Kategori: günlük

UYUYANG 1 Yaşında!

Bugün doğumgünü! Ama benim değil. Blogumun doğumgünü. Tam bir yıl geçmiş. Blogu ilk açtığım gün ki heyecanımı düşünüyorum da. O heyecandan azalan bir şey olmamış. Hatta daha da artmış. Peki istatisliklerimize göz attığımızda neler değişmiş? Blogu kurduğumdan beri Limau Orange temasını kullanıyorum. Bir ara değiştirmeyi düşündüm ama sanırım kendim bir […]

Güneşin Oğlu galadan Notlar

Uzun zamandır bir filmin galasına gitmemiştim. Hatta ben hiç galaya gitmemiştim. Her şeyin bir ilki olduğu gibi bu da benim için bir ilk oldu. Bir dost hediyesi olarak 2 kişilik gala biletini heba etmek olmaz diye düşündük ve tuttuk Nişantaşı yollarını.  City’s Nişantaşı kıyıda köşede bir sokak arasında bir alışveriş […]

Hiç tanımadığınız biri size saat verirse?

Web 2.0 sayesinde kurulan dostluklar arkadaşlıklar, karşılıksız paylaşımın başladığı, çıkarların göz ardı edildiği bir dönemin başlangıcı oldu. Her türlü bilgi paylaşımı ile şehrin, ülkenin ve hatta dünyanın bir ucundaki  hiç görmediğiniz ama her türlü ilgisinden haberdar olduğunuz bir çok insanla tanıştık. Benim de web 2.0 deneyimlerim arasında ilk sıralarda yer […]

Parayla Değil Sırayla ” Blogger”

Bir blogger olarak üstüme düşeni yapmalı ve daha önce pek de hoşlanmadığım mim dalgasını başlatmalıyım. Bugün itibarıle www.blogger.com ve blogspot uzantılı tüm bloglara erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. Kelimenin kendisi de bu kadar ofsayt iken ne denir şaşırmış durumdayım. Ama gerçek şu ki fikir alıverişinde bulunduğumuz bir çok blog arkadaşımıza  artık […]

Ağlamak üzereyim…

Geçtiğimiz kışı fırın gibi bir evde geçirdikten sonra İstanbul’un soğuk yüzüyle tanışmak pek de iyi olmadı.  Diyorum çünkü fiziksel ataletimizden ve de zaman yetersizliğinden  dolayı soba almakta biraz geciktik. Biz geciktik ama bizden başka herkes meğer bu soba işinde gecikiyormuş. Satıcısı, takıcısı, gaz açıcısı, onay vericisi… Bu ne ya. Bir […]

Üniversiteden Neden Atıldım?

Ben size okulumdan bahsetmedim değil mi? Atıldığım okulumdan! O zaman en başından başlayalım. Ben daha küçücük bir kızken Alpullu Şeker İlkokuluna başladım. O zamanlar henüz fasulye ve çubuklarla yazı çizi derslerine devam ederken Sevgili Öğretmenim Mustafa Tanrıverdi bir gün derste tebeşir kutusunu açarken içinden 2 tebeşir düşürmüş. Sınıfın tümüne sormuş […]

Bayramınız kutlu olsun

Şu bayramlar da olmasa insan büyüdüğünü anlamayacak. Artık harçlık alamıyor olmak her ne kadar üzücü de olsa harçlık verebiliyor olmak o üzüntüyü alıp götürüyor. Kapıya gelen çocukların ceplerini şekerlerle doldurduklarını görmek, -her ne kadar dişlere zararlı da olsa- insanı mutlu ediyor. Doya doya şeker yeyin, oynayın zıplayın. Bırakın bu sefer […]

Dönüşüm muhteşem olacak!

Bundan yaklaşık 4 ay kadar önce bir işe girdim. Anladım ki bağımsız olarak çalışmayı seven bir insanım. Koşullar ve sınırlamalar olmamalı benim çalıştığım işte. Ve dahası kendime ayıracak yeterli zamanım olmalı günlük hayatta. İşte bu yüzden 2 hafta önce istifamı verip işten ayrıldım. İşin bu kısmı gayet keyfili idi. Fakat […]

“Bir Daha Geri Dönmemek Üzere Elveda Bayrampaşa”

Bilenler bilir..  Bir Prison break hastası olduğumu…  Bu hafta nihayet 4. Sezonu ile yeni macerasına başladı. Bir hapishane ortamını bize bu kadar büyülü hale getirmek bir usta işi tabi. Ben bu haberi bu akşam Başak’ın sitesinden öğrendim. Pek mutlu oldum doğrusu. Yoksa kendi çapımda iş ve oruç arasına sıkışmış kalmıştım. […]

Hadi buyur burdan yak!

Hayatı hızlı yaşamaya başlayınca etrafınızda görebildikleriniz algılayabildiklerinizle sınırlı kalıyor.  Örneğin her gün önünden geçtiğim devasa surlar gözümde bir şaheser olmaktan ziyade aşılası duvarlar olarak kalıyor. Kahvaltı ettiğim günlerin sayısı etmediklerimin yanında hiçbir değer ifade etmiyor. Bilgisayara freecell oynamaktan ziyade bir amaçla daha az oturuyorum. Eşimle yemeği kim yapacak kavgası yapmıyorum. […]

Hey Özgürlük!

Karmakarışık duyguların sizi esir aldığı anlar olur da hani neyi neden düşündüğünüzü bilmeden beyninizin arasında aksonlardan miyomlara uçuşan bir dalga hüküm sürer… işte öyle bir anda özgürlüğümü hatırladım. Size gümbür gümbür geleceğimi vaat etmedim belki ama kendimi öyle koşullandırdığımı söylemeden de geçemem.  Çalışma hayatına gerçek anlamda adım atmış bulunmanın sancısı […]

Az kaldı…

Bir iş aramanın ne kadar zor olduğunu geçtiğimiz 3 hafta içerisinde yaşayarak bizzat öğrendim. Nihayet bir iş buldum. Şimdi sıra evde, takip edenler için böyle habersizce gittiğim için özür dilerim. Ancak çok yakında tekrar yazılarımla geri döneceğim. Bir iş sahibi olarak. Belki işin yoğunluğunda eskisi kadar sık yazamayabilirim. Ama yine […]

Blog ödüllerinde oylarım kime gitti?

Blog ödüllerinde oylama için sayılı saatler kaldı. Ve ben de artık oylarımı açıklayabilirim. aylak abakus  (eğlence) fena değil cocukla cocuk (hobi) severek takip ediyorum oldukça başarılı 2 anne selcuk hoca   (kişisel) tamamen duygusal (eşim ya hani o açıdan) az pişmiş   (kültürsanat) sinema her zaman benim için ön planda sporbul   (spor) […]

Gaziantep sana alışamadım ama içindekilere çok…

Hani içinizi kıyım kıyım yapan anlar olur. Bir sübyanın babasının arkasından gözyaşı döktüğü an  ya da bir çiftçinin bütün ekinlerini sele teslim ettiği anda gözünden dökülen bir damla yaş…Bir ananın biricik oğlunu askerde şehit ettikten sana “bin evladım olsa hepsi sana feda olsun canım vatanım” diye haykırdığı an… küçük bir […]

2008’in 2. pr güncellemesi

Geçtiğimiz gece 0-3 lük bir maçın skorunu bir türlü öğrenemeyen bir fanatik gibiydim. Pr güncellemeleri başlamış ve site birkaç kaynakta 3 gösteriyordu. İşte dedim nihayet. Google bana hakkım olanı teslim etti. Geçtiğimiz güncellemede beni boynu bükük çocuklar gibi bırakan google(pr=0) amca bu güncellemede bana bir sürü şeker verdi. Ve pr […]

Sağlığım ve ben

Bir süredir Gaziantep’te işlerimi halletmeye bir taraftan da taşınma hazırlıklarını tamamlamaya çalıştığım için internete kısıtlı olarak girebildim. Bu arada blog da biraz tarafımdan ihmal edildi. İhmal ettiğim sadece blog değil aynı zamanda sağlığım oldu. Yaklaşık son bir aydır bir koşuşturma içinde olduğum için beslenme düzenim de sarsıldı. Bahar nezlesi beni […]

Blog ödülleri oylama başladı

Hayatında ilklere imza atanlar her zaman en fazla ezayı en fazla zahmeti çekenler olur.  Sonuç olarak da kıymetleri ölünce anlaşılır. Yarışta kazananlar her zaman birileri tarafından itiraza maruz kalırlar. Her zaman doğru karar çıkmayabilir belki. Ama her yarışın sonucu yanlış diye değerlendirmek önyargıyı kıramamaktan ibaret kalır. Blog kavramı henüz ülkemizde […]

İzmir’e Veda ettim, sıra Antep’te

Sesiz sedasız bir veda ettim o güzel körfeze. Artık hergün varyanttan otobüsle inerken deniz manzarasını seyredemeyeceğim. Bir pide salonunda salatanın içinde roka olmayacak belki de. Sinema çıkışında kordonda yürüyemeyeceğim. O yapış yapış sıcağını hissedemeyeceğim. Fuara kimler gelicek diye heyecanlanmayacağım. Pazara gittiğimde yeşillik olarak bir dünya şey alıp eve gelemeyeceğim. Canım […]