Sultanahmet’te İftar Vakti



sultan ahmet

 

 Ertuğrul Özkök Umre anılarını yazar da ben durur muyum? Buyrun size Sultanahmet anılarım…

Ayların en güzeli Ramazan geldi ve tüm güzelliğiyle, bereketiyle evlerimizi ve kalplerimizi şenlendirdi. Oruç tutmak sıhhattir. İnsanın midesini ve barsaklarını temizlemeye yardımcı olur. Bir sürü tıbbi faydası vardır. Bu konuda ehliyet sahibi olmadığım için daha fazla ileriye gitmeyip sizleri farklı bir konuya yönelteyim. Orucun manevi faydasına…

Oruç tutmak özellikle açlık ile ön plana çıkar. Ancak oruç sadece fiziksel olarak besin ihtiyacını yeterince karşılayamama anlamına gelmez. Aynı zamanda nefsin aç kalmasıdır. Nefsi en sevdiği şeylerden uzak tutmaktır. Tüm şehevi istekleri bir kenara koyabilmek gerekir oruç tutulduğunda ya da en azından buna çaba göstermek gerekir. Sadece aç kalmak orucun farz hükmünü yerine getirmek demektir. Oruçlu insan dilini de korumalı, gıybete yönelmemeli, bu şekilde ruhunu da temiz tutmalıdır. Oruçlu olup da ezan vakti orucunu açmak dünyada yaşanabilecek en güzel anlardan biridir.

İşte bu güzel anı, bir de Sultanahmet‘te yaşayalım istedik. Topladık kilimlerimizi ve evde yaptığımız yemeklerimizi, aldık yanımıza, tuttuk Sultanahmet’in yolunu. Annemlerin de iştirak etmeleriyle keyfim ikiye katlandı. İnsanın anacığının yanında olması bambaşka.

Bir cumartesi günü olması sebebiyle ülkenin dört bir yanından insanların gelmesiyle kalabalık bir anda 3 katına çıkabiliyormuş bunu da öğrendik o akşam.
Özellikle iftardan sonra çeşitli gösteriler insanın tam Ramazan havasına sokuyor. Bir yükselti şeklinde hazırlanan iki pist üzerinde semazenler vardı. Biri bir uçta diğeri öbür uçta insanların manevi duygularını güçlendiriyorlardı. Semazenler pisti terkettiğinde ise sırayı çocuklar alıp zıp zıp zıpladılar. 🙂

Bir zaman sonra mehter takımının sesini duyduk. Bütün avluyu baştan başa dolandılar. Diğer yandan uzun tahta bacaklı şovmen. Diğer yanda kaftan ve kavuk giymek için sıraya giren insanlar, annelerinin ellerinden tutup çekiştiren çocuklar, tesbihini de yanına almayı unutmamış bir ninenin kalbinden duyulan “Subhanallah” zikri.

E tabi Sultanahmet turistlerin uğrak mekanı. Bol miktarda turist, şu sonlarına geliğimiz yaz aylarında hala ülkemizdeler. Türkiye’ye gelmek için bu yıl ve önümüzdeki 5-10 yılı tercih eden turistler daha şanslılar. Osmanlı döneminden kalan eserleri görmek için o kadar yolları aşıp geliyorlar üstüne bir de ramazan ayına denk geldiğinde bazı nostaljik gelenekleri canlı olarak görme şansına ulaşıyorlar. Eğer yabancı ülkeden arkadaşınızı Türkiye’ye davet etmeyi düşünüyorsanız şimdi tam zamanı.

Annemlerle camide birbirimizi kaybedince ablamla soluğu dışarıda aldık. Onlar Teravih Namazı’nı kılarken biz de kitap fuarını dolaştık. Ablama Peyami Safa’nın müthiş eseri olan “Matmazel Noraliya’nın Günlüğü”nü aldık. Onun heyecanı beni de heycanlandırdı. Tavsiye ederim okumadıysanız mutlaka okumaya çalışın.

Ayrıca bir kaç tavsiye daha; eğer evden yemek taşımak istemiyorsanız ya da yemek hazırlamaya vaktiniz olmadıysa karnınız doyurmak için bir sürü seçenek var. Çok da pahalı olmayan alternatiflerden birini seçerek de iftar etmeniz mümkün.

Allah hepimizin orucunu kabul etsin. Şimdiden hepinize mutlu bayramlar.



Bu yazıyı paylaş
Paylaş

2 Replies to “Sultanahmet’te İftar Vakti”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir