Archive for the günlük Category

Üniversiteden Neden Atıldım?

Ben size okulumdan bahsetmedim değil mi? Atıldığım okulumdan! O zaman en başından başlayalım. Ben daha küçücük bir kızken Alpullu Şeker İlkokuluna başladım. O zamanlar henüz fasulye ve çubuklarla yazı çizi derslerine devam ederken Sevgili Öğretmenim Mustafa Tanrıverdi bir gün derste tebeşir kutusunu açarken içinden 2 tebeşir düşürmüş. Sınıfın tümüne sormuş kutuda kaç tebeşir kaldı diye? [...]

Bayramınız kutlu olsun

Şu bayramlar da olmasa insan büyüdüğünü anlamayacak. Artık harçlık alamıyor olmak her ne kadar üzücü de olsa harçlık verebiliyor olmak o üzüntüyü alıp götürüyor. Kapıya gelen çocukların ceplerini şekerlerle doldurduklarını görmek, -her ne kadar dişlere zararlı da olsa- insanı mutlu ediyor. Doya doya şeker yeyin, oynayın zıplayın. Bırakın bu sefer siz sevinin, lakin bayramlar büyükler [...]

Dönüşüm muhteşem olacak!

Bundan yaklaşık 4 ay kadar önce bir işe girdim. Anladım ki bağımsız olarak çalışmayı seven bir insanım. Koşullar ve sınırlamalar olmamalı benim çalıştığım işte. Ve dahası kendime ayıracak yeterli zamanım olmalı günlük hayatta. İşte bu yüzden 2 hafta önce istifamı verip işten ayrıldım. İşin bu kısmı gayet keyfili idi. Fakat maddi açıdan bir kesinti yaşanacağı [...]

Bir Daha Geri Dönmemek Üzere Elveda Bayrampaşa

Bilenler bilir..  Bir Prison break hastası olduğumu…  Bu hafta nihayet 4. Sezonu ile yeni macerasına başladı. Bir hapishane ortamını bize bu kadar büyülü hale getirmek bir usta işi tabi. Ben bu haberi bu akşam Başak’ın sitesinden öğrendim. Pek mutlu oldum doğrusu. Yoksa kendi çapımda iş ve oruç arasına sıkışmış kalmıştım. Oruç dedim de hepinizi mübarek [...]

Kızlar da asker olur

Bir gülüşün var bu bana yeter Bir bakışın var dünyalara değer Kaşına gözüne vuruldum onun Boyuna posuna hastayım onun Ey güzeller güzeli Ey melekler meleği Söyle bana kimsin sen Kibariye ablamızın son dönemde ki albümünden bir eser. Bu da nerden çıktı demeyin. Ben her gece zevkle dinliyorum. Vatani görevini yapmak üzere askere gidecek olan delikanlı [...]

Hadi buyur burdan yak!

Hayatı hızlı yaşamaya başlayınca etrafınızda görebildikleriniz algılayabildiklerinizle sınırlı kalıyor.  Örneğin her gün önünden geçtiğim devasa surlar gözümde bir şaheser olmaktan ziyade aşılası duvarlar olarak kalıyor. Kahvaltı ettiğim günlerin sayısı etmediklerimin yanında hiçbir değer ifade etmiyor. Bilgisayara freecell oynamaktan ziyade bir amaçla daha az oturuyorum. Eşimle yemeği kim yapacak kavgası yapmıyorum. Çünkü yemek yapmıyoruz.  İnsanlarla kurulan [...]

Hey Özgürlük!

Karmakarışık duyguların sizi esir aldığı anlar olur da hani neyi neden düşündüğünüzü bilmeden beyninizin arasında aksonlardan miyomlara uçuşan bir dalga hüküm sürer… işte öyle bir anda özgürlüğümü hatırladım. Size gümbür gümbür geleceğimi vaat etmedim belki ama kendimi öyle koşullandırdığımı söylemeden de geçemem.  Çalışma hayatına gerçek anlamda adım atmış bulunmanın sancısı içindeyim aslında. Ev değiştirmek mekan [...]

Az kaldı…

Bir iş aramanın ne kadar zor olduğunu geçtiğimiz 3 hafta içerisinde yaşayarak bizzat öğrendim. Nihayet bir iş buldum. Şimdi sıra evde, takip edenler için böyle habersizce gittiğim için özür dilerim. Ancak çok yakında tekrar yazılarımla geri döneceğim. Bir iş sahibi olarak. Belki işin yoğunluğunda eskisi kadar sık yazamayabilirim. Ama yine varlığımı hissettirmeye çalışacağım. Sizden duanızı [...]

Blog ödüllerinde oylarım kime gitti?

Blog ödüllerinde oylama için sayılı saatler kaldı. Ve ben de artık oylarımı açıklayabilirim. aylak abakus  (eğlence) fena değil cocukla cocuk (hobi) severek takip ediyorum oldukça başarılı 2 anne selcuk hoca   (kişisel) tamamen duygusal (eşim ya hani o açıdan) az pişmiş   (kültürsanat) sinema her zaman benim için ön planda sporbul   (spor) aralarında en iyi olarak bunu [...]

Gaziantep sana alışamadım ama içindekilere çok…

Hani içinizi kıyım kıyım yapan anlar olur. Bir sübyanın babasının arkasından gözyaşı döktüğü an  ya da bir çiftçinin bütün ekinlerini sele teslim ettiği anda gözünden dökülen bir damla yaş…Bir ananın biricik oğlunu askerde şehit ettikten sana “bin evladım olsa hepsi sana feda olsun canım vatanım” diye haykırdığı an… küçük bir çocuğun kendisi gibi küçük bir [...]

2008′in 2. pr güncellemesi

Geçtiğimiz gece 0-3 lük bir maçın skorunu bir türlü öğrenemeyen bir fanatik gibiydim. Pr güncellemeleri başlamış ve site birkaç kaynakta 3 gösteriyordu. İşte dedim nihayet. Google bana hakkım olanı teslim etti. Geçtiğimiz güncellemede beni boynu bükük çocuklar gibi bırakan google(pr=0) amca bu güncellemede bana bir sürü şeker verdi. Ve pr 3 bir blogun sahibi olarak [...]

Sağlığım ve ben

Bir süredir Gaziantep’te işlerimi halletmeye bir taraftan da taşınma hazırlıklarını tamamlamaya çalıştığım için internete kısıtlı olarak girebildim. Bu arada blog da biraz tarafımdan ihmal edildi. İhmal ettiğim sadece blog değil aynı zamanda sağlığım oldu. Yaklaşık son bir aydır bir koşuşturma içinde olduğum için beslenme düzenim de sarsıldı. Bahar nezlesi beni her bahar bulur ve birkaç [...]

Blog ödülleri oylama başladı

Hayatında ilklere imza atanlar her zaman en fazla ezayı en fazla zahmeti çekenler olur.  Sonuç olarak da kıymetleri ölünce anlaşılır. Yarışta kazananlar her zaman birileri tarafından itiraza maruz kalırlar. Her zaman doğru karar çıkmayabilir belki. Ama her yarışın sonucu yanlış diye değerlendirmek önyargıyı kıramamaktan ibaret kalır. Blog kavramı henüz ülkemizde yeni yeni gün yüzüne çıkmaya [...]

İzmir’e Veda ettim, sıra Antep’te

Sesiz sedasız bir veda ettim o güzel körfeze. Artık hergün varyanttan otobüsle inerken deniz manzarasını seyredemeyeceğim. Bir pide salonunda salatanın içinde roka olmayacak belki de. Sinema çıkışında kordonda yürüyemeyeceğim. O yapış yapış sıcağını hissedemeyeceğim. Fuara kimler gelicek diye heyecanlanmayacağım. Pazara gittiğimde yeşillik olarak bir dünya şey alıp eve gelemeyeceğim. Canım sıkıldığında forbeste bir tur atıp [...]

Gülmek, Gül(e)bilmek, Güldürebilmek

Gülebilmek bir meziyetse güldürebilmek ayrı bir meziyettir.  Kolay kolay her espriye gülen her karikatürde kahkahalar koparan biri olmadığım halde bazen kendi kendime deli gibi de gülebilirim. Atalarımız güzel bir söz söylemişler. “Osuruğa gülenin osuruk kadar aklı yoktur” diye. Oysa ki benim hayatta en fazla güldüğüm olaylardan biridir yanlışlıkla kaçan gazlar. Bir gece komik videolar izlerken [...]

Uyuyang Blograzzi’de “Günün Blogu” oldu

  Dün gece kolilerin arasına dalmış 3 yıl içinde 3 kez taşınıyor olmanın verdiği hınçla kitapları koliliyordum.  E tabi yorgun düşünce televizyon karşısında sızmaktan başka çarem kalmamış.  Oysa ki uzun zamandan beri olmasını umduğum şey tam da benim sızma anımı bulmuş. Sabah da kalktığımızda elektrik kesintine maruz kalınca güzel haberi almam öğleden sonrayı buldu. Evet [...]

Stres azaltmak için köyünüze gidin

Anne tarafımdan biraz köylü sayılırız. Her ne kadar anneannem 30 yılını yalnız olarak köydeki evde geçirse de o vefat ettikten sonra benim için köy ıssız bir hale gelmeye başladı. En son ne zaman köyümüze gittiğimi bile hatırlayamıyorum şu an. Geçenlerde her nedense toprağa ayak basınca köyü hatırladım. Yaz tatilimi köyde geçirdiğim yılı hatırladım. İnsanlar yaptıkları [...]

Pilli’nin yeni sitesi Sinepil

Pilli Network sitelerinden en azından bir tanesine mutlaka bir göz atmışlığınız vardır. 9 ayrı sitede aktivitesini sürdüren pilli şimdi bunları bir yenisini daha ekliyor. Diğer sitelere şöyle bir göz atarsak; bildirgeç: sıradışı olaylar, web tasarımla ilgili notlar, bilimsel makaleler, internet haberleri vb. bildirilerin yanınlandığı bir ortam. hafif: herkesin dilediğince yazması ve muhtemel en fazla yorum [...]

Ege kampüsü ve 525 numaralı otobüs

Fotoğrafı görüp korkmayın. Bu otobüs devrilmez. Gezdiğim bir blog beni okul anılarıma döndürdü. Aslında kimine göre hoş kimine göre kabus sayılabilecek  anılar  525 anıları. İzmir’e yolu düşenler belki duymuşlardır 525’in ne olduğu. Ege ya da 9 Eylül’de okuyanlar zaten onunla içli dışlı oldukları için bilmemelerine imkan yoktur. 525 İzmir’de diğer halk otobüsleri gibi bir otobüstür. [...]

Rüyada 2 Admin Görmek

Bugünlerde içimdeki memleket hasreti ayyuka çıkmış durumda. Az kaldı sabret diyorum kendime ama nafile. Rüyalarımda bile memleketimi görüyorum. Öğrenci iken en az 2-3 ayda bir ailemi ziyaret ederdim. Rüyada sadece memleketimi görmüyorum tabii. Artık bir blogger olduğumu düşünürsek sürekli blogumda  daha iyi nasıl profesyonelleşebilirim. Bir de bunun derdindeyim. Bu ikisi birleşince rüyada karma bir hal [...]