm çocukluğunu bir arada geçirmiş olan kankalarıyla birlikte çabalıyorlar. Yeri gelmişken belirteyim. Entourage, “ yakın çevre muhit arkadaş çevresi”  olarak sözlüklerde tanımlansa da ben eşimin çevirisini tercih edip dizinin Türkçe karşılığı olarak “kankalar”  demeyi  tercih ediyorum.  Dizinin gösterilmiş 4 sezonu var. İlk sezonda biraz önyargılı olarak bu kadar cüretkar sahnelerin olmasını esefle kınadım. 2. Sezonda sanki sihirli bir el değmiş gibi bu sahneler azalmıştı. Yine de rahatsız edici boyutlarda olduğu zamanlarda oldu. Yani şöyle belirteyim kesinlikle ailece izlenecek bir dizi değil.</p>
<p><span id="more-51"></span><br />
4 arkadaş çocukluğundan beri bir arada oldukları için kendilerini bir aile olarak tanımlıyorlar. Her karar ortak alınıyor. Biri hayır diyorsa diğerleri de ona uyuyor vs. İkisi kardeş. Ancak biri yıldız olmayı kolaylıkla başarırken diğeri onun gölgesinde yaşıyor. İlerleyen zamanlarda bu gölgelikten kurtulmanın yollarını buluyor az da olsa. Yine de hayatından mutlu. Bir diğeri pizzacılıktan menajerliğe adım atıyor. Nam-ı diğer  “e” <a href="http://www.imdb.com/name/nm0175305/" title="E"><strong><em>Eric Murphy</em></strong> </a>takımın beyni olarak karşımıza çıkıyor. Kuvvetli içgüdülere sahip E okuduğu senaryoları beğenirse yıldızımız Vincent Chase’i  filmde oynamaya ikna ediyor. Eğer beğenmezse oynamaması için ikna ediyor. Diğer eleman ise <a href="http://www.imdb.com/name/nm1483196/" title="Turtle"><em><strong>Turtle</strong></em></a>. Henüz gerçek ismini bilmiyoruz. Bu ekibin şirin hip hop seven ve şoförlük yapan tombul olması yüzünden kızların pek ilgisini çekmeyen elemanı. 4 arkadaş aynı evde yaşıyorlar. Bir de kankalarımızın en yakın arkadaşları sayılabilecek <a href="http://www.imdb.com/name/nm0005315/" title="Ari"><em><strong>Ari Gold</strong></em></a> var. Aslında arkadaş değil. Ama <a href="http://www.imdb.com/name/nm0004978/" title="Vincent Chase"><strong><em>Vincent Chase</em></strong></a>’i  keşfetmesiyle onu bir yıldız haline getirmesi dolayısıyla kendini onlara yakın görüyor. Zaman zaman onları kandırsa da özünde iyi bir insan. Oyunculuğu ise  dizide tek geçilebilecek kadar iyi. Müthiş mimikleriyle insana kahkahalar attırmayı başarıyor. Bazen kendini sürekli tekrar etse de çoğu zaman yaptığı esprilerle izleyiciyi şaşırtmayı başarıyor. Bu adam hakikaten olağanüstü bir yeteneğe sahip.<br />
Dizinin baş kahramanı Vincent Chase. Her ne kadar oyuncuların şımarıklığını yansıtmaya çalışsa da o kadar iyi bir performans çıkardığının söyleyemeyeceğim. Oldukça tutuk davranıyor. Bir o kadar da abartılı bir rol kardeşi rolündeki  <a href="http://www.imdb.com/name/nm1483196/" title="drama"><em><strong>Johnny  ‘Drama’ Chase</strong></em></a>’in ki. Sürekli hayal kırıklığı yaşayan bir tipleme. Ama bazen o kadar da sahici gözükmüyor.<br />
E  dizide duygusal adam olarak karşımıza çıkıyor. Ve bu yüzden arkadaşlarının sürekli dalga konusu oluyor.<br />
Dizinin en önemli vurguları ise Hollywood’a yapılan göndermeler. Dizinin bir oyuncunun hayatını anlatıyor olması bunu kaçınılmaz kılıyor. Bilinen bir çok dizi ve filmin, oyuncunun, yönetmenin ismi geçiyor. Bazıları da bizzat kendisini oynuyor. O kadar gerçeklik katılmış ki Vincent Chase’i gerçek bir oyuncu bile sanabilirsiniz. Yapılan bu göndermeler diziye fazlasıyla renk katmış.<br />
Hollywood’da işlerin nasıl yürüdüğünü bilmek isterseniz  dizi size bu konu hakkında fikir verebilir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/entourage-kankalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Damages gözden kaçan dizi</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/damages-gozden-kacan-dizi/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/damages-gozden-kacan-dizi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Feb 2008 16:11:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[Arthur Frobisher]]></category>
		<category><![CDATA[damages]]></category>
		<category><![CDATA[ellen parker]]></category>
		<category><![CDATA[glenn close]]></category>
		<category><![CDATA[lost]]></category>
		<category><![CDATA[patty hewes]]></category>
		<category><![CDATA[prison break]]></category>
		<category><![CDATA[Ray Fiske]]></category>
		<category><![CDATA[Rose Byrne]]></category>
		<category><![CDATA[tom shayes]]></category>
		<category><![CDATA[Zeljko Ivanek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/damages-gozden-kacan-dizi/</guid>
		<description><![CDATA[
Geçtiğimiz hafta &#8211; malumunuz daha önce de bahsetmiştik – Arapça kursuna başladığım için sakin hayatımın bir anda kalabalıklaşması ve evden zorunlu olarak dışarı çıkma  durumlarının ortaya çıkmasını da beraberinde getirdi. Çoğunuz için anlaşılmaz gelebilir. Her ne kadar kendi isteğimle de gidiyor olsam belirli bir saatte belirli bir günde olması beni boğuyor. Keşke kafama estiğimde ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2008/02/damages.jpg" alt="damages.jpg" /></p>
<p align="left">Geçtiğimiz hafta &#8211; malumunuz daha önce de <a href="http://www.uyuyang.com/gamek-arapca-ve-almanca-kursu-basliyor/" title="kurslar"><em><strong><font color="#ff6600">bahsetmiştik</font></strong></em></a><strong> </strong>– Arapça kursuna başladığım için sakin hayatımın bir anda kalabalıklaşması ve evden zorunlu olarak dışarı çıkma  durumlarının ortaya çıkmasını da beraberinde getirdi. Çoğunuz için anlaşılmaz gelebilir. Her ne kadar kendi isteğimle de gidiyor olsam belirli bir saatte belirli bir günde olması beni boğuyor. Keşke kafama estiğimde ya da dışarıda olduğumda  şunu da halledeyim deyip kursa gitsem. Mümkün değil tabi. İşte bu yüzden birkaç gündür toparlanıp da  blogun başına geçemedim. Henüz bu kadar yeniyken ara vermek doğru değil. Takip edenlerden  bu küçük ara için küçük bir özür diliyorum.</p>
<p><span id="more-34"></span>Çoğu kadın evde oturmaktan şikayetçi olur. Çalışmak ister. Kimi maddi imkanları genişletmek için kimi de hem kariyer hem çocuk yapmak için. Ben evde oturmayı seviyorum. Yemek yapmayı seviyorum. Dışarı çıkıp çıkmamak çok  da umurumda değil. Kısaca evcil bir insanım. Tek sevmediğim yanı ise evin işlerinin bir şekilde yapılması gerektiği. İşte bu beni deli etmeye yetiyor. Bir de evi güzelce silip süpürüp derleyip topladıktan sonra ve evde sizden başka bir de dağınık bir kocanız varsa arkanızı döndüğünüzde gördükleriniz karşısında pek şaşırmıyorsunuz. Bir süre sonra toplamaktan vazgeçiyorsunuz. E ama siz de düzen arsızı bir insansanız, her hangi bir yerde bir dağınıklık varsa dikkatinizi hiçbir şeyin üstünde yoğunlaştıramıyorsanız yandınız demektir. Ömür boyu topla-dağıt arasında geçer. Geçtiğimiz günlerde böyle bir temizlik yapayım dedim. Ve hafiften ağrılı olan bileğim tamamen işlemez hale geldi. Alçı niyetine bulduğumuz bir malzeme ile bileği sardık ama nafile. Bu sefer de ağrı koluma kadar yürüdü. Bunun sonucu olarak da Mouse ile hiçbir şey yapamaz hale geldim. Madem Mouse tutamıyorum klavye ile yazamıyorum. Ben de bir arkadaşın tavsiyesi üzerine damages izlemeye karar verdim.</p>
<p>Daha önce Prison Break ve Lost’tan <a href="http://www.uyuyang.com/dizi-muptelasi-biri-degilim-ama/" title="dizilerim"><em><font color="#ff6600"><strong>bahsetmiştik</strong></font></em></a>. Yine Prison Break benzeri bir dizi sayılabilir  Damages. Açıkçası diziden bu kadar hoşlanacağımı tahmin etmezdim. Çok güzel kurgulanmış. Dizinin genel olarak konusu , zengin bir iş adamının (Arthur Frobisher) kendi şirketini batırarak işçilerine emekli tazminatı ödememek için yaptığı dolandırıcılığın işçiler tarafından dava edilmesi ve işinde uzman bir avukatlık şirketi sahibinin (Patty Hewes) savunduğu bu davanın sürecini anlatıyor. Davada her iki tarafta kaybetmeye niyetli değil. Kazanmak için bir çok illegal yola başvurmaya hazırlar. Bu sebeple iddia makamı bir tanığın peşine düşerler. Özellikle yeni mezun bir avukat arkadaşını işe almakla başlar. Ancak sanıldığının aksine bir çömez olmayan Ellen Parker davada daha fazla yol almalarına sebep olacaktır. Ta ki dava işin içinden çıkılmaz bir hal alana dek. Dava süresince iki tarafta kayıplar vermeye devam eder.<br />
Dizi de aslında sevdiğim mi yoksa sevmediğim mi bir türlü anlamadığım flash back flash forward görüntüler var ki sormayın. Hala hangi zaman dilimindeler bilmiyorum. 6 hafta önce,  6 ay önce, 6 hafta sonra, 8 gün sonra, 1,5 ay önce …Bir solukta izledim diyemem ama bu benim kişisel ataletimden kaynaklanıyor. Bir solukta izlenecek bir dizi.</p>
<p>Dizi de 28 Hafta Sonra filmiyle tanıdğımız güzel kız <a href="http://www.imdb.com/name/nm0126284/" title="ellen parker"><em><strong><font color="#ff6600">Rose Byrne</font></strong></em></a>, yeni mezun avukatımız olan Ellen Parker’ı,<strong> </strong><a href="http://www.imdb.com/name/nm0000335/" title="patty hewes"><em><strong><font color="#ff6600">Glenn Close</font></strong></em> </a>ise filmde de muhteşem  bir karakter olan Patty Hewes’i canlandırıyor. Diğer önemli rolde ise Ray Fiske Rolünde Arthur Frobisher’ın avukatı olarak <a href="http://www.imdb.com/name/nm0411964/" title="ray fiske"><em><strong><font color="#ff6600">Zeljko Ivanek</font></strong></em> </a>var.<br />
İzlemeyenler için tavsiyem bir an önce izleyin.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/damages-gozden-kacan-dizi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dizi müptelası biri değilim ama&#8230;</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/dizi-muptelasi-biri-degilim-ama/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/dizi-muptelasi-biri-degilim-ama/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 21:15:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[arapça kursu]]></category>
		<category><![CDATA[bıçak sırtı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtlar vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[lost]]></category>
		<category><![CDATA[prison break]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/dizi-muptelasi-biri-degilim-ama/</guid>
		<description><![CDATA[Dizi müptelası biri değilim. Seyrettiğim dizilerin sayısı iki elimin parmaklarını geçmez( söz de müptela değildim). Bunlarda biri Lost diğeri Prison Break. Türk dizilerinden ise Bıçak Sırtı ve Kurtlar Vadisi favorilerim arasında.
Kurtlar Vadisi’ni ilk günden beri takip ediyorum. Ve her ne kadar &#8220;kızlar ne anlar bu diziden&#8221; diyenler olsa da ben  yine de devam edeceğim. Pusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="right" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2008/02/diziler2.jpg" alt="dizi" />Dizi müptelası biri değilim. Seyrettiğim dizilerin sayısı iki elimin parmaklarını geçmez( söz de müptela değildim). Bunlarda biri Lost diğeri Prison Break. Türk dizilerinden ise Bıçak Sırtı ve Kurtlar Vadisi favorilerim arasında.<br />
Kurtlar Vadisi’ni ilk günden beri takip ediyorum. Ve her ne kadar &#8220;kızlar ne anlar bu diziden&#8221; diyenler olsa da ben  yine de devam edeceğim. <a href="http://www.kurtlarvadisi.com/" title="yılların eskitemediği dizi"><em><font color="#ff6600">Pusu</font></em></a> ile biraz formundan kaybetse de insanı heyecanlandırmaya yetiyor bu dizi.</p>
<p><a href="http://www.kanald.com.tr/DiziDetay.aspx?DiziID=73&amp;BolumNo=21&amp;BolumSayfa=1" title="eh işte"><em><font color="#ff6600">Bıçak</font> <font color="#ff6600">Sırtı</font></em></a>’na gelince ilk zamanlarda farklı konusu ile kendini sevdirmişti. Şimdi ise başladığım bir işi yarım bırakmamak için izlemeye devam ediyorum.</p>
<p><a href="http://www.imdb.com/title/tt0411008/" title="delibozuk dizi"><em><font color="#ff6600">Lost</font></em></a>!!! Başlı başına bir muamma. Bir yeri çözdüm diyorum başka bir yerden patlak veriyor sorular. Bu dizide sorular hiç bitmez. Senaristlerin grevi dizilerde bazı çatlak parçaların oluşmasına yol açmış gibi görünüyor. İlk 3 sezonda bilinmezliğin heyecanını artık oyuncuların başlarına ne geleceği endişesi almış durumda. Biz de onlarla üzülüyor onlarla sevniyoruz. O dizide de sevdiğim elemanlardan biri Sawyer diğeri de Hugo. Sawyer umarsızca davranışları ile bana kendimi hatırlatıyor. Hugo ise tam bir maskot. Her evde olması gereken cinsten. Olmasını istediğim 5 çocuğumdan ortanca olanının Hugo gibi bir karakteri olmasını isterim.  Hem sevimli, hem esprili, tabi o kadar da şişman değil.<span id="more-30"></span></p>
<p><a href="http://www.imdb.com/title/tt0455275/" title="dizlerin babası"><em><font color="#ff6600">Prison Break</font></em></a>… izlemeye doyamadığım tek dizi diyebilirim. Her bölümünde heyecan sınırda. İzlediğim son bölümde kalbim duracak gibi oldu. Ama sakinleştirdim kendimi. Üzücü olan ise bu akşam final bölümü olması. Ama kış finali mi sezon finalimi orası henüz karar aşamasında sanırım. Çünkü bazı fragmanlarda “season finale”  bazılarında ise “winter finale”  diyor. Yine bana beklemek düşüyor. Bu aralar zaten dizilerle ilgilenmeye zamanım kalmadığı için biraz ara belki benim için de iyi olur.</p>
<p>Dip not: Bugün Arapça kursunda ilk dersimi aldım. İlk ders Elif, Be, Te, Se (peltek se) idi. Bütün harflerin yazılışını, okunuşunu ve kelime aralarında nasıl yazıldıklarını öğrendim. Yazması şimdilik benim için biraz zor ama öğrenirim. Hızlı öğrenme kabiliyetim var ayıptır söylemesi. Eğer Almanca dersi de böyle güzel olursa değmeyin keyfime.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/dizi-muptelasi-biri-degilim-ama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
