“The Eye” İnceleme yazısı



The EyeSon günlerde fena halde adrenalinimi yükseltme ihtiyacı hissettiğimden bir korku filmi izlemek istiyordum. Karşıma çıkan “The Eye” oldu. Öncelikle filme sayısal bir değerlendirme yapacak olursak 10 üzerinde 6,5 verilmeyi hak ediyor kanımca.

Genelde korku filmlerinde mantık arayan biri değilimdir. Hatta bir korku filminin mantıksız olması daha da hoşuma gider. Genel bir izlenim olarak gerilim filmleriyle karıştırılır korku filmleri. Oysaki gerilim filmleri gerçek dışı öğelerin olmamasıyla değer kazanır. Örneğin bir seri katil filmi gerilim filmidir. Çok küçükken izlediğim bir seri katil filminde katil yatağın altına saklanıp kurbanın bacaklarını bileklerinden kesiyordu. Uzun süre bunun etkisi altında kalıp ayaklarımı koltuktan aşağı sarkıtamıyordum. Halen aklıma geldiğinde ayaklarımı yukarda toplarım.  Korku filmi ise “alien” tarzında ya da son dönem filmlerinden örneklendirecek olursak da “Cloverfield” tarzındaki filmlerdir.

Gelelim filmimize… “The Eye”. Jessica Alba  başrolünü aldığı filmde Sydney karakterini canlandırıyor. Bu kızımız 5 yaşlarında ablasıyla havai fişeklerle oynarken görme yeteneğini kaybediyor. 12 yaşında kornea nakli deneniyor ama uyum sağlanamadığını için operasyon başarısızlıkla sonuçlanıyor. Yıllar sonra ablası doğru korneayı bulup kardeşinin gözlerinin açılmasına yardımcı oluyor. Buraya kadar film doğal seyrinde devam ediyor. Ama ne zaman ki gözleri açılıyor o saatten sonra Sidney,  görmek istemediği şeyleri görmeyi başlıyor. Tabiri caizse Azrail(A.S)’ı (haşa) görmeye başlıyor. Aslında tam olarak Azrail de denemez. İnsanların canını almak için gelen bir takım varlıkları görmeye başlıyor.

Bu sanrılar hayatını öyle bir değiştiriyor ki görmeye yeni başlayanlara  yardım eden bir doktordan yardım alma ihtiyacı hissediyor. Fakat  Dr. Paul Faulkner rolüyle karşımıza çıkan Alessandro Nivola  Sydney’in halüsinasyonlar gördüğünü düşünüyor. Ve kendisinin gözleriyle ilgili bir sorunu olmadığını ve sorunun psikolojik olduğunu söylese de Sydney’i ikna etmeyi başaramıyor.

Sydney gerçeği öğrenmenin tek yolunun vericisini bulmak olduğunu düşünüp doktora bu konuda baskı yapıyor. Başlarda bu konuda lisansını düşünen Paul sonrasında ikna olup Sydney ile birlikte Meksika’ya gidiyor.

Verici kızın annesine ulaşıyorlar. Ve hikâye burada çözülmeye başlıyor.  Kızın nasıl öldüğünü merak ettikleri için geldiklerini söylüyor Sydney. Aynı görüntüleri kızının da gördüğünü söyleyen anne tam o sırada kalp krizi geçiriyor. Tabi Sydney o ruhani varlığı görebildiği için kalp krizi geçirmeden hemen önce ambulans çağırın diye çığırıyor.
Evde tek başına kalan Sydney kızın odasına çıkıp ondan ne istediğini soruyor. Gördüğü kâbus sonrası uyanıp bodrumdan gelen sese yöneliyor. Bodrumda kızın kendisini astığını görüp onu kurtarıyor. Ve ruhunu huzura kavuşturuyor.
Eve dönüş yolunda ise Sydney gördüğü rüyaların anlamını çözüyor ve onlarca kişi ölümden kurtarıyor. Ancak gözlerine patlamayla çarpan cam kırıkları yüzünde yeniden kör oluyor.

Filmin değinmediğimiz ayrıntılarında bazı şeyleri sakladım. Onları filmi izlediğiniz de görmeniz heyecanınızın kaçmaması için daha iyi olur.



Bu yazıyı paylaş
Paylaş

7 Replies to ““The Eye” İnceleme yazısı”

  1. Geri bildirim: www.tusul.com
  2. Aslında bu yeninden yapım filmini bekliyordum bir zamandır. Pang kardeşler kendileri el atmasa da bir A klas Hollywood filmi olarak nasıl duracağını merak ediyordum içten içe. 6,5 fena bir puan değil sanırım, böylesine zor beğenen biri için hiç de değil 🙂 Etraftan gelen yorumlar da olumluya doğru kaydığına göre bir göz atmakta fayda var diye düşünmekteyim. Hikaye itibariyle White Noise serisini andırsa da farklılıklar olduğu zaten konudan belli olmakta.

    Yazı için elinize sağlık.

  3. Korku ve gerilim filmlerine bayılırım..
    Bu filmide iNş izleyeceğim..
    Filmi anlatış tarzınız çok güzeldi teşekkürler.

  4. konuyu okuduktan sonra izleme ihtiyacı bile duymadım.. Saolun izlemiş kadar oldum Bi ne giydiklerini anlatmamışsınız(:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir