Yükseğe daha yükseğe



ucurtma

Çocukluğumda doyasıya oynadım saklambaç. İp atladım akşam ezanına kadar. Hatta lastik derdik biz ona. Japon, Amerikan tipleri vardı. Bu uzun boyumu küçük yaştan itibaren oynadığım oyunlara ve basketbola borçluyum. Ama hiçbir zaman beceremediğim bir şey var ki ilerde bir gün mutlaka gerçekleştirmek istediğim bir oyun. Ama ya kızımla ya oğlumla. Hep sonuçsuz kaldı. Ya yükseklere çıkamadı ya da bir elektrik direğine takıldı uçurtmam. Bugün, yazın gelişini müjdeleyen uçurtmalar takıldı gözüme. Ne anlam ifade eder bir uçurtma küçük bir çocuk için şimdi anlamaya çalışıyorum. Ama sanırım zamanı geriye döndüremediğimiz gibi küçük bir çocukken hissettiklerimize de geri dönemiyoruz. Akıl baliğ olmak herhalde bu yüzden önemli. Bir uçurtmanın peşinden koşmak bilinçsizce sadece akıldan yoksun olan çocukların yapacağı iş. Büyüdükte ne oldu? Peşinden koşmadığımız gibi uçurtma bile göremez olduk. Bir uçurtma için yazılabilecek bir senaryo bile varsa eğer, tek uçurtma delisi ben değilim diye teselli buluyorum kendime. Bugün küçük yeğenim telefonda bana “hala” dedi. Yetmedi “yerim seni yerim” dedi. Belli mi olur belki ona bir uçurtma yaparım biraz büyüsün de.



Bu yazıyı paylaş
Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir