<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uyuyang &#187; sinema</title>
	<atom:link href="http://www.uyuyang.com/kategori/sinema/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.uyuyang.com</link>
	<description>Don't be sleepy</description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Mar 2010 23:01:52 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>82.Oscar Ödülleri</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/82-oscar-odulleri/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/82-oscar-odulleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 19:59:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[2010 Oscar kazanan adaylar]]></category>
		<category><![CDATA[82. Oscar ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adaylar]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar 2010 ödülleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=662</guid>
		<description><![CDATA[
Bu yıl Oscar ödülleri için sıkı tahminlerim var. Ama yine de Oscar komitesine güven olmaz. Birçok sürprizlerle karşılaştığımız için bu yıl da sürprizlere hazır olmak gerekir.
İlk olarak &#8220;En İyi Film&#8221; ödülünden bahsedelim. Önceki yıllara göre kuvvetli adaylar olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak 2 film diğerlerinden daha fazla öne çıkıyor. Biri &#8220;Avatar&#8221; diğeri ise &#8220;Hurt Locker&#8220;.  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a rel="attachment wp-att-661" href="http://www.uyuyang.com/82-oscar-odulleri/oscar2010/"><img class="size-full wp-image-661 aligncenter" title="oscar2010" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2010/03/oscar2010.jpg" alt="" width="500" height="339" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bu yıl Oscar ödülleri için sıkı tahminlerim var. Ama yine de Oscar komitesine güven olmaz. Birçok sürprizlerle karşılaştığımız için bu yıl da sürprizlere hazır olmak gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk olarak &#8220;<em>En İyi Film</em>&#8221; ödülünden bahsedelim. Önceki yıllara göre kuvvetli adaylar olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak 2 film diğerlerinden daha fazla öne çıkıyor. Biri &#8220;<strong>Avatar</strong>&#8221; diğeri ise &#8220;<strong>Hurt Locker</strong>&#8220;.  Son hafta okuduğum bir habere göre Hurt Locker ekibinin Oscar komitesine kendilerini seçmeleri için gönderdiği e-posta sanırım durumda fazlasıyla etkili olacak ama hangi yönde? Benim gönlümden geçen <strong>Hurt Locker</strong>. Avatar için ilginç bir tespitte bulunacağım ama ben bile hala şaşırıyorum. Filmde koloninin yaşadığı yerler sanki cennetin tarifi yapılırken anlatılan yerlerin hayalinin perdeye yansıması gibi. O yüzden de yorum yapmakta zorlanıyorum. Neyse bu konuya girmek istemiyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;<em>En İyi Yönetmen</em>&#8221; dalında yine bu iki film arasında ilginç bir çekişme var. Çünkü Avatar filminin yönetmeni <strong>James Cameron</strong>,  Hurt Locker&#8217;ın yönetmeni olan <strong>Kathryn Bigelow</strong>&#8216;un eski eşi. Bu da Oscar komitesini ne yönde etkileyecek oldukça merak konusu. Yönetmenlik dalındaki adayıma gelince, James Cameron ağır basıyor. Ama <strong>Kathryn Bigelow</strong> alır<strong>.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;<em>En İyi Özgün Senaryo</em>&#8221; dalında favorim <strong>Inglourious Basterds</strong> ile tabii ki <strong>Quentin Tarantino</strong>. Umarım bir sürpriz olmaz. Çünkü Hurt Locker bir çok dalda sürpriz yapması beklenen bir film.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;<em>En İyi Uyarlama Senaryo</em>&#8221; dalında ise &#8220;<strong>Up In The Air&#8221;</strong> filmi ile <strong>Jason Reitman</strong> ve <strong>Sheldon Turner</strong> en kuvvetli adaylar. Benim adaylarımın da bunlar olduğunu söyleyebilirim. Ama burada dikkatinizi &#8220;<strong>The Messenger</strong>&#8221; filmine çekmek istiyorum. Birinde, işi insanların işine son vermek olan bir insanın hikayesi, diğerinde ise yakını askerde ölen birine ilk haberi veren kişi olma görevini üstlenmiş bir insanın hikayesi anlatılıyor. İlginçtir ki her ikisinde de bu kişilerin yanlarına verilen asistanın eğitimi konu edilmiş. Bu kadar benzerlik şaşırtıcı.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;<em>En İyi Kadın Oyuncu</em>&#8221; adayına gelince gönlümden geçen &#8220;<strong>Gabourey Sidibe</strong>&#8220;. Ancak bu ihtimal oldukça zayıf. Diğer yandan sevdiğim bir aktris olan <strong>Sandra Bullock</strong> &#8220;<strong>The Blind Side</strong>&#8221; filmi ile aday ve hatırladığım kadarıyla bu onun ilk Oscar adaylığı. Komite ona bir güzellik yapıp, onu bu ödülden mahrum bırakmayacaktır. Öte yandan <strong>Sandra Bullock&#8217;</strong>un oyunculuğunu çok severim ama açıkçası bu filmde Oscar adayı olunacak türden bir oyunculuk sergilediğini söylemek pek mümkün değil.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;<em>En İyi Erkek Oyuncu</em>&#8221; dalı için adaylar arasından favori gösterilen &#8220;<strong>Jeff Bridges</strong>&#8220;&#8216;in rol aldığı <strong>Crazy Heart</strong> filmini izlemediğim için yorum yapamam ama &#8220;<strong>George Clooney</strong>&#8220;, &#8220;<strong>Up In The Air</strong>&#8221; ile kuvvetli bir rakibi, onu biliyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;<em>En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu</em>&#8221; dalında &#8220;<strong>Mo&#8217;Nique</strong>&#8220;, &#8220;<strong>Precious</strong>&#8221; filmi ile favoriler arasında ben de &#8220;muhtemelen alır&#8221; diyorum. <strong>Penelope Cruz</strong>&#8216;a hiç şans vermiyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8221; <em>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu</em>&#8221; dalında yine <strong>Quentin Tarantino</strong>&#8216;nun <strong>Inglourious Busterds</strong> filmine ihtimal veriyorum. &#8220;<strong>Christoph Waltz</strong>&#8220;  bu filmde hakikaten oldukça şaşırtıcı bir performans sergilemişti.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;<em>En İyi Görüntü Yönetmeni</em>&#8221; dalında &#8220;<strong>Avatar</strong>&#8220;dan başka alternatif göremiyorum. Ya siz?</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;<em>En İyi Müzik</em>&#8221; dalında ise <strong>Michael Giacchino</strong> &#8220;<strong>Up</strong>&#8221; filmi ile Oscar&#8217;ı kucaklayabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak &#8220;<em>En İyi Yabancı Film</em>&#8221; dalında tamamen avare bir tahminde bulunup &#8220;<strong>The White Ribbon</strong>&#8221; (<strong><em>Almanya</em></strong>) diyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda ismini anmadığım filmleri hiçe saymıyorum tabii. Ancak diğerlerini yanında pek de esamesi okunacak filmler değiller. Bu kategorilerdeki diğer adaylarla birlikte tüm liste için<a href="http://oscar.go.com/" target="_blank"> Oscar</a>&#8216;ın resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Programı bu yıl <strong>Alec Baldwin</strong> ve <strong>Steve Martin</strong> birlikte sunacaklar. Beni sorarsanız çay ve çekirdek eşliğinde bu gece Oscar izliyor olacağım. Kodak tiyatrosundan değil elbette. Evimdeki rahat koltuğumdan. Bu gece sabaha kadar sürecek olan Oscar Ödül Töreni&#8217;ni <a href="http://www.ntv.com.tr/" target="_blank">NTV</a>&#8216;den izlemek mümkün. Gece 1&#8242;den itibaren izleyebilirsiniz.</p>
<p><em>Dipnot</em>: <em>Sabaha doğru bu yazı ödüller belli oldukça güncellenecektir.</em></p>
<p style="text-align: justify;">Ve sonuçlar;</p>
<p style="text-align: justify;">En İyi Film/Best Picture : <strong>The Hurt Locker</strong> (Kathryn Bigelow)<br />
En İyi Erkek Oyuncu/Actor in a Leading Role : Jeff Bridges (<strong>Crazy Heart</strong>)<br />
En İyi Yardımcı Erkek/Actor in a Supporting Role : Christoph Waltz  (<strong>Inglourious Basterds)</strong><br />
En İyi Kadın Oyuncu/Actress in a Leading Role : Sandra Bullock (<strong>The Blind Side</strong>)<br />
En İyi Yardımcı Kadın/Actress in a Supporting Role : Mo&#8217;Nique, <strong>Precious</strong>: <strong>Based on the Novel &#8216;Push&#8217; by Sapphire</strong><br />
Animasyon/Animated Feature Film : <strong>Up</strong><br />
Sanat Yönetimi/Art Direction : <strong>Avatar (</strong>Rick Carter and Robert Stromberg<strong>)</strong><br />
En İyi Görüntü Yönetmeni/Cinematography : <strong>Avatar (</strong>Mauro Fiore<strong>)</strong><br />
En İyi Kostüm/Costume Design : <strong>The Young Victoria (</strong>Sandy Powell<strong>)</strong><br />
En İyi Yönetmen/Directing : <strong>The Hurt Locker</strong> (Kathryn Bigelow)<br />
En İyi Belgesel/Documentary Feature : <strong>The Cove</strong> (Louie Psihoyos and Fisher Stevens)<br />
En İyi kısa Belgesel/Documentary Short : <strong>Music by Prudence</strong><br />
En İyi Kurgu/Film Editing : <strong>The Hurt Locker</strong> (Bob Murawski and Chris Innis)<br />
En İyi Yabancı Film/Foreign Language Film : <strong>The Secret in Their Eyes</strong> (El Secreto de Sus Ojos)-Argentina<br />
En İyi Makyaj/Makeup : <strong>Star Trek (</strong>Barney Burman, Mindy Hall and Joel Harlow<strong>)</strong><br />
En İyi Müzik/Music (Original Score) : <strong>Up</strong>, Michael Giacchino<br />
En İyi Şarkı/Music (Original Song): The Weary Kind (Theme from <strong>Crazy Heart</strong>) from Crazy Heart, Ryan Bingham and T Bone Burnett<br />
Kısa Animasyon Film/Short Film (Animated) : <strong>Logorama</strong><br />
En İyi Kısa Film/Short Film (Live Action) : <strong>The New Tenants</strong><br />
Ses Montajı/Sound Editing : <strong>The Hurt Locker (</strong>Paul N.J. Ottosson<strong>)</strong><br />
Ses Miksajı/Sound Mixing : <strong>The Hurt Locker (</strong>Paul N.J. Ottosson and Ray Beckett <strong>)<br />
</strong>En İyi Görsel Efekt/Visual Effects : <strong>Avatar</strong> (Joe Letteri, Stephen Rosenbaum, Richard Baneham and Andrew R. Jones)<br />
Writing (Adapted Screenplay): Geoffrey Fletcher, <strong>Precious</strong>:<strong> Based on the Novel &#8216;Push&#8217; by Sapphire</strong><br />
Writing (Original Screenplay) : Mark Boal, <strong>The Hurt Locker</strong> <br />
 </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/82-oscar-odulleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dalgıç Giysisi ve Kelebek</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/dalgic-giysisi-ve-kelebek/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/dalgic-giysisi-ve-kelebek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 15:37:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Dalgıç Giysisi ve Kelebek]]></category>
		<category><![CDATA[Elle dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Jean-Dominique Bauby]]></category>
		<category><![CDATA[The Diving Bell And The Butterfly]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=573</guid>
		<description><![CDATA[Her hafta düzenli olarak yolculuk yapmak zorundaysanız bunu kendiniz için bir eğlence haline getirmeyi öğrenmelisiniz. Aksi takdirde sizin için işkence olmaktan alıkoyamazsınız. İşte bu sebeple uygun fiyata uçak bileti bulamadığım uzun otobüs yolculuklarında Pamukkale Turizm’i tercih ettim. Bunun birinci sebebi Pamukkart sahibi olmam, ikinci sebebi ise dilediğim kadar film izleyebileceğim şahsi ekranımın olduğu tek başıma  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-577" href="http://www.uyuyang.com/dalgic-giysisi-ve-kelebek/divingbell_butterfly_2/"><img class="size-medium wp-image-577 alignleft" title="divingbell_butterfly_2" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2010/01/divingbell_butterfly_2-192x300.jpg" alt="" width="192" height="300" /></a>Her hafta düzenli olarak yolculuk yapmak zorundaysanız bunu kendiniz için bir eğlence haline getirmeyi öğrenmelisiniz. Aksi takdirde sizin için işkence olmaktan alıkoyamazsınız. İşte bu sebeple uygun fiyata uçak bileti bulamadığım uzun otobüs yolculuklarında Pamukkale Turizm’i tercih ettim. Bunun birinci sebebi Pamukkart sahibi olmam, ikinci sebebi ise dilediğim kadar film izleyebileceğim şahsi ekranımın olduğu tek başıma  oturabildiğim bir koltuk sunabiliyor olmaları. “Pamukyol” olarak yan şirket ayrılmış. Ve sadece bu otobüs bu hizmetleri verebiliyor. Eh tabi bir 5 TL farkıyla..<span id="more-573"></span><br />
İşte bu gidişlerimde hemen hemen bütün filmleri (yaklaşık 50 tane) izledim. Kendi aralarında bir önem sırasına koyarak izlediğim ancak aralarından bir tanesine haksızlık ettiğimi düşündüğüm bir filmi en geri bırakmıştım. Bu hatamı telafi etmek için izlediklerimden sadece bu film hakkında bir yazı yazmayı düşündüm.<br />
Görünmez kazalar, gizli hastalıklar insanların gelecekte başlarına ne iş açacaklarını bilmedikleri sırları gibiler. Ve hemen hepimizin başına gelebilecek talihsizlikler bunlar. Jean-Dominique Bauby(<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Jean-Dominique_Bauby" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">vikipedia-eng</span></a><span style="color: #ff9900;">, </span><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kelebek_ve_Dalg%C4%B1%C3%A7_Giysisi" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">vikipedia-tr</span></a>), Elle dergisinin baş editörlüğü yaptığı sırada bu talihsizliklerden birini yaşıyor. Unutmadan belirtmeliyim ki filmde adı geçen tüm isimler gerçek. Yani “True Story” adı verilen yaşanmış bir öykü.  Dünyada az görülen bir vaka olan kılcal damar tıkanıklığı yüzünden sol gözü hariç tüm vücudu felç olan Bauby, hayatının bundan sonrasını bu şekilde geçireceğini öğrendiğinde bunun için ağlayamıyordu bile. Çünkü felç olmuştu. Ancak felç olmadan önce bir yayımcı ile anlaşmıştı. Bir kitap yazacaktı. Bu kitabı yazmak için son derece sabırlı birine ihtiyaç vardı. Çünkü Bauby iletişim kurabilmek için sadece sol gözünü kullanabiliyordu. Karşısındakinin de onu anlayabilmesi için sadece bir harf için tüm alfabeyi yeniden okuması <a rel="attachment wp-att-575" href="http://www.uyuyang.com/dalgic-giysisi-ve-kelebek/jean-dominique_bauby_and_sons/"><img class="size-full wp-image-575  alignright" title="Jean-Dominique_Bauby_and_sons" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2010/01/Jean-Dominique_Bauby_and_sons.jpg" alt="" width="200" height="138" /></a>gerekiyordu.Bauby&#8217;nin, bu kitap için yaklaşık 200000 kez göz kırptığını düşünülüyormuş. Felçli bünyesinde kendini bir dalgıç gibi hisseden Bauby, o sabır abidesi editörünü de kelebek olarak görüyordu. Kitaba ismi böylelikle vermiş oldu. Dalgıç Giysisi ve Kelebek &#8230; Bu kitap belki de onun hayatındaki en önemli şey olmayacaktı. Ta ki felç olduğunda yapabileceği işler oldukça sınırlı olana dek. Oysa şimdi yazdığı kitap film oldu. Ancak kendisi izleyemedi. Çünkü 1997 yılında hayata gözlerini yumdu. Ancak bundan önce, hayata son golünü atıp gitti.</p>
<p><a rel="attachment wp-att-576" href="http://www.uyuyang.com/dalgic-giysisi-ve-kelebek/divingbell_butterfly/"><img class="size-full wp-image-576 alignleft" title="divingbell_butterfly" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2010/01/divingbell_butterfly.jpg" alt="" width="200" height="109" /></a>Filmde en etkileyici sahne sağ gözünün ödem olmaması için dikildiği sahneydi. Aynen içerden bir görünüşle yani Bauby&#8217;nin gözünden görebileceğimiz şekilde çekim yapılmış. Oldukça etkileyiciydi.</p>
<p>Filmin yönetmenliğini Julian Schnabel yapmış, senaryosunu ise Ronald Harwood elden geçirmiş. Jean-Dominique Bauby rolünde Mathieu Amalric&#8217;i görüyoruz. Hakkını vermiş diyebilirim. Onun hayata tutunmasını sağlayan ve Fransa&#8217;nın en sık kullanılan harflerini başa gelecek şekilde sıraladığı bir alfabe oluşturan, konuşma terapistini Marie-Josée Croze canlandırmış. Ve kitabın yazılmasında büyük emeği geçen aynı zamanda ismine ilham kaynağı olan editör Claude rolünde ise Anne Consigny var.</p>
<p>Filmin acıklı olması bir yana Jean-Dominique Bauby’nin sol gözünden çekiliyor <a rel="attachment wp-att-574" href="http://www.uyuyang.com/dalgic-giysisi-ve-kelebek/jean-dominique_bauby/"><img class="size-full wp-image-574   alignright" title="Jean-Dominique_Bauby" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2010/01/Jean-Dominique_Bauby.jpg" alt="" width="200" height="138" /></a>olması ve kendisinin düşüncelerini seslendiriliyor olması filme bir neşe katmış. Hayata felçli de olsa sıkı sıkya başlanmanın önemini bu kadar iyi vurgulayan bir yapıt olan Dalgıç ve Kelebek (The Diving Bell and the Butterfly)adlı bu filmi mutlaka ve mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Hepimiz zaman zaman sıkıntı yaşabiliyoruz ama ne olursa olsun hayat yaşamaya değer.<br />
Jean-Dominique Bauby bu ismi her zaman aklımda tutmaya çalışacağım. Ve ne kadar zorlu günlerden de geçsem üstesinden gelinmeyecek şey yoktur diyerek kendimi teselli edeceğim.</p>
<p><a href="http://www.imdb.com/title/tt0401383/" target="_blank">imdb puanı</a></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/dalgic-giysisi-ve-kelebek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maya Takvimi ve 2012</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/maya-takvimi-ve-2012/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/maya-takvimi-ve-2012/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 09:46:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[2012 filmi]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[John Cusack]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet filmi]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet senaryosu]]></category>
		<category><![CDATA[Maya Takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[Roland Emmerich]]></category>
		<category><![CDATA[yer kabuğu hareketleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=489</guid>
		<description><![CDATA[21 Aralık 2012 tarihinde Maya Takimine göre dünyamız son bulacak. Ve insanlık bilinmeyene bir yolculuğa çıkacak. Bir çok inanca göre kıyamet günü söz konusu. Bu İslam’da aynı adla, Hristiyanlıkta Diriliş adıyla, bilinmektedir. Diğer isimlerine Vikipedi’den bakabilirsiniz.
İşte tam da böyle bir konuyu ele alan 2012 filminin ön gösterimini dün akşam izledim. Bugün gösterime  girecek olan filmi izleyip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="size-full wp-image-490 alignleft" title="2012" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/11/2012.jpg" alt="2012" width="253" height="364" />21 Aralık 2012 tarihinde Maya Takimine göre dünyamız son bulacak. Ve insanlık bilinmeyene bir yolculuğa çıkacak. Bir çok inanca göre kıyamet günü söz konusu. Bu İslam’da aynı adla, Hristiyanlıkta Diriliş adıyla, bilinmektedir. Diğer isimlerine <a title="Kıyamet" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1yamet" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">Vikipedi’den </span></a>bakabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte tam da böyle bir konuyu ele alan 2012 filminin ön gösterimini dün akşam izledim. Bugün gösterime  girecek olan filmi izleyip izlemeyeceğinize karar vermeden önce sizlere biraz bilgi verelim.</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle tam bir aksiyon sineması diyebiliriz. Her anında muhteşem efektlerin olduğunu hatta zaman zaman efektlerin hayranlığıyla filmin konusunu unuttuğumuzu da eklemek mümkün.</p>
<p style="text-align: justify;">Yer kabuğunun Maya takviminde yazıldığı üzere 2012 yılında Güneş, galaksimizin gezegenleri ve Dünya aynı eksen üzerinde diziliyorlar. Bu dizilişin etkisiyle güneşten kopan nötronlar dünyanın çekirdeğinde bulunan magma tabakasını hareketlendiriyor. Bu hareketlenme sonucu yer kabuğu sıcaklığın etkisiyle erimeye başlıyor. Peşi sıra depremler, tsunami, yer değiştiren ana kıtalar filmin başlıca aksiyon sahnelerini oluşturuyor.<span id="more-489"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bunların arasında da küçük birkaç hikayecik yerleştirilmiş. Bunlardan biri başrol denebilecek kadar uzun süre perdede görebildiğimiz,  400 küsur satabilen kitabıyla Jackson Curtis adlı yazarı canlandıran John Cusack var. Kendini kitaplara vermiş olmasından dolayı eşinden boşanan Jackson, oğlu ve kızını alarak hafta sonu kampa götürür. Her zaman gittikleri yerde gölün kurumuş olmasını hayretle izler. Burada kendisini çatlak olarak nitelendirdiği bir radyo yayıncısından birkaç şey öğrenir. İlk başlarda üzerinde durmaz. Ancak şoförlüğünü yaptığı kodaman işadamının çocuğundan da öğrendiğine göre bunlar gerçektir. Bundan sonra asıl mücadele başlar. Ailesini alıp bütün insanlıktan sadece 1 milyon Euro parası olanların girebileceği gemiye binmenin telaşı başlar. Bundan sonrası filmi izlemek isteyenler için gizli kalsın.</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmene yöneltilen bazı sorular olmuş. Bunlardan biri “Kâbe’nin neden yıkıldığı anı göstermediniz” diye,  cevaben “Dünyanın yok olmasını tasvir ederken Kâbe’nin de yıkılışını göstermeyi istedim. Ancak ölüm tehdidi ile kelle koltuğumda yaşamak istemiyorum. Filmin metin yazarları hakkımda fetva çıkabileceği uyarısında bulununca bu sahneleri çıkartmak zorunda kaldık. Onun yerine Hristiyanlığın bir sembolünü yıkıldı gösterdik” demiş. Bunu da ilginç bir anekdot olarak ekleyelim de aklımızda bulunsun.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin görsel olarak oldukça etkileyici olduğunu söyledim ancak bu görselliğin bu kadar abartıldığında insanda negatif hisler uyandırdığını ve bir süre sonra  filmi bu efektler yüzünden izleyemez hale geldiğimi söylememiştim değil mi? Evet şimdi söyledim. <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p style="text-align: justify;">Ancak son zamanlarda böyle aksiyon dolu,  maceralı bir film izlemediğim için olsa gerek izlerken yine de keyif aldım. Tabi bir de  yanımızda sevgili dostlarımız Hasan ve <a title="Kadın Sanat" href="http://www.kadinsanat.net/wordpress/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">Şahika Civelek</span> </a>olunca keyfimiz iki kat arttı.<br />
Kahve sözünü unutmadım Şahika. <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Filme dair;</strong><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Roland Emmerich<br />
<strong>Oyuncular:</strong>  Amanda Peet, Chiwetel Ejiofor, Thandie Newton, Oliver Platt, Thomas McCarthy, Woody Harrelson, Danny Glover, Liam James, Morgan Lily, Zlatko Buric, Beatrice Rosen, Alexandre Haussmann, Philippe Haussmann, Johann Urb<br />
<strong>Senarist</strong>: Roland Emmerich, Harald Kloser<br />
<a title="Orijinal site" href="http://www.whowillsurvive2012.com/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">Web site</span></a><br />
<span style="color: #ff9900;"><a title="imdb" href="http://www.imdb.com/title/tt1190080/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">İmdb</span> </a></span><br />
<a title="Puanlama" href="http://www.sinemalar.com/film/7652/2012/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">Sinemalar</span> </a></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/maya-takvimi-ve-2012/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Final Destination 4(3D)Son Durak 4(3Boyutlu)</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/final-destination-4-son-durak-4-3-boyutlu/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/final-destination-4-son-durak-4-3-boyutlu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 03:11:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[3 Boyutlu film]]></category>
		<category><![CDATA[3D film]]></category>
		<category><![CDATA[Andrew Fiscella]]></category>
		<category><![CDATA[Bobby Campo]]></category>
		<category><![CDATA[Final Destination 4]]></category>
		<category><![CDATA[Krista Allen]]></category>
		<category><![CDATA[Mykelti Williamson]]></category>
		<category><![CDATA[Nick Zano]]></category>
		<category><![CDATA[Shantel Vansanten]]></category>
		<category><![CDATA[Son Durak 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=445</guid>
		<description><![CDATA[Hayat ilklerle güzelleşiyor her daim. Yine bir ilki daha geride bıraktım dün gece. 3 boyutlu bir film izledim. Ülkemizde 28 Ağustos 2009, Cuma günü vizyona girecek olan Final Destination 4 (Son Durak 4). Öncesinde çekilmiş olan ilk 3 serisini izlediğim için filmin konusu için çok da kaygılanmıyordum. Bu sefer beni ilgilendiren kısım boyut farkı idi.
Yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-444 alignleft" title="SON-DURAK" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/08/SON-DURAK.jpg" alt="SON-DURAK" width="300" height="445" />Hayat ilklerle güzelleşiyor her daim. Yine bir ilki daha geride bıraktım dün gece. 3 boyutlu bir film izledim. Ülkemizde 28 Ağustos 2009, Cuma günü vizyona girecek olan Final Destination 4 (Son Durak 4). Öncesinde çekilmiş olan ilk 3 serisini izlediğim için filmin konusu için çok da kaygılanmıyordum. Bu sefer beni ilgilendiren kısım boyut farkı idi.</p>
<p>Yine de kısaca konusuna değinirsek; önsezi yoluyla bir takım anlık görüntüler gören genç erkek oyuncumuz, bu görüntülerde çevresinde bulunan insanların sırasıyla bir felaket sırasında öldüklerini görür. Kendine geldiğinde arkadaşlarını ölmemeleri için ikna etmek zorunda kalır. Ancak ölüm her defasında sinsice yaklaşır ve kader değiştirilemez planını filmdeki kahramanlarımız üzerinde oynar.<span id="more-445"></span></p>
<p>Başrollerini Krista Allen, Bobby Campo, Shantel Vansanten, Andrew Fiscella, Mykelti Williamson, Nick Zano paylaşmaktadır. Yönetmenliğini David R. Ellis&#8217;in yaptığı filmin senaryosunu Eric Bress ve Jeffrey Reddick birlikte kaleme almışlar.</p>
<p>Peki filmin diğer ilk üç seriden farkı nedir diye sorarsanız, öyle size elle tutulur hiçbir şey söyleyemem. Bu filmi şiddetle tavsiye etmeme sebep olacak tekşey 3 boyutlu olması olabilir. Daha önce size <a href="http://www.uyuyang.com/gozluk-sevdasi/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">gözlerimin </span></a>hikayesinden bahsetmiştim değil mi? İşte o yüzden şu şaşı bak şaşırlara bir ömür bile baksam 3 boyutlu resmi görmem mümkün değil. Ama 3 boyutu görebilmek için tek yol şaşı bak şaşırlar değilmiş <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  3D gözlük ile de bu mümkünmüş. İşte hayatımının ilklerinden biri buydu. 3 boyutlu bir görüntü görebilmek.<br />
Bu yazı film incelemesinden çok 3 boyut hakkında oldu farkındayım. Ama yapacak bir şey yok. Konu bu! Nesnelerin adeta burnununzun dibinde hareket ediyor olması ve elinizi uzatsanız yakalayacakmış hissine kapılmanız filmi oldukça keyifli hale getiriyor. Ancak filmde sanat kaygısı, duygu, hisler daha çok arka plana itiliyor. Hangi sahnede hangi nesne 3.boyutta önem kazanıyor bu daha fazla ön plana çıkmış durumda. Yönetmen de adeta bunu perçinlercesine hemen her sahnede önemli bir nesneyi burnumuzun dibine sokmayı başarmış. Fena da olmamış hani. Ama 3 boyutlu film izlemek bu tür filmler için güzel olsa da şöyle tutkulu bir aşk hikayesini düz camın ardından ya da beyaz perdeye çıplak gözle bakarken izlemek paha biçilemez.</p>
<p>Siz ,siz olun filmin sonlarına doğru karşınıza çıkacak olana yılanı tokatlamaya kalkmayın. (Benim gibi <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ) O gerçek değil!</p>
<p><a href="http://thefinaldestinationmovie.com/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Filmin websitesi/Fragman</span></a><br />
<a href="http://www.imdb.com/title/tt1144884/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">imdb </span></a><span style="color: #ff6600;"><span style="color: #000000;">puanı</span><br />
</span><a href="http://www.sinemalar.com/film/2178/Son-Durak-4-3D/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">sinemalar</span></a></p>
<p>Dip not: Eğer gnçtrkcll&#8217;li iseniz 3D filmlere özel olarak eklenen 2,5 TL fiyat farkını ödemek zorunda değilsiniz.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/final-destination-4-son-durak-4-3-boyutlu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kız Kardeşimin Hikayesi(My Sister&#8217;s Keeper) Film Yorumu</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/kiz-kardesimin-hikayesimy-sisters-keeper-film-yorumu/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/kiz-kardesimin-hikayesimy-sisters-keeper-film-yorumu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2009 13:43:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[abigail breslin]]></category>
		<category><![CDATA[aile filmi]]></category>
		<category><![CDATA[alec baldwin]]></category>
		<category><![CDATA[cameron diaz]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal film]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kız kardeşimin hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[lösemili çocuğun hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[my siter's keeper]]></category>
		<category><![CDATA[Sofia Vassilieva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=431</guid>
		<description><![CDATA[My Sister&#8217;s Keeper(Kız Kardeşimin Hikayesi) sandığımın aksine oldukça duygusal bir film imiş. Ben romantik komedi sanmıştım oysa ki. Filme gitmeden önce yanımda ıslak mendil vardı. Oldukça işe yaradığını söyleyebilirm. Mutlaka çevremizde, akraba olmasa bile tanıdıkların arasında lösemi ile savaşan birileri vardır. Löseminin tedavisinde çoğunlukla uygun ilik aranır. Bulunamaz ise aynı anne babadan yeni doğacak çocuktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-430 alignleft" title="my-sisters-keeper" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/08/my-sisters-keeper.jpg" alt="my-sisters-keeper" width="324" height="480" />My Sister&#8217;s Keeper(Kız Kardeşimin Hikayesi) sandığımın aksine oldukça duygusal bir film imiş. Ben romantik komedi sanmıştım oysa ki. Filme gitmeden önce yanımda ıslak mendil vardı. Oldukça işe yaradığını söyleyebilirm. Mutlaka çevremizde, akraba olmasa bile tanıdıkların arasında lösemi ile savaşan birileri vardır. Löseminin tedavisinde çoğunlukla uygun ilik aranır. Bulunamaz ise aynı anne babadan yeni doğacak çocuktan ilik nakli olması tedavide bir umut olur.</p>
<p>Filmde bir ailenin lösemili çocuklarını kurtarabilmek adına yeni bir çocuğa sahip olmaları ile konu alınıyor. Ancak bu çocuk büyüdüğünde ablası için donör olmaktan vazgeçer ve bu konuda uzmanlığı halk tarafından kabullenilmiş bir avukat yardımıyla ailesine dava açar. Her ne kadar filmin ilerleyen zamanlarında sonuç önemli olmasa da davayı kazanır.</p>
<p>Filmin konusu hakkında bu kadar bilgi yeter. Umarım sinemada izlerken yanınızda mendil götürmeyi ihmal etmezsiniz. Filmin başrol oyuncuları arasında Cameron Diaz (anne), Abigail Breslin(Donör kardeş), Sofia Vassilieva (Lösemili çocuk), Alec Baldwin (avukat) var. Yönetmen koltuğunda Nick Cassavetes oturuyor. Senaryosunu Jeremy Leven ve Nick Cassavetes birlikte kaleme almışlar. Bu güzel hikaye ise Jodi Picoult&#8217;ın aynı adlı eserinden uyarlanmış.</p>
<p><span id="more-431"></span></p>
<p>Filmde bir çok karakter aynı anda sergilenmiş. Fedakar, hırslı, inatçı insanların bir arada bulunduğu bir film. Özellikle komedi filmlerinde daha sık gördüğümüz Cameron Diaz artık yaş kemale ermiş olsa gerek ki acılı bir anne rolü ile karşımıza çıkıyor. İtiraf etmeliyim ki çok başarılı bulmasam da bu rollerde de görmekten keyif alacağım. Abigail Breslin bu filmde de diğerlerinde olduğu gibi çok bilmişliği ve şeker yüzü ile perde de göz dolduruyor. Diğer dikkatimi çeken oyuncu ise lösemili abla Sofia Vassilieva oldu. Daha önce çok da net hatırlamadığım bu yüzü sinema perdesinden görmek çok hoşuma gitti. Oldukça dinamik bir yüzü var. Kanserli bir hastayı canlandırırken bile etrafına neşe saçıyordu. Diğer filmlerini izlemeyi düşünüyorum.</p>
<p>Filmde makyaj oldukça iyi yapılmıştı. Kanserli bir hasta olduğunu düşünmemek çok zordu. Ancak kanser hastaları genellikle bulundukları kilodan daha fazla zayıflarlar benim bildiğim. Filmde bu göz ardı edilmiş sanki.<br />
Film 14 ağustos 2009 tarihinde (bugün) ülkemizde vizyona giriyor. Bugün ne yapsam diye düşünüyorsanız Hiç vakit kaybetmeden bir bilet alın.</p>
<p>Yazıda verilen tıbbi bilgiler genel geçer bilgilerdir. Kesin kaynaklara dayanmamaktadır.<br />
Çevrenizde tedaviye cevap vermeyen kanser hastaları bulunabilir. Ama en azından onlara güzel anılar yaşatmak bizim elimizde. Bu konuda &#8220;<a href="http://www.herseyeragmenyalnizdegiller.com/tr/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">Herşeye Rağmen Yalnız Değiller</span></a>&#8221; adlı proje ile kanser hastalarına moral ve destek amaçlı ziyaretler tertip eden Davut Topcan&#8217;ı da anmak istiyorum.</p>
<p>Bu film hakkında yazılan bir diğer yazı için <a href="http://www.kadinsanat.net/wordpress/?p=561" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">tıklayınız</span></a>.<br />
<a href="http://www.mysisterskeepermovie.com/#home" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">Filmin fragmanı ve web sitesi </span></a><br />
<a href="http://www.imdb.com/title/tt1078588/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">imbd puanı</span></a><br />
<a href="http://www.sinemalar.com/film/27689/Kiz-Kardesimin-Hikayesi/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">sinemalar</span></a></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/kiz-kardesimin-hikayesimy-sisters-keeper-film-yorumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Metrodan Kaçış &#8220;Taking of the pelham 1 2 3&#8243;</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/metrodan-kacis-taking-of-the-pelham-1-2-3/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/metrodan-kacis-taking-of-the-pelham-1-2-3/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 03:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[denzel washington]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[film yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[James Gandolfini]]></category>
		<category><![CDATA[john travolta]]></category>
		<category><![CDATA[John Turturro]]></category>
		<category><![CDATA[Luis Guzmán]]></category>
		<category><![CDATA[metrodan kaçış]]></category>
		<category><![CDATA[soprano]]></category>
		<category><![CDATA[taking of the pelham 1 2 3]]></category>
		<category><![CDATA[tony scott]]></category>
		<category><![CDATA[Victor Gojcaj]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon filmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=421</guid>
		<description><![CDATA[<img class="size-full wp-image-422 alignleft" title="pelham" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/07/pelham.jpg" alt="pelham" width="236" height="338" />Bazen bir film dönüşü izlediğiniz filmin sahneleri içinde bulursunuz kendinizi. Hele de filmin adı "Metrodan Kaçış"(Taking of the Pelham 1 2 3) ise ve siz de eve metro ile dönmek durumundaysınız olay daha keyifli hale gelir. Filmde rehin alınan yolculardan biri gibi hissedebilirsiniz kendinizi. Filmden bahsetmeden önce metrodan bahsedelim.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-422 alignleft" title="pelham" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/07/pelham.jpg" alt="pelham" width="236" height="338" />Bazen bir film dönüşü izlediğiniz filmin sahneleri içinde bulursunuz kendinizi. Hele de filmin adı &#8220;Metrodan Kaçış&#8221;(Taking of the Pelham 1 2 3) ise ve siz de eve metro ile dönmek durumundaysınız olay daha keyifli hale gelir. Filmde rehin alınan yolculardan biri gibi hissedebilirsiniz kendinizi. Filmden bahsetmeden önce metrodan bahsedelim.</p>
<p>Dikkat edince metro özellikle de İstanbul metrosunda her tür insanla karşılaşmak mümkün. Metro farklı bir ulaşım aracı. Her insan sınıfı bu ulaşım aracını kllanıyor. Zengin, fakir, sarhoş, genç, güzel, işçi, öğrenci, yolcu, hasta, memur, sanatçı&#8230; Her gruptan insan görmek mümkün.</p>
<p>İşte yine bir metro ulaşımı sırasında insanları incelemeye başladım. Bir ara karşımda oturan yeni yetme delikanlı kulağındaki müziğe sesli eşlik ettiğini farkedince utanarak elleriyle oynamaya başladı. Zira ellerindeki yaraları farketmem o zamana rastladı. Elleri muhtemelen çalıştığı iş sonucunda yara bere içinde olmuştu. Yaşı genç olmasına rağmen zengin yaşıtları gibi gezip belki de o saatte işten dönüyordu. Ancak benzer olan bir şey var. Kafasını telefonundan kaldırmıyordu. Diğer yanda koltukların yarısı boş olduğu halde ayakta yolculuk yapmayı tercih eden bir başka yolcu daha vardı. Muhtemelen yırtık terlikleri ve gencin ellerinden çok daha beter durumda olan ellerinden de anlaşılacağı gibi işten dönüyordu. <span id="more-421"></span>Ancak gençteki umursamamazlık onda yoktu. Belli ki bir ailesi var ve omuzları o yükün altında eziliyor. Yorgunluğunu karısına sarılınca atacak. Ama o yorgunluk adamı uyutursa tabi. Herkes çalışıyor ama iş gücü, fiziksel güç harcayarak çalışan insanlar gözümde biraz daha değerliler. Onlar iş kokan insanlar.<br />
İşte Denzel abimiz de sorumlu bir baba bu filmde. Evine 4 litre süt götürebilmek için çalışıyor <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Klasik bir rehine kaçırma filmi. Bu sefer uçak, otobüs değil, bir tren. John Trovolta her zaman ki gibi biraz abartılı da olsa üstün performansı ile filmin neşe kaynağı oluyor. Kötü rolde  tabi! Denzel Washington ise kendisini bu konuda muktedir görmese de rehine kurtarma operasyonunda büyük bir görev üstlenmek zorunda kalıyor. Filmde sevilen dizi Soprano&#8217;dan da hatırlayacağınız James Gandolfini de rol almış. İyi de olmuş. Renk gelmiş. Özellikle giriş bölümündeki jenerik, insanı fazlasıyla moda sokuyor. Yönetmen koltuğunda  Tony Scott oturuyor. John Godey&#8217;in imzasını taşıyan romandan uyarlanmış filmin senaryosunu Brian Helgeland yazmış.  Polisiye-macera film meraklılarının kaçırmaması gereken bir film.</p>
<p>Ülkemizde 31 temmuz 2009, cuma günü vizyona giriyor.</p>
<p>Filmin daha önceden çekilmiş orijinali biraz daha fazla beğeni toplamış. Puanlamada henüz çırak ustayı geçememiş. İlk yapım 1974 senesinde vizyona girmiş.</p>
<p><a href="http://www.catchthetrain.com/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">Filmin web sitesi</span></a><br />
<a href="http://www.imdb.com/title/tt0072251/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">1974 yapımı film</span></a><br />
<a href="http://www.imdb.com/title/tt1111422/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">İmdb Puanı</span></a><br />
Benim puanım:10 üzerinden 6.0</p>
<p>Şimdiden iyi seyirler.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/metrodan-kacis-taking-of-the-pelham-1-2-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Angels&amp;Demons(Melekler ve Şeytanlar) Film Eleştirisi</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/angelsdemonsmelekler-ve-seytanlar-film-elestirisi/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/angelsdemonsmelekler-ve-seytanlar-film-elestirisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 May 2009 15:51:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Angels&Demons]]></category>
		<category><![CDATA[Ayelet Zurer]]></category>
		<category><![CDATA[Dan Brown]]></category>
		<category><![CDATA[Davinci Code]]></category>
		<category><![CDATA[Davinci'nin Şifresi]]></category>
		<category><![CDATA[Deception Point]]></category>
		<category><![CDATA[Digital Castle]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Kale]]></category>
		<category><![CDATA[etohum]]></category>
		<category><![CDATA[İhanet Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[İllüminati tarikatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kayıp Sembol]]></category>
		<category><![CDATA[Melekler Ve Şeytanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Profesör Robert Longdon]]></category>
		<category><![CDATA[Ron Howard]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman'ın Anahtarı]]></category>
		<category><![CDATA[The Lost Symbol]]></category>
		<category><![CDATA[The Solomon Key]]></category>
		<category><![CDATA[Tom Hanks]]></category>
		<category><![CDATA[Vittoria Vetra]]></category>
		<category><![CDATA[Warner Bros]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=394</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle film hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse;
Dan Brown tarafından yazılan ve birbiri ile ilişkili 4 kitaptan biri olan Angels&#38;Demons filmi Ron Howard tarafından beyazperdeye aktarılan bir eser. Öncesinde aynı serinin içinde sayılan Davinci Code(Davinci’nin Şifresi) yine Ron Howard tarafından 2006 yılında beyaz perdeye aktarılmıştı. Serideki diğer kitaplar Digital Castle(Dijital Kale) ve Deception Point (İhanet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-395 alignleft" title="angels-demons" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/05/angels-demons.jpg" alt="angels-demons" width="278" height="398" /><strong>Öncelikle film hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse</strong>;</p>
<p>Dan Brown tarafından yazılan ve birbiri ile ilişkili 4 kitaptan biri olan <a href="http://www.imdb.com/title/tt0808151/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Angels&amp;Demons</span> </a>filmi <a href="http://www.imdb.com/name/nm0000165/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Ron Howard</span> </a>tarafından beyazperdeye aktarılan bir eser. Öncesinde aynı serinin içinde sayılan Davinci Code(Davinci’nin Şifresi) yine Ron Howard tarafından 2006 yılında beyaz perdeye aktarılmıştı. Serideki diğer kitaplar Digital Castle(Dijital Kale) ve Deception Point (İhanet Noktası). Ancak hemen belirtmeliyim ki bu kadar fazla ayrıntı içeren bir kitabın beyazperdeye aktarılması  o kadar kolay ve kabul edilebilir olamıyor. Bir dönem herkesin okumak için sıra beklediği kitaplar serisinin son üyesi 2009 yılında piyasaya sürülecekti. The Solomon Key (Süleyman’ın Anahtarı) adlı kitap benim de merakla beklediğim bir roman. Ancak 15 Eylül 2009&#8242;da satışa sunulacak olan diğer romanı The Lost Symbol(Kayıp Sembol) oldu. Eminim diğerleri kadar o da sürükleyicidir. Bu kadar çok bilgi içeren kitapları filmi izleseniz de izlemeseniz de mutlaka okuyun. Zaten birine başladıktan sonra diğerleri için bekleyemeyeceksiniz.</p>
<p><span id="more-394"></span></p>
<p>Warner Bros ve <a href="http://www.etohum.com" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Etohum</span> </a>katkılarıyla gerçekleşen bir ön gösterimde izleme fırsatı bulduğum Angels&amp;Demons filmi beni biraz şaşırttı.Kitapta uzun uzadıya anlatılan karşıt madde oluşumu filmde o kadar az detayla gösterilmiş ki bana göre kitabın en heyecanlı kısımlarıydı. Tom Hanks Yine başrol tabii. Yine de Davinci Code ile izleyicilerin yeteri kadar beğenisini toplayamayan Tom Hanks, bu filmdeki birkaç hareketli sahne ile biraz sempatileri toplayacağa benziyor.  Fevkalade bir performans diyemiyorum. İlk filmde Amelie filminden de hatırlayacağımız Audrey Tautou bu filmde Tom Hanks’e eşlik edemedi. Ancak Profesör Robert Longdon(Tom Hanks)’a eşlik eden Ayelet Zurer(Vittoria Vetra) filmde gösterdiği iyi performansı ile sahneyi doldurdu diyebiliriz.</p>
<p><strong>Görsel olarak</strong> çoğu insanın da kitapta hissedebileceği karanlık sahnelerle dolu idi. Ki bu açıdan bakıldığında kitapta anlatılanları yansıtıyor. Ancak herkesin dimağında farklı şekillerde oluşan hayali tek bir kişinin penceresinden görmek haliyle biraz can sıkıcı. Neyse ki üzerinden uzun yıllar geçtiği için bütün detayları hatırlamıyordum. Belki de Davinci Code filminde yaşanılan hayal kırıklığı bu yüzdendi. Henüz çok taze olan hayalleri bir başkasınınki ile yer değiştirdik.</p>
<p><strong>Filmin ve kitabın konusu</strong>;<br />
İllüminati(Aydınlanmış Olanlar anlamına geliyor) tarikatı, kilise ile anlaşmazlık söz konusu olduğunda bilimin dinin dogmalarından kurtulması gerektiği inancını savunan bir topluluk olarak Galileo döneminde ortaya çıkıyor. Bir çok sanatçı, ressam, heykeltıraş da bu tarikatın üyeleri arasına katılıyor. Yıllar sonra yeniden ortaya çıkarak Vatikan’a bir saldırı düzenlemeyi planlıyorlar. Olayları ilginç bir hale dönüştürmek için gizemli bir roman olarak okuyucuya ve izleyiciye sunuluyor.</p>
<p>Genel olarak film hakkında verebileceğim detaylar bunlar. Malumunuz henüz ülkemizde vizyona girmedi. Şimdiden tüyo vermeyelim. ABD ile birlikte ülkemizde 15 mayıs 2009’da vizyona girecek olan Angels&amp;Demons filmi mutlaka izlenilmesi gereken kült filmlerden biri olacak.</p>
<p>Umarım arayı açmadan Deception Point (İhanet Noktası) de DVD arşivleri arasında yerini alır.</p>
<p><a href="http://www.angelsanddemons.com/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Filmin Web sitesi</span></a></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/angelsdemonsmelekler-ve-seytanlar-film-elestirisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başka Semtin Çocukları Film Eleştirisi</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/baska-semtin-cocuklari-film-elestirisi/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/baska-semtin-cocuklari-film-elestirisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 11:01:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Sünni çatışması]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Başka Semtin Çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent İnal]]></category>
		<category><![CDATA[EBilge Elif Özköse]]></category>
		<category><![CDATA[Ertan Saban]]></category>
		<category><![CDATA[Eyşan Özhim]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Hacıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Nuroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Kocaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Serkan Turhan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=382</guid>
		<description><![CDATA[
Kozmopolit bir ülkede yaşıyoruz artık. Eskiden İstanbul için söylenirdi bu söz. Ama artık ülke genelinde de bunu söylemek mümkün.  Birçok dinden, dilden, ülkeden insanlarla karşılaşmak her daim mümkün. Bazen yakın çevrenizde yaşayan insanın hangi dinden olduğunu bile ayırt etmemizin mümkün olmadığı bir dönemde yaşıyoruz. Bunun ne kadar önemli olduğu kişiye göre değişir. Ama önemli olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-384 aligncenter" title="baska-semtin-cocuklari" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/04/baska-semtin-cocuklari.jpg" alt="baska-semtin-cocuklari" width="400" height="566" /></p>
<p>Kozmopolit bir ülkede yaşıyoruz artık. Eskiden İstanbul için söylenirdi bu söz. Ama artık ülke genelinde de bunu söylemek mümkün.  Birçok dinden, dilden, ülkeden insanlarla karşılaşmak her daim mümkün. Bazen yakın çevrenizde yaşayan insanın hangi dinden olduğunu bile ayırt etmemizin mümkün olmadığı bir dönemde yaşıyoruz. Bunun ne kadar önemli olduğu kişiye göre değişir. Ama önemli olan kişilerin hürriyetlerine saygılı olabilmek.</p>
<p>Yukarıda lakırdısını ettiğim bu sözlerin sebebi “Başka Semtin Çocukları” filmi.Yönetmenliğini Aydın bulut’un yaptığı ve senaryosunu da Serkan Turhan ile birlikte kaleme aldığı filmin başrol oyuncuları arasında  İsmail Hacıoğlu, Mehmet Ali Nuroğlu, Ertan Saban, Rıza Kocaoğlu, Eyşan Özhim ve Bülent İnal yer alıyor.</p>
<p>Bilge Elif Özköse ve Murat Kaya’nın daveti ile vizyona girmesinden 2 gün önce izleme fırsatı bulduğumuz bu film fazlasıyla eleştiri alacağa benziyor. Filmi öncelikle sanatsal anlamda ele alacak olursak; olumsuz eleştiri yapmak söz konusu değil. Özellikle de kamera arkasını izledikten sonra bir filmin aslında hiç de kolay çekilmediğini söyleyebiliriz. Güneş ışığı, yağmur sahneleri, savaş sahneleri vs. bunların hepsi için ayrı ayrı düzenlemeler yapılması gerekiyor. Yönetmen bu konuda oldukça başarılı bir işe imza atmış. Oyunculuk bakımından Eyşan Özhim, İsmail Hacıoğlu ve Bülent İnal bu filmde favorilerim arasında idi. Ha bir de gösterdiği üstün performansı ile Ertan Saban’ı unutmamak lazım. <span id="more-382"></span></p>
<p>Filmin konusuna gelince; Ülkemizde göz ardı edilemeyecek bir gerçek olan Alevi ve Sünni ayrılığını ele alna bu filmin pek de olumlu sonuçlar doğuracağını düşünmüyorum. İnsanları zaten halihazırda birbiri ile çatışma dürtüsünü daha da artıracağı aşikar. Filmden dönerken  sonu için haddim olmayarak başka bir senaryo düşündüm. Keşke böyle bitse idi demeden edemedim. Tabi herkese göre değişecek olan yorumlama özgürlüğü bana bunları söyleme rahatlığını veriyor.</p>
<p>Kısaca konusuna değinmek gerekirse Alevi bir delikanlının Sünni bir ailenin kızına aşık olması ve  bu aşka kendilerinden gayrı herkesin karşı çıkması ile yaşadıkları iç ve dış gerilimi anlatıyor. Pek tabi bunun sonunda acı veren ölümler gerçekleşiyor.  Hepimizin yakın çevresinde çokça yaşanan bir hadisedir aslında bu! Neyse ki ölümle sonuçlanan pek azı var. Çok iyi anlaştıkları ve birbirilerini sevdikleri halde kaderimiz deyip ayrılığı göğüsleyen arkadaşlarım oldu benim de. Bu bir suç mu? Hayır! Aksine yeteri kadar hoşgörülü olunabilse büyük bir adım aslında. <br />
Genel itibari ile filmin üzerimde bıraktığı etki için harika şeyler söylemiyorum belki ama ülkemizin kanayan yarasına dokunduğu için ve bunu bir şeyleri saklamaya çalışmadan başardığı için film ekibini kutluyorum. Son olarak yineliyorum. İnsanları şiddete yöneltmek maalesef bu yaraların kapanmasına değil daha fazla derinleşmesine sebep olur. Ben bu satırları bile yazarken  birilerini gücendirmeme çabasında hissediyorsam kendimi herkesten bunu beklemek istediğimdendir.</p>
<p>Film küfürlü sahneler içermektedir ve 13 yaşın altındakiler için uygun değildir.</p>
<p>Filmin internet adresi: <a href="http://baskasemtincocuklari.com/">http://baskasemtincocuklari.com/</a><br />
Vizyon tarihi: 24 Nisan 2009<br />
Süre: 1 saat 35 dakika</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/baska-semtin-cocuklari-film-elestirisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seven Pounds (Yedi Yaşam) Özel Gösterim</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/seven-pounds-yedi-yasam-ozel-gosterim/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/seven-pounds-yedi-yasam-ozel-gosterim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 21:59:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Barry Pepper(Dan)]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[Gabriele Muccino]]></category>
		<category><![CDATA[Grant Nieporte]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Ealy(Ben's Brother)]]></category>
		<category><![CDATA[movie]]></category>
		<category><![CDATA[Rosario Dawson (Emily Posa)]]></category>
		<category><![CDATA[Seven Pounds]]></category>
		<category><![CDATA[Warner Bros]]></category>
		<category><![CDATA[Will Smith(Ben Thomas)]]></category>
		<category><![CDATA[Woody Harrelson(Ezra Turner)]]></category>
		<category><![CDATA[Yedi Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=348</guid>
		<description><![CDATA[
Senaryosunu Grant Nieporte&#8217;ın kaleme aldığı filmin yönetmenliğini Gabriele Muccino yapmış.
Oyuncular arasında ilk göze çarpanlar; Will Smith(Ben Thomas), Rosario Dawson (Emily Posa), Woody Harrelson(Ezra Turner), Michael Ealy(Ben&#8217;s Brother), Barry Pepper(Dan).
Seven Pounds filminde başarılı aktör Will Smith başrolde karşımıza çıkıyor. Bu rolüyle aksiyon filmlerinde gösterdiği başarıyı, dram filmlerinde de çok başarılı şekilde yerine getirdiğini söylemek mümkün.
Ben Thomas [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-347 alignleft" title="seven-pounds" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/03/seven-pounds.jpg" alt="seven-pounds" width="250" height="358" /></p>
<p>Senaryosunu Grant Nieporte&#8217;ın kaleme aldığı filmin yönetmenliğini Gabriele Muccino yapmış.</p>
<p>Oyuncular arasında ilk göze çarpanlar; Will Smith(Ben Thomas), Rosario Dawson (Emily Posa), Woody Harrelson(Ezra Turner), Michael Ealy(Ben&#8217;s Brother), Barry Pepper(Dan).</p>
<p><a title="İmdb" href="http://www.imdb.com/title/tt0814314/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Seven Pounds</span></a> filminde başarılı aktör Will Smith başrolde karşımıza çıkıyor. Bu rolüyle aksiyon filmlerinde gösterdiği başarıyı, dram filmlerinde de çok başarılı şekilde yerine getirdiğini söylemek mümkün.<br />
Ben Thomas (Will Smith) araba kullanırken yaptığı küçük bir hata yüzünden karısı da dahil olmak üzere birkaç hayatın sona ermesine sebep olmuş ve bu yüzden de kendini bir türlü affetmemiştir. Bugüne kadar çalışıp kazandığı neyi var neyi yok bu yolda harcamaya ve dahası bütün organlarını, insanları kurtarabilmek için bağışlamaya karar vermiştir. Ancak bunu kendi yolları ile yapacak kimin hangi organa ihtiyacı olduğunu kendisi araştırıp bulacaktır. Bunu yaparken en önemli kriteri ise bağış yapacağı hastanın iyi bir insan olmasıdır. Zaman zaman bu sınavı yaparken oldukça acımasız olacak insanları kıracaktır. Ancak en doğru kararı verebilmesi için kendince bunu en iyi şekilde yapmak zorundadır. Tüm bu işlemler için en yakın arkadaşı bu görevi üstlenecektir. <span id="more-348"></span><br />
Bu insanları bulmaya çalıştığı sırada kalp nakli için sırada bekleyen bir hasta ile tanışır. Beklenildiği üzere bu kıza aşık olur. İşler biraz daha zorlaşır. Ancak bu kararından vazgeçirmez aksine daha da istekli kılar. Filmin bundan sonrasını şiddetle izlemenizi tavsiye ederim.  Bir insanın küçük bir hatanın bedelini çok ağır ödeyeceğini basit ama derin bir ifade ile beyazperde de göreceğiniz bu film belki o hataları sizin de bir kez daha tekrarlamamanıza vesile olur.<br />
Filmin konusu ile paralel olarak sahneler de oldukça karanlık. Belki biraz daha aydınlık kareler ile çekilseydi zaten iç karartıcı olan film daha da karanlık olmazdı.<br />
Filmde kadın aktris olarak Rosaria Dawson, Emily Posa rolüyle karşımıza çıkıyor. Doğrusunu söylemek gerekirse filmde Will Smith ile birbirlerini çok iyi tamamlamışlar. Sakin duruşuyla çok başarılı bir oyun sergilemiş.<br />
Konusu itibariyle bol bol sosyal mesaj içerdiği için izlenmesi tavsiye edilen filmler arasında sayılır.<br />
123 dk süren filmi bir solukta izledik. Bu gösterim için <a title="Warner Bros" href="http://www.warnerbros.com/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Warner Bros</span> </a>ve Duygu Kutlu’ya teşekkür ederiz. Kısa süren İstanbul seyahatimde bu filmi izleme fırsatı bulduğum için mutlu mesut İzmir’e dönüyorum.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/seven-pounds-yedi-yasam-ozel-gosterim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/benjamin-button%e2%80%99un-tuhaf-hikayesi/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/benjamin-button%e2%80%99un-tuhaf-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jan 2009 02:58:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[basın gösterimi]]></category>
		<category><![CDATA[Benjamin Button]]></category>
		<category><![CDATA[benjamin button'un tuhaf hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Benjamin Button’un Tuhaf Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Brad Pitt]]></category>
		<category><![CDATA[Cate Blancket]]></category>
		<category><![CDATA[David Fincher]]></category>
		<category><![CDATA[Elias Koteas]]></category>
		<category><![CDATA[Elle Fanning]]></category>
		<category><![CDATA[Eric Roth]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[Golden Globe adayı]]></category>
		<category><![CDATA[Jared Harris]]></category>
		<category><![CDATA[Jason Flemyng]]></category>
		<category><![CDATA[Julia Ormond]]></category>
		<category><![CDATA[Mahershalalhashbaz Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar adayı]]></category>
		<category><![CDATA[Robin Swicord]]></category>
		<category><![CDATA[The Curious  Case of Benjamin Button]]></category>
		<category><![CDATA[Tilda Swinton]]></category>
		<category><![CDATA[Traji P.Henson]]></category>
		<category><![CDATA[Warner Bros]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=291</guid>
		<description><![CDATA[Zamanı Geriye Döndürebilir misiniz?
Warner Bros Picture’ın  yapımını üstlendiği Benjamin Button’un Tuhaf Hikayesi(The Curious  Case of Benjamin Button)’nde   bu mümkün. Ülkemizde 6 Şubatta vizyona girecek olan filmin yönetmen koltuğunda David Fincher var. Eric Roth ve Robin Swicord ise senaryoyu kaleme alanlar. Filmin oyuncuları arasında Brad Pitt, Cate Blancket, Mahershalalhashbaz Ali,  Julia Ormond, Elias Koteas, Traji P.Henson, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-292 alignleft" title="benjamin-button" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/01/benjamin-button.jpg" alt="benjamin-button" width="269" height="388" /><strong>Zamanı Geriye Döndürebilir misiniz?</strong></p>
<p>Warner Bros Picture’ın  yapımını üstlendiği Benjamin Button’un Tuhaf Hikayesi(The Curious  Case of Benjamin Button)’nde   bu mümkün. Ülkemizde 6 Şubatta vizyona girecek olan filmin yönetmen koltuğunda David Fincher var. Eric Roth ve Robin Swicord ise senaryoyu kaleme alanlar. Filmin oyuncuları arasında Brad Pitt, Cate Blancket, Mahershalalhashbaz Ali,  Julia Ormond, Elias Koteas, Traji P.Henson, Jason Flemyng, Tilda Swinton, Jared Harris, Elle Fanning başrolleri paylaşanlar. Ama oyuncu kadrosu oldukça geniş bir produksiyon olduğunu belirtmek gerek. Golden Globe’da (Altın Küre)  5 dalda aday gösterilmiş. Bunlar ;<br />
En iyi film<br />
En iyi yönetmen (<strong>David Fincher</strong>)<br />
En iyi erkek oyuncu (<strong>Brad Pitt</strong>)<br />
En iyi senaryo (<strong>Eric Roth</strong>)<br />
En iyi müzik (<strong>Alexandre Desplat</strong>).<br />
Muhtemelen Oscar adayı olarak da aynı -hatta daha fazlası da olabilir- dallarda adaylıklarını göreceğiz.  </p>
<p><span id="more-291"></span><strong>Filmin kısaca konusu</strong><br />
Birinci Dünya Savaşı büyük  kayıplara ve sarılması mümkün olmayan  yaralara sebep olmuş, yıkımı ağır olan bu savaşta, bir saatçi yegane oğlunu kaybetmiştir. Acısını dindirebilmek için tren istasyonuna asılmak üzere devasa bir saat yapmıştır. Saatin açılışına dönemin Başkanı Theodore Roosevelt bile gelmiştir. Ancak bu saat tersine işlemektedir. Saatçi zamanın geriye akmasını sağlamak  ve oğluna kavuşmak için bu şekilde dizayn ettiğini söyler ve kayıplara karışır.<br />
Savaşın sona erdiği gün kutlamalar yapılırken bir bebek dünyaya gelir. Bu bebek saatin tersine işlemesi gibi, yaşlı doğacak ve giderek gençleşecektir. Doğumu sırasında annesi hayata veda eder,  babası Thomas Button bebeğin yaşlı görüntüsünden korkar ve onu  yaşlılar evinin kapısına bırakır. Benjamin yaşlılar arasında büyüyerek yetişkinlikten ergenliğe doğru yol almaya başlar. Ancak zamanla kendisinde bir sorun olduğunu  anlar ve kendi hayatını kurması gerektiğine karar verir.<br />
Hayatının büyük bir kısmını deniz aşırı ülkeleri dolaşarak geçirir. Ancak ne kadar kadınla beraber olursa olsun aklında sadece çocukluk aşkı Daisy vardır. Daisy de aynı duyguları onun için hisseder.  Fakat bu aşklarını yıllar sonra yaşabileceklerdir. O da kısa bir süreliğine.  Biz ise bu aşkı Benjamin button’un kendi kaleminden, Daisy için yazdığı günlükten öğreniyoruz.</p>
<p><strong>Filme dair notlar</strong><br />
 159 dakika boyunca sıkılmadan izleyeceğiniz ender filmlerden biri olan Benjamin Button’da kısa bir süreliğine de olsa izlediğimiz savaş sahnelerinde daha önce izlediğim filmlerde görmediğim bir teknik dikkatimi çekti. İlk defa bir kurşunun üzerime geldiğini hissettim.  Ve filmi izlerken acaba kamera önüne kurşun geçirmez cam koyularak mı çekildi diye düşünmeden edemedim.</p>
<p>Filmde Brad Pitt ve Cate Blanchet’ı ararken bir hal oldum.  Her ikisi de çocukluk çağından yaşlılık çağına kadar ekranda görünen bir karakteri canlandırdıkları için, kendilerinin ne zaman karakteri teslim aldıklarını tespit etmek benim için oldukça zor oldu.  Baby Face, Brad Pitt yaşlı rollerini seviyor mu bilinmez ama beyazperde onu bu haliyle seviyor. Gelelim Cate Blanchet’e. Bu kadın fevkalade bir güzelliğe sahip. Ya da o kadar iyi makyaj yapılıyor ki 40 yaşında bile perdede göz kamaştırıyor.  Ancak şunu da göz ardı etmemek gerekir ki profesyonel bir oyuncu. Hatta öyle ki Aviator filmi ile yardımcı kadın rolünde Oscar’ı alarak mükemmel bir şekilde kanıtlamıştı.</p>
<p>Filmde  inceden inceye serpilen espriler bu tuhaf hikayeyi dinlerken sizi gerçekten neşelendiriyor. Button&#8217;s Button beni ençok güldüren nükteydi.</p>
<p>Söylemeden geçemeyeceğim bir husus filmin süresi… Her ne kadar sıkılmadan izlesek de bu kadar uzun olmasının çok gerekmediğini düşünüyorum. Ufak tefek gereksiz ayrıntılara takılarak filmin süresinin uzatılmasına takılmak, üzerinde çok da durulmaması gereken bir ayrıntı belki ama… yine de bi sonraki filminde Fincher’a tavsiyem olsun bu da <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Teşekkür Notu</strong><br />
Warner Bros’un blog yazarlarına basın gösterimi için davetiye göndermesi vesilesiyle filmi, City’s Nişantası Avm’de,  blog camiası ile birlikte izledik. Kendimi ilkokulda gezi otobüsünde gibi hissettim. Hani okulda gördüğün formalı arkadaşını, sivilde ilk defa görürsün ya o hesap. İnternetten hakkında bolca bilgi edindiğin ama gerçek hayatta ses tonunu bile bilmediğin insanlarla bir araya gelmek…<br />
Duygu Kutlu’ya, bize bu organizasyonda yer almamızı sağladığı için teşekkür bile etmeden yazıya noktayı koymak büyük kabalık olur değil mi?</p>
<p><a href="http://www.benjaminbutton.com/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Filmin Web sitesi</span></a><br />
<a href="http://www.warnerbros.com/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Warner Bros</span></a><br />
<a href="http://www.imdb.com/title/tt0421715/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">İmdb puanı</span></a></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/benjamin-button%e2%80%99un-tuhaf-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
