rss ile takip edin

Wicker Park

wicker parkGeçen gece izlediğim bir filmi sizlerle paylaşmak istiyorum. “Wicker park”. Başrollerinde Josh Hartnett, Diane Kruger  ve Rose Byrne ‘in paylaştığı bu romantik film, tarzının çok dışında bir kurgu içeriyor. Bir aşk hikayesinin nasıl ihanet ve kıskançlığa dönüştüğünü izliyoruz.

Film bir ayakkabıcıda çalışan ama aslında asıl mesleği fotoğrafçılık olan Matthew adlı delikanlımızın bir gün aklını başında alacak kadar güzel olan dansçı kızımız Lisa’yı görmesiyle başlıyor.  Çok güzel giden beraberlikleri her ikisini de kariyerindeki olağanüstü gelişmeler yüzünden sekteye uğruyor ve bir talihsizlik sonucu birbirlerinden bir daha haber alamıyorlar.

Filmin bu kısımlarında güzel olduğu kadar, oyunculuk yönünden çok da başarılı bulamadığım Diane Kruger filmden ayrılır gibi sadece flashback görüntülerle karşımıza çıkıyor. Film Matthew üzerinden yürüyor. Onun bu arayış süresince hayatına devam ederken kariyerini geliştirmek uğruna zorla aşık olmaya çalıştığı diğer bir cinsi latif ile bir beraberliğine şahit oluyoruz. Ama aslında Rebecca denen bu güzel kızımızla da çok fazla diyalog içerisinde göremiyoruz.

İşte bu sıralarda 3 kadın arasında kaldığını anlamaya başlıyor delikanlı. Çünkü diğer yandan Lisa’ya aşık olduğu dönemde kendisine aşık olan diğer bir cinsi latif Alex karşımızda oluyor.  Ancak alex göründüğü kadar masum bir aşk yaşamıyor. Aşkı uğruna her şeyi mübah görüyor. Ve sevenleri ayırıyor.

Film bu senaryo itibariyle bilinen aşk filmlerine benziyor. Fakat bu aşk dörtlemesinde yaşadığınız karmaşayı bir bulmaca gibi çözmeniz bekleniyor. Açıkçası bir solukta izlenebilecek bir film. Özellikle sonu itibariyle izleyiciyi tatmin ediyor.

Burada belirtmeden geçemeyeceğim bir nokta var. Josh Hartnett mimikleri itibariyle sevdiğim bir oyuncu. Bu filmde de yaşadığı duygu ikilemini hatta üçlemini mimikleriyle çok iyi yansıtmış.  Aynı başarıyı Diane Kruger’da göremedim. Kendisini Heath Ledger ile benzetirim. Ama Heath Ledger Joker ile son noktayı koydu hayatına. Onu da hala izleyemedim o ayrı.

Filmi izledikten sonra farkına vardığım başka bir nokta ise şu oldu.  Amerika’da 2004 yılında vizyona giren “Wicker Park”  , Türkiye’de 2008 mayıs ayında vizyona girdi. Bu kadar güzel bir filmin neden bu kadar geç vizyona girmiş olduğunu anlayabilmiş değilim. Ülkemizde “Hep Seni Aradım” ismiyle vizyona giren bu film kaçırılmaması gereken bir romantik dram.

İyi seyirler.


RSS 2.0 ile takip edin. Geri İzleme yapın.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

“Wicker Park” için 2 Yorum

  1. Josh’u severim iyi çocuktur. :) 40 Gün 40 Gece’de kendisinden pek haz etmesem de… Böyle romantik filmler yakışıyor sanırım ona. “Film bu senaryo itibariyle bilinen aşk filmlerine benziyor.” demişsin ya hani, film ismini Türkçe’ye çevirirken daha iyisini yapamazlardı sanırım…-Ne dedim ben şimdi anlamadım ama…-

  2. Hemen belirteyim, Türkçe ismi çok arabesk geldi bana :)
    Neden bu kadar geç geldiği ise hep konuşulan bir mesele ve kimse anlam verememiş durumda.

    Film genel olarak güzeldir ve oyuncu performansları tespitiniz son derece yerinde.

    Hamiş: The Dark Knight izlenecek filmdir, Heath Ledger’ın performansı görülecek performanstır.

Yorumunuzu Yazın