Geliştrend 1 Yaşında

Uzun süredir İstanbul’da bulunamamam nedeniyle, tabiri caizse ağzımın suyunun aktığı bir etkinlik var. Buluştrend! Bu etkinliğin çıkış noktası aslında Gelistrend.com adlı topluluk blogu. Tam 1 yıl önce kurulan bu blog o kadar çok konuk ağırladı ki okumaya başladığınız da eliniz kapatmaya gitmiyor. Özellikle iş dünyası hakkında engin tecrübelerin paylaşıldığı Geliştrend’in 1. yılını kutlamak üzere, aynı zamanda 5.si düzenlenecek olan Buluştrend toplantısına katılmak bu sefer bana da kısmet olacak umarım. Geliştrend’in kurucusu Ömer Ekinci ve iş dünyasından diğer girişimcilik ruhuna sahip insanlarla tanışmak benim de ruhuma iyi gelecek şüphesiz.

Etkinliğe katılım bedeli yok. Ama dönüşte cebinizde beraberinizde götüreceğiniz birikimler neler olacak, bunu kendi aktifliğiniz belirleyecek.

Günde yaklaşık 1000 girişimciye ışık tutan Gelistrend.com’un birinci yıldönümü dolayısıyla, Geliştrend okurları ve yazarlarının Geliştrend’in 1. Yaşgünü pastasını birlikte keseceği 5. Buluştrend’e tüm vizyoner Geliştrend insanları davetli. Bu etkinliğe katılmak istiyorsanız yapmanız gereken tek şey 13 Mart 2010 Cumartesi günü saat 15.00-18.00 arası Esentepe, Astoria Caffè Nero’da olmak.

Geliştrend’in diğer etkinliklerinden haberdar olmak için Facebook grubuna üye olabilirsiniz.

İşte burada da facebook etkinlik sayfası;
http://www.facebook.com/event.php?eid=348930009131&ref=ts
Kaydolmayı unutmayın.

Paramarka’nın Yeni Kampanyası Cappy Limonata

cappy

Paramarka açıldığı günden bu yana üye sayısını hızla artırmaya devam ediyor. Yeni eklenen özellikleriyle dağıtılan hediyeler artık sadece kampanya ile sınırlı değil. Aktivitie puanlarınızı arttırarak hediye kazanma şansı yakalayabilirsiniz. Peki nedir bu aktivite puanı. Adı üzerinde ne kadar aktifseniz o kadar puan toplayacaksınız. Kampanyalara göstermiş olduğunuz katılımlar, kampanyalara katılan projelere yaptığınız yorumlar, blogunuzda paylaştığınız bir paramarka yazısı… Bütün bunlar tabiki size et, süt yumurta olarak değil aktivite puanı olarak geri dönecek.

Kurucu ekip ve kreatif ekibin mizah anlayışının oldukça farklı olması ve ekibin sevimli karakterlerle samimi mesajlar gönderiyor olmaları e postamda heyecanla beklediğim e-postalar arasına girmeyi başarıyorlar.

Geçtiğimiz dönem okulda bir portaka suyu projesi yapmıştık. O proje için amatörce bir logo yapmıştım. Bakalım o amatör duygularım hala yaşıyor mu?

Paramarka’nın yeni kampanyası Cappy Limonata için bir karakter isteniyor. Evet çok profesyonel değilim ama e hadi bir deneylim.

Haydi herkese bol şans. Yok eğer ben kabiliyet düşmanıyım, ya da utanır sıkılırım derseniz bari beni destekleyin de aleme rezil olmalayım.

Desteklemek için burayaburaya, veya buraya tıklayın.

“Biri” Adsl’den Bedava Modem

biri-adsl

Günlerden bir cumaydı Biri Adsl ile olan ilişkimiz başladığında. İzmir’de ikamet ettiğim 3.5 aylık süre için tercih etmem gereken Adls hizmeti veren firmanın Biri olması gerektiğine karar verdim. Hem taahhütsüz olması, hem de 50TL karşılığında kablosuz modem alabilecek oluşum, hem de yıllardır TTnet dışında herhangi bir firma denememiş olmam bu kararı vermem de etkili oldular. Bir hafta içinde bağlanağı söylenen Beko yetkili servisi ile başladım beklemeye. Cuma günü başvurup pazartesi hizmetin açılmış olması beni oldukça şaşırttı. İşte bu dedim. Nihayet hızlı işleyen bir sistem var.

Bağlantıyı kullandığım süre boyunca çok fazla sorun yaşamadım. Olan sorunlarda diğer adsl bağlantılarında yaşanan sorunlarla aynı.

Ancak hız ya da teknik sorunların güzel çözülüyor olması yetmiyor. Biz ayağa hizmeti seven bir milletiz. Ödemeler için kredi kartı numaramı vermiş olmam yetmiyor. Halbuki bana sözle söylenen oydu. Kredi kartımdan otomatik olarak tahsil edilecekti. Ama edilmedi. Ben her seferinde kendim yatırmak zorunda kaldım. Onu da geçtim.
Mesele henüz yeni başlıyor. 27 mayısta adsl bağlantısı kapattırmak için Biri müşteri hizmetlerini aradım. Kaydın alındığını 1 hafta içinde kapatılacağını söylediler. Bu sürenin çok uzun olduğunu ve daha kısa sürede işlemi gerçekleştirmelerini rica ettim. Telefondaki bayan not aldığını ve haziran faturası kesilmeden kapatılacağını söyledi. Gelin görün ki öyle olmadı. Ben bu telefon konuşmalarını sıklaştırmaya başladım. Ve her serfinde aynı şeyleri duymak zorunda kaldım.

Continue reading »

FF’ten Karakter Tahlili

social-network

Son zamanların en önemli en çok kullanıcısı olan sosyal ağı Friendfeed (FF). Sosyal ağlarla başımız dertte. Bir yandan birileri bizi takip etsin diye kelimelere taklalar attırarak ilginç şeyler paylaşıyor, blogumuzda yazdıklarımızı daha fazla okuyucuyla buluşturmayı hedefliyoruz. Ama diğer yandan başkalarının ne paylaştığı umurumda değil diyoruz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.
İnsanlar doğal olarak farklı karakterlerde oluyor. Peki FF kullanıcılarının karakterleri ne?

1.Kimse umurumda değil ben yazar geçerim like’ları toplar arkama bile bakmam tipleri: Bu tipler küçük dağları ben yarattım edasıyla yaşarlar. İnternette her şeyi bilir her yeri gezerim. Sizden öğreneceğim hiçbir şey yok. Siz beni takip edin çok şey öğrenin havasındalar. Bu tiplerden bazıları gerçekten doğru söylüyordur ve mutlaka takip edilesi insanlardır.

2.Kimse alınmasın gücenmesin ama benim bunlar için uğraşacak vaktim yok. Eğer önemli bir şey varsa biri bana FF linkini göndersen asla like’ımı esirgemem insanlarıdır. Bu tiplere kızmaktan ziyade acımak gerekir. Çünkü zaman ayarlı yaşarlar. Eğer hayatlarında 1dk şaşarsa o gün ne yapacaklarını bilemezler. Hoş görmek lazımdır. Onları sevin. Önemli FF linklerini gönderin.

  Continue reading »

Blog Ödülleri Sahiplerini Buldu

bo

Bu yıl 2.si düzenlenen blog ödülleri her yıl bünyesine yenilikler katarak devam ediyor. Aralarından bizzat tanıdığım(Burcu Şensoy,Eray Endeş,İlker Utlu) güzel insanlar ve BÖ! ekibi bize harikulade bir gün yaşattılar. Elimde süper bir kare var ama Eray beni tehdit ettiği için yayınlayamıyorum.

Geçen yıl blog henüz 3 ayını dolduramadığı için katılamamıştım. Bu yıl katıldım. Ama ne demişler önemli olan katılmak. Medeni cesaretimi gösterip 10(yazıyla on) oyumu alıp sessizce alkışlayanların arasında yerimi aldım. Benden oylarını esirgemeyen değerli okurlarıma teşekkür ederim.
Google haritası elimizde olmasaydı o adresi bulabilir miydik bilmiyorum. Böylelikle İstanbul’un başka bir güzel semtini gezme fırsatı bulduk.

Ödül töreninden önce blogger paneli oldu. Elif’i zorla sahneye itelememle beni bekleyen bir intikama sebep olsam da güzel bir panel izledik. Elif harika bir şiirokudu :)

Sponsor panelinde sadece beş sponsorun katılım gösterdiği bir panel daha oldu. Aslında fazlasıyla soru vardı sorulacak. Ancak lobide sohbetler uzayınca bu sorular için yeteri kadar zaman kalmadı. O soramadığım sorulardan birkaçı şunlardı:

Continue reading »

Blog Ödülleri 2009’da Oylarımı Kime verdim?

Blog Ödülleri 2009 Blog yarışması için oylama süreci başladı. Ben de bu yıl nihayet katılabildim. Kişisel kategorisi arasında blogumu bulabilirseniz -ki oladukça uzun bir liste- oyunuzu bana verebilirsiniz. :)

Ben bu yıl oylarımı kimlere verdim? Hemen paylaşayım istedim. İşte buyrun liste;

Blog Ödülleri Listesi kategori sırasına göre yazılmıştır.

babaolmak.com
kaynamanoktasi.com 
cocuklacocuk.com
burakbuyukdemir.com 
alisverisblog.com
uyuyang.com (İşte bu ben oluyorum)
blog.dergibi.com
unforgiven-rs.spaces.live.com
Carluvr.com
selimtuncer.blogspot.com
www.futbolname.com
www.azbilmis.com
bobiler.org
annekedi.blogspot.com/

UYUYANG 1 Yaşında!

uyuyang

Bugün doğumgünü! Ama benim değil. Blogumun doğumgünü. Tam bir yıl geçmiş. Blogu ilk açtığım gün ki heyecanımı düşünüyorum da. O heyecandan azalan bir şey olmamış. Hatta daha da artmış. Peki istatisliklerimize göz attığımızda neler değişmiş?
Blogu kurduğumdan beri Limau Orange temasını kullanıyorum. Bir ara değiştirmeyi düşündüm ama sanırım kendim bir tema yapmadıktan sonra uzun bir süre daha değiştirmeyeceğim.
Bugüne kadar toplam 10 kategoride yazdığım yazı sayısı 85. Yazmayı düşündüğüm ama yazmaya üşendiğim ya da zaman aşımına uğrayan konular yüzünden yazmaktan vazgeçtiğim yazı sayısı ise yaklaşık bir o kadardır. Yazılarımda toplam 434 etiket kullanmışım.
Bugüne kadar 479 yorum alan blogumda bunların sadece 446 tanesini yayımlamışım. Akismet’in engellediklerini saymıyorum. Continue reading »

Ben Keşfettim Sıra Sizde!

serdar-ozdemirİnsan ne zaman, nerde, kiminle tanışacağını bilmiyor. Daha önce lafacan oyunundan size bahsetmiştim.  Halen canım sıkkın olduğunda girip bir iki oyun yapar sıkıntımı dağıtmaya çalışırım. Ancak bu oyunu oynayan dişli bir rakip vardı. Ve her oynadığımızda yenilmekten kurtulamıyordum. Oldukça geniş kelime hazinesine sahip bu insanı tanımak gerekirdi.  Tam hatırlayamıyorum. Sanırım oyun sırasında bloglardan konu açıldı. Kendi blogumu anlattıktan sonra, onunda milliyet blogda bir sayfası olduğunu öğrendim. Rastgele bir yazısını okudum ve o yürüyen sözlüğün aynı zamanda iyi de bir yazar olduğunu fark ettim. Kesinlikle blog camiası içinde yer alması gereken bir yazar diye düşündüm. Ancak milliyet blogda değil kendine ait bir domain altında toplamalıydı yazılarını. İşte bu macera onu bu işe zorlamam ile başladı.

  Continue reading »

Etohum 31 Ocak Haftasonu Toplantısı

Daha önce şu yazımda ve şu yazımda bahsettiğim, internet girişimcilerini bir çatı altında toplamayı hedefleyen E-tohum ,sadece girişimcilerin odağı olmakla kalmadı. Türkiye’deki , hatta yurtdışında yaşayan bir çok Türk girişimciyi ve blog yazarını,  buluşturdu. Birçok blog yazarı için potansiyel bir buluşma toplantısı haline dönüştü.  Bu toplantılarda kimi güzel iş bağlantıları kurdu, kimi güzel sohbetler eşliğinde kahvelerini yudumladılar. Başarılı girişimleri de kendi ilk ağızdan dinleme fırsatını yakaladığımız E tohum toplantıları bir kısım medyanın da dikkatini çekti.
Projelerini gönderenler arasında ilk 15’in açıklanma vakti geldi. Toplantıların hafta içine denk gelmesi sebebiyle şikayet edenler için de bir fırsat doğdu. 31 Ocak Cumartesi günü  İTÜ Maçka İşletme Fakültesinde, İşletme Mühendisliği Kulübünün katkılarıyla 11:00’den 17:00’ye kadar sürecek olan büyük buluşma gerçekleşiyor. Tabii 15 proje ile sınırlı kalınmayacak. Katılım halen devam ediyor. Siz de “projem var mutlaka katılmalıyım” diyorsanız henüz geç değil. Katılım için bu sayfadaki formu doldurmanız yeterli.
“Hayır benim projem yok, ben sadece bu toplulukta insanlarla tanışmak, sohbet etmek istiyorum” derseniz, buradaki linke tıklayarak katılım için yerinizi ayırtabilirsiniz.

Google “Favicon” Yenilendi

google_favicon_0109

Google yeni favicon için yarışma düzenlemişti. Yarışmanın sonucu belli oldu. Brezilya Campinas Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi  André Resente yeni tasarımın sahibi. Ancak Google birkaç ufak değişiklik yaparak son haline getirmiş. Bu yazıyı yazmamın sebebine gelince yarışmada ilk dört içinde 2 Türk’ün yer alması. Hadi Onur Demirsoy ve Yusuf Sevgen favicon tasarımlarında gösterdikleri başarı ile  gururumuz oldular. Kendilerini canı gönülden kutluyorum. Google blogda faviconun yine değişeceğinin de haberini veriyor. Meraklıları şimdiden kolları sıvasınlar.

Kadın Bloggerlara Yeni Yıl hediyesi

max-factor-maskara

Bundan 1 yıl önce eşimle oturmuş blogların geleceği hakkında konuşurken şöyle demiştim. Bir gün markalar kapımda sıra olacaklar “bir yazı yaz ne olur sana şu ürünümüzü bedava yollayacağız diye”. Bu konuya birazdan döneceğim.

Markette dolaşırken en sevdiğim şeylerden biri promosyonlu-hediyeli- bir ürünü ne pahasına olursa olsun alıvermek. Sadece hediyesi için. Başka bir şekilde temin edilmesi mümkün olamayanlar daha çok dikkatimde tabii. İşte o küçük hediyecikler benim hayatımın neşelerinden biri. Eminim ki bu duygularımda yalnız değilim. 

Bazen bu hediyeler büyür. Hediye çekilişleri olur. Ve ben o hediye çekilişlerinden hiç nasiplenemem. Eh sanırım bunda ettiğim duanın önemi büyük. Allah’tan sahip olduğum dünya nimetlerinin hepsinin dişimle tırnağımla kazanılmış olmasını istemiştim. Bir defasında İzmir’de kaldığım yıllarda gözlüklerimi yenilemiştim. Gözlükleri aldığım dükkan yeni açılmış fakat henüz şaşalı bir açılışı olmamıştı. Açılışı için Rahmetli eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı  Ahmet Priştina davetliydi. Çekilişle güneş gözlüğü vereceklerdi. Ben her zaman ki talihsizliğim yüzünden gitmek istemedim. Ama son dakika biri fısıldar gibi oldu “giiiiit” diye. Hızlıca giyinip evden çıktım. Açılış konuşmasına yetişmiştim. Ve Sayın Priştina’nın çektiği ilk isim benim ismimdi. Ve yaklaşık 150 ytl değerinde Rayban gözlüğün sahibi olmuştum bir anda. Ama çok sürmedi. Çalındı. İşte böyle benim çekiliş maceralarım.

Continue reading »

Aniboom Animasyon Şampiyonu

aniboomAniboom bir animasyon video sitesi. Burada birbirinden ilginç videolar izlemeniz mümkün.  2006 yılından beri ödüllü animasyon yarışması düzenleniyor. Bu yıl benim de küçük bir destekte bulunduğum bir animasyon filmi vardı. Hıdrellez, bir Türk yapımı.İdil tarafından yapılmış.Ne yazık ki kazanamadı. Ama izlemeketen müthiş keyif alacağınız bir animasyon. E tabi İngilizce olduğunu da eklemek gerek. Hidrellez

Bunun yanında bu yılın kazanan videosu sanıryorum birinciliği hak etmiş. Gerçekten de konusu ve kalitesiyle harika bir video. Voodoo büyücüsünün oyuncaklar tarafından alt edilmesi hikayesini anlatıyor.Animasyonu hazırlayan Joaquin Baldwin . Bakalım siz de beğenecek misiniz?Sebastians Voodoo

Voodoo Büyüsü: Oyuncak kuklaların insan bedeniyle ilişkilendirilip, kuklaya batırılan iğnenin insanın vücudunda çeşitli ağrılara sebep olmasıdır. İğnelerden biri kalbine sağlandığı takdirde kişinin öleceğine inanılır.

“Spam Mail”le Blog Tanıtmak

Blog yazmak keyifli bir iş. Okunmak ise daha keyifli. Her blog yazarı gibi ben de yazılarım okundukça bundan keyif alıyorum. Ama blogum okunsun diye de blogun adresine kimsenin gözüne gözüne sokmaya niyetim yok. Zaten okumak isteyen yolunu bulup geliyor.

Bunları niye mi söylüyorum? Msn adresim olması sebebiyle hala kullanmaya devam ettiğim Hotmail adresime bir takım spamlar geliyor. Ben bunlardan çok rahatsız değilim. Çünkü ayda bir maili temizlemeden önce ilgimi çeken şeyler de bulabiliyorum. Bu sebeple varsın o adrese reklam mailleri gelsin. Ama aralarında blog adreslerinden gelen spam mailler olunca tepemin tası atıyor. Blog denince akla etik, aklı başında siteler geliyor. Ama bu sitelerde yazan yazılar ne kadar değerli olursa olsun spam mail yoluyla insanlara tanıtılması hoş olmuyor. Burada isim vermek doğru olmaz. Continue reading »

Hiç tanımadığınız biri size saat verirse?

Web 2.0 sayesinde kurulan dostluklar arkadaşlıklar, karşılıksız paylaşımın başladığı, çıkarların göz ardı edildiği bir dönemin başlangıcı oldu. Her türlü bilgi paylaşımı ile şehrin, ülkenin ve hatta dünyanın bir ucundaki  hiç görmediğiniz ama her türlü ilgisinden haberdar olduğunuz bir çok insanla tanıştık. Benim de web 2.0 deneyimlerim arasında ilk sıralarda yer alan pilli network oldu. Bu sayede hem teknoloji aşıklarıyla hem dizi severlerle hem de ev hanımlarıyla tanışma fırsatım oldu.

Continue reading »

Parayla Değil Sırayla ” Blogger”

Bir blogger olarak üstüme düşeni yapmalı ve daha önce pek de hoşlanmadığım mim dalgasını başlatmalıyım. Bugün itibarıle www.blogger.com ve blogspot uzantılı tüm bloglara erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. Kelimenin kendisi de bu kadar ofsayt iken ne denir şaşırmış durumdayım. Ama gerçek şu ki fikir alıverişinde bulunduğumuz bir çok blog arkadaşımıza  artık ulaşamaz, onların seslerini duyamaz olduk. Bir deprem olmuş da (Allah gecinden versin) deprem enkazının altında kalanların sesini duyamıyor gibi hissettim kendimi.

 

Continue reading »

Geleceğin mesleği:”Girişimcilik”

İnsan kiminle nerede nasıl tanışacağını bilemiyor bazen. Etohum ve  TBD Genç‘in ortaklaşa olarak hazırladığı GeekZone programında tuhaf bir şekilde Kübra Sönmez ve Rahşan Tan ile tanıştım. Kendisi(Kübra Sönmez) ve melek yatırımcısı(Rahşan Tan) kol kola girmiş hoş sohbetle meşguldüler. İmrenerek onlara baktığımı görünce benimle tanışma jestini gösterdiler. Peki kim bunlar ve ne iş yaparlar?

Kübra Sönmez genç bir girişimci, Rahşan Tan ise melek yatırımcı, onları bir araya getiren LabX.

Paramarka adlı projesini hayata geçirmek isteyen Kübra, LabX sayesinde melek yatırımcısı ile tanışır. Rahşan ise zaten Reklam sektöründe olduğu için bu proje ona çok sıcak gelmiş ve Paramarka’yı hayata geçirmek için elini cebine atmaktan çekinmemiştir. Aslında bana söylediklerinde 15 Ekim’de projeyi halka duyuracaklarıdı. Ancak sanırım bazı aksaklıklar oldu ve bekleme süreci hala devam ediyor.

 

Eğer bir projeyi hayata geçirmek istiyorsanız- isterse işiniz reklam olsun- kendi reklamınızı en iyi şekilde yapmanız gerekiyor. Sadece reklamla da bitmiyor. Çeşitli seminerler etkinlikler vesilesiyle kendinizi tanıtmanız gerekiyor. Ben bu noktada onlara küçük de olsa bir katkıda bulunup kendilerini tanıtmak istedim.

Kübra Sönmez ve Rahşan Tan bunun bilincinde olarak hızlı bir şeklilde hareket etmeye çalışıyorlar. 8 kasım’da  Kadir has Üniversitesinde  Üniaktivite tarafından düzenlenen bir günlük eğitim seminerlerinde yer alacak konuşmacılar arasında Kübra Sönmez ve Rahşan Tan’ı da görüyoruz. Programın diğer konuşmacılarını buradan görebilirsiniz. Giriş ücretli olmakla birlikte 25 ytl gibi bir tutar istenmektedir. Bana gönderdikleri davetiye için ayrıca kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Umarım bir aksilik çıkmaz ve gidebilirim.

Geleceğin Mesleği: Girişimcilik” Eğitimi

Kadir Has üniversitesi Cibali Kampüsü’nde

10:00-18:00 saatleri arasında,

8 Kasım 2008’de

Biletler Biletix’te…

Etohum ve yogurtistan

Geçtiğimiz hafta etohum toplantısında konuk olarak yogurtistan.com’un sahibi ve 10 yıl önce kurulan Yoğurt Teknolojileri şirketinin kurucusu Cemil Ş. Türün ağırlandı. Çok keyifli bir toplantı olduğunu hemen başta belirtmek istiyorum. Cemil Bey’in akıcı ve duru anlatımıyla yogurtistan nedir,  ne değildir gayet iyi anlamış olduk.  Ancak Cemil Bey’in söylediği gibi dinleyici kitlesi bu kadar ilgili iken anlatmamak mümkün değildi. Geniş bir katılım sağlanan etohum toplantıları her seferinde biraz daha yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Bir sonra ki toplantıya ben de gelmek istiyorum diyenler varsa biraz yardımcı olalım.

Önce bilmeyenler için “etohum nedir” kısaca ondan bahsedelim. Adı üzerinde bir tohum atıyorsunuz ve o tohum eğer sizin verdiğiniz emeklerle yeşerecek kıvama geliyorsa gerekli gübreyi yatırımcılardan almanıza yardımcı olacak bir proje. Genç internet girişimcilerini yatırımcılarla buluşturmayı hedefleyen bu projenin kurucusu Burak Büyükdemir , projelerinizi 2009 Ocak ayına kadar bekliyor olacak. Daha fazla bilgi lazım diyorsanız şuraya müracaat ediyorsunuz.
  Continue reading »

Hakkımda, Hakkında, Hakkımızda

infoGeçtiğimiz gün bir yazının altına düşen yorum beni biraz üzdü. Aslında bu bir sitem yazısı değil. Ama bloggerların dikkat etmesi gereken bir konu olduğu için üstüne düşmek istedim.  Çocuklaçocuk hangi bölümde okuduğumu sormuş.  Yazdığı yorumlarla yazılarımı takip ettiğini biliyorum. Belki de daha önce okuduğu halde aklında kalmamış da olabilir. Blogların büyük bir kısmında hakkımda sayfası ya yapım aşamasında ya da ana sayfa yönlendirilmiş durumda. Hal böyle olunca sadece blog ismiyle tanınmak zorunda kalıyoruz.  Selçuk da Süleyman Sönmez ile birlikte geçen gün verdiği bir röportajda  ufak çaplı da olsa bu konuya değinmiş. Blogu yayına sokmadan önce hazırladığım ilk sayfa hakkımda sayfası olmuştu. Buna önem vermek zorundaydım. Yazdıklarımın kimin tarafında yazıldığını herkesin bilmesini istemek de en doğal güdü olsa gerek.

Continue reading »

Blog ödüllerinde oylarım kime gitti?

Blog ödüllerinde oylama için sayılı saatler kaldı. Ve ben de artık oylarımı açıklayabilirim.

aylak abakus  (eğlence) fena değil
cocukla cocuk (hobi) severek takip ediyorum oldukça başarılı 2 anne
selcuk hoca   (kişisel) tamamen duygusal (eşim ya hani o açıdan)
az pişmiş   (kültürsanat) sinema her zaman benim için ön planda
sporbul   (spor) aralarında en iyi olarak bunu gördüm
food-eng   (haber gündem) eh meslektaşım
ceo yavuz   (iş dünyası) Türkiye’nin en genç Çinlisi
mustafa akyol   (komünite) ben seçmedim yönlendirildim :(
a.selim tuncer (reklam pazarlama) işi bilen biliyor.
electroblog      (teknoloji) Gündemi takip ediyor.

Umarım hakeden kazanır…

Güncelleme 6 mayıs 2008,Salı

Meraklısına not: Kişisel olmayan sebeplerden dolayı Blog Konferansına ve Blog Ödülleri törenine katılamayacağım. Ödül alacak arkadaşları şimdiden tebrik ederim.

1 mayıs “Rss Awareness Day”

rss awarenessBugün 1 mayıs. Herkes işçi bayramı olduğunu biliyor. Ancak bugün blogerlar için ayrı bir gün. “Rss awareness day” Türkçe meali rss bilinirlik ya da rss tanıtma günü.

Bir süre önce  sharpreader kullanmaktan vazgeçmiş onun yerine snarfer kullanmaya başlamıştım. Ancak Snarfer’ın burnunda çıkan çarpı işaretinden başka bir atraksiyonu olmadığı için “ya da ben çözemedim” onu kullanmaktan vazgeçtim. Bu sırada, durmadan ekrana çıkan kutularıyla beni rahatsız eden sharpreader aslında ne kadar verimli olduğunu fark ettim. Bu sebeple tekrar sharpreader kullanmaya karar verdim. 

Continue reading »